Kayseri’den uzaklardayım çok uzaklarda. Geçen hafta Medine’ye bu güzel ve müstesna topraklara geldiğimde bir hafta sonra böylesine üzücü bir haber alacağımı bilemezdim. Hazreti Peygamberin Medine’sinde, Mescid-i Nebevi’nin etrafında namazlarımızı kılarken, tüm yakınlarımıza dualar ederken iki gün önce o acı haberle sarsıldım. Şehit ateşi Kayseri’ye ailemize düştü. Böyle acılı günlerde insanın ailesinden uzakta olması, yalnızlık hissetmesi bir başka acı oluyor. Etrafımda dostlar var başsağlığı dileklerini iletiyorlar ama insanın içi bir başka yanıyor. Canım yeğenimin nişanlısı olan ve bir süre sonra düğünlerini görmeyi beklerken nişanlısının şehit haberini almak insana ağır geliyor.

Bu acı haberi aldığımda akşam namazı saatleriydi. Medine ile Kayseri arasında saat farkı yok. Akşam namazından sonra yemek için sofraya otururken, bu arada haberleri de takip ediyordum. Şırnak’ta yol kontrolü sırasında 6 asker şehit oldu haberini duyunca içimden bir anda farklı bir duygunun geçtiğini hissettim. Üzerine kondurmak istemedim ama Mehmet kardeşim yeğenimin nişanlısının burada görev yaptığını bildiğim için yüreğime düştü. Ardından 5 dakika sonra Yatsı Namazına yetişebilmek için Mescid-i Nebevi’ye doğru yola çıktım. Daha kapıdan çıkmadan mesaj geldi. Sadece evde internet olduğu için yola çıkmış olsaydım öğrenemeyecektim. Küçük kardeşim mesaj attı. Abi Aslı’nın nişanlısı şehit oldu diye. O anda sadece “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” diyebildim ama tek başıma Mescid-i Nebevi’ye giderken gözyaşlarıma hakim olamadım. İmamın Kur’an tilavetini dinlerken Ramazan Bayramından sonra yaptığımız nişan merasimi ve o merasimden okunan Yasin-i Şerif, dualar gözümün önünden geçti. Bütün bunları düşündükçe daha da çok hüzünlendim ama elden gelen bir şey yoktu elbette. Birkaç gün önce Uhut Savaşında şehit olan sahabelerin yattığı Uhut Şehitliğini ziyaret edip dua etmiştik. Nereden bilebilirdim ki birkaç gün sonra şehitlik makamına yükselecek kendi ailemden gencecik bir delikanlının olacağını. Evet onlar orada Bedir, Uhut, Çanakkale ve diğer birçok yerde şehit düşen kardeşleri ile birlikteler. Rabbimizin sayısız nimeti ile nimetlendiriliyorlar.

Bir taraftan da ateş düştüğü yeri yakıyor elbette. Vatan için, millet için, bu milletin inanç değerleri için gerek Anadolu topraklarında gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde şehit düşen yiğitlerden biri oldu Mehmet kardeşim. Daha hayatının baharında aramızdan ayrıldı. Evet sadece aramızdan ayrıldı çünkü bizim inancımız “Şehitler ölmez” diyor. Ne diyor vatan şairi Mehmet Akif, “Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber, Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber”. Böylesine büyük bir rütbedir bize göre şehitlik makamı. Rabbim Cennetiyle ve cemaliyle muamele etsin. Yeğenime, anne ve babasına, şehidimiz Mehmet Alda’nın ailesine Allah sabırlar versin. Acılarımızı içimizde yaşayacağız fakat bu hainlere asla fırsat verecek onları sevindirecek feryat ve figanlar içine asla girmeyeceğiz. Bu gencecik fidanlar bu topraklar için canlarını verirken bize düşen görev en güzel şekilde sabırlı olmaktır. Bundan sonra bizi büyük bir görev bekliyor; Şehidimize layık bir hayatı sürdürmek. Dualarla, Kur’an tilavetleriyle, zikirlerle şehitlik makamının verdiği ağırlığa yaraşır bir duruş sergilememiz gerekiyor. Acımız büyük ama şuna inanıyoruz ki, Cenab-ı Hak verdiği her acının sabrını da bizlere ihsan edecektir. Yeter ki bu konuda samimi bir yakarış içinde olalım. Sadece ve sadece Allah’tan dileyelim ve isteyelim. O bize ilaç olacaktır İNŞAALLAH. Vesselam…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman ALKAN 2 ay önce

Allah rahmet eylesi̇n hocam şehi̇tler ölmez vatan bölünmez !

banner143