Ümmetin teşkilatı
Sabah namazında vatandaşla buluştu
Cami Kebir'de sabah namazını kıldıran Görmez, daha sonra yaptığı konuşmada, tabiatın bile uykuda olduğu bir vakitte, fecir vaktinde gençlerle mescitte buluşmanın büyük bir nimet, her fecrin insanlık için yeni bir doğuş olduğunu belirtti.
Halep'te yıkık binaların arasından, enkazların altından çıkarılmaya çalışılan çocukların, bu fecir vaktinde unutulmamaları gerektiğini vurgulayan Görmez, şunları kaydetti:
"Bu fecir vaktinde, bu icabet vaktinde Halep'te binaların altından çıkarılmaya çalışılan çocukları unutmak mümkün müdür? Ashabı uhdud sadece tarihte olmadı. Allah Kur'an'da 'Kahrolsun o insanlara ki iman eden insanları ateş dolu hendeklere koyup yaktılar. Etraflarında oturup o müminlere yapılan işkenceleri seyredenlere de yazıklar olsun' buyuruyor. Yine bir ayetinde yüce Allah buyuruyor ki, 'O insanlardan intikam almalarının bir sebebi vardı, Allah'a iman etmeleri. Her kim mümin erkek ve kadınlara işkence yaparsa ve sonra da tövbe etmeden bu dünyadan ayrılırsa onlar için yakıcı bir cehennem azabı vardır.' Allah yeryüzünde zulme maruz kalmış bütün kardeşlerimizi o kötülüklerden kurtarsın. Bizi de o kardeşlerimize yapılanları seyretme gibi bir zilletten muhafaza eylesin."

Kayseri birçok Allah dostu yetiştirdi
Kayseri Dini Yüksek İhtisas Merkezi'nin yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirmek üzere  Kayseri'ye gelen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Vali Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Muhammet Güven'i ziyaret etti.
İlk olarak Vali Kamçı'yı ziyaret eden Görmez, burada yaptığı konuşmada, Kayseri Valiliği'nin ve yerel yönetimlerinin Dini Yüksek İhtisas Merkezi'nin yapımında gösterdikleri ilginin önemini anlattı.
Vali Kamçı da ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Görmez, daha sonra Belediye Başkanı Çelik'i ziyaret etti. Kayseri'nin birçok Allah dostu yetiştirdiğini belirten Görmez, açılışı yapılacak Dini Yüksek İhtisas Merkezi'nin de Allah yolunda çalışmalar yapan nesiller yetiştireceğini kaydetti.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, ERÜ Rektörü Güven'i makamında ziyaret etti. Karşılıklı hediyelerin verildiği ziyaret, basına kapalı devam etti.
Cuma namazı kıldırdı
Ziyaretlerin ardından tarihi Hunat Camisi'nde cuma namazında hutbe okuyan Görmez, Cemaatin cumalarının mübarek olmasını diledi. Kayserililerin çalışkanlıkları, üretkenlikleriyle bütün dünyada şöhret elde ettiklerini dile getiren Görmez, şunları söyledi:
"Üretmek, yeryüzünü imar etmek, çalışmak hayatın gayelerinden bir tanesidir. Ancak hayat sadece maddi üretimle hayat olmaz. Maddi üretimle beraber kalbini unutursa insan, ruhunu unutursa, o takdirde abad olmaz. Biz dünyayı da ahireti de birlikte kazanmakla mükellefiz. Her gün en çok yaptığınız dua, 'Rabbim, bize dünyada da güzellikler ver, ahirette de güzellikler ver.' Biz dünya hayatımızı inşa ederken ahiretimizi unutamayız, o zaman dünya hayatını da kaybederiz, o zaman ölmeden ölmüş oluruz. Rabb'imizin bize verdiği, hayat için bize verdiği kısa bir süre var, biz o süreye ömür diyoruz. Ömür, boş geçirilmiş zamana isim olarak verilmez. Ömür, kalbini imar ederek, iman ederek, yeryüzünü mamur ederek geçirdiğimiz süreye denir. "
İnsanın yaradılış gayesini unutmadan hayatını idame ettirmesi gerektiğini vurgulayan Görmez, şöyle konuştu:
"Biz başıboş yaratılmadık, her insan Rabb'imizin halifesidir, her insan mükerremdir, mükerrem varlıktır ve her insan yaratılışın gayesini kaybettiği zaman hilafetini de kaybeder, kerametini de kaybeder, kerim olmayı kaybeder. Yüce Rabb'imiz, bizi kendisini unutanlardan eylemesin. Yüce Rabb'imiz, bizi kendi nefsini, dünya hayatıyla uğraşırken Rabb'ini, kendisini, çocuklarını, ailesini, dünyasını, ahiretini yeryüzünün muhtelif yerlerinde zulme maruz kalmış mağdur, mazlum kardeşlerini unutanlardan eylemesin." 
Daha sonra Görmez, cuma namazı ile bazı vatandaşların cenaze namazını kıldırdı.

Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nin açılışını yaptı
Görmez, Talas ilçesinde hayırseverlerin desteğiyle yaptırılan Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yüksek İhtisas Merkezi yeni hizmet binalarının açılışında yaptığı konuşmada ise Türkiye'nin, İslam dünyasının ve bütün insanlığın zor günlerden geçtiğini söyledi.
Bu zor zamanlarda en büyük sorunlardan birinin ilimsizlik olduğunu ifade eden Görmez, şunları belirtti:
"Modern zamanlarda pek çok mühendislikler üretildi. Onlardan bir tanesinin adı, cehalet mühendisliği. Cehalet mühendisliği, cehaleti ilim olarak takdim etmeyi öngören yanlış bir mühendislik. Bugün Suriye'de, Irak'ta, Yemen'de, Libya'da gördüğümüz, yaşadığımız büyük acıların, travmaların sebebi cehalet mühendisliğinin, ilmi hikmeti ve marifeti yok sayarak ilim adına cehalet üretmeye çalışması, din adına cehalet üretmeye çalışmasıdır. Tabii ki böyle bir zamanda dini ilimler çok önem arz ediyor."
Dini ilimlerle ilgili de iki büyük sorun yaşandığını, bunlardan birinin ilim, hikmet ve marifetin birbirinden koparılması olduğunu belirten Görmez, "Sadece bilgi ve ilim yetmez, hikmet lazım. Sadece hikmet yetmez, marifet lazım. İlmin sahibine alim, hikmetin sahibine hakim, marifetin sahibine arif diyoruz. Malumat sahibi insanlarımız çoğaldı ama alimimiz azaldı. Malumat sahibi insanlar çoğaldı ama hikmet sahipleri azaldı, hakimler azaldı. Malumat sahipleri çoğaldı ama arifler azaldı. İşte buna ihtiyacımız var." diye konuştu.
Mehmet Görmez, dini yüksek ihtisas merkezlerinin en büyük amaçlarından birinin sadece bilgi vermek değil, ilim, hikmet ve marifeti birlikte vermek olduğunu dile getirdi.
"Fizik ve matematik de dini bir ilimdir"
İlimle özellikle de dini ilimlerle yaşadıkları ikinci sorunun Allah'ın kitaptaki ayetleri ile kainatın ayetlerini birbirinden ayırmaya kalkışmak olduğunu vurgulayan Görmez, şöyle devam etti:
"Bilgi, İslam’a göre dini ve dini olmayan diye tasnif edilemez. Tefsir ve hadis ne kadar dini bir ilimse, fizik ve matematik de o kadar dini bir ilimdir. Çünkü onlar da Allah'ın kainata yerleştirdiği kanunları öğretirler. Bunları birbirinden ayırmak, hükmü ve hikmeti birbirinden ayırmak doğru değildir. İslam dünyasının bugün yaşadığı travmanın sebeplerinden biri de bilgiyi bu şekilde tasnif ederek, dini ilimler dendiği zaman, kainattan kopuk, akıldan uzak, sadece kara kaplı kitaplarda yazılıp satırlarda var olan bilgiyi zannetmeye başlamasıdır. Onun için bu merkezlerimiz büyük önem arz ediyor."
Görmez, Türk milletinin dünyada din eğitimini en çok tartışan millet olduğunu vurgulayarak, "Okullarımızda din derslerimiz, imam hatip liselerimiz, ilahiyat fakültelerimiz olmuş. İmam hatip liselerimizde biz sadece dini ilimler vermemişiz, fen ilimleriyle, fizikle, kimyayla, matematikle birlikte vermişiz. Kainatın ayetlerini, kitaptaki ayetlerle birlikte öğretmemiz son derece önemlidir. İyi ki ilahiyat fakültelerimiz var. Sadece dini ilimler değil, beraber bütün sosyal bilimleri, felsefeyi, hikmeti, fıkıhtan, tefsirden, hadisten ayırmamışız. Millet olarak bu bizim başarılarımızdandır." ifadelerini kullandı.
Bu başarıları gören İslam aleminin Türkiye'ye yöneldiğini dile getiren Görmez, şu değerlendirmede bulundu:
"Bugün bütün ilim merkezleri çökmüş vaziyette, Mısır, Bağdat, Şam, Yemen, Trablus. Bütün bu merkezlerden ateşler yükseliyor. Daha önceleri bütün Müslümanlar çocuklarını aynı zamanda bu ilim merkezlerine gönderiyorlardı. Şu anda bu ilim merkezleri çöktü. Onun için bütün dünya kapımızı çalmaya başladı. Bizden sadece insani, hayri yardımlar istemiyorlar. Aynı zamanda çocuklarını bize göndermek, Türkiye'de ilim tahsil etmesini istiyorlar. Herkes diyanet işleri teşkilatının kapısını çalmaya başladı."

Diyanet İslam akademileri 
Görmez, Diyanet İşleri teşkilatının artık sadece Türkiye'nin Diyanet Teşkilatı olmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Orta Asya'daki bütün kardeşlerimizin teşkilatı olmuştur. Artık Diyanet İşleri teşkilatı Balkanlarda yaşayan bütün evladı Fatihan'ın müessesesidir. 2006 yılından itibaren artık Diyanet teşkilatı Afrika'nın 40 noktasında hizmet veren bir teşkilat olmuştur. Latin Amerika'da yaşayan 7 milyon Müslüman kardeşimize hizmet taşıyan bir teşkilat olmuştur. Diyanet İşleri teşkilatı artık Pasifik Asya'da yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimizin hizmetinde olan bir teşkilat olmuş. Bunun için bütün dünyadan öğrenci göndermek istiyorlar. Bu dini yüksek ihtisas merkezlerimizde okumak için yüksek seviyede din adamları yetiştirmek için, müftülerini, vaizlerini yetiştirmek için talepler çoğalmaya devam ediyor."
"Artık bu müesseselerin, Türkiye'de 40 yıldır ilahiyat fakültesinden sonra 3 yıllık eğitim veren bu müesseselerin, bütün dünyaya hitap eden diyanet İslam akademilerine dönüşmesi gerekmektedir" diyen Görmez, şunları aktardı:
"Diyanet İşleri teşkilatı olarak bunun çalışmalarını yapmaya devam ediyoruz. Bu epeyden beri bu kardeşinizin rüyasıdır. Bu müesseseler artık sadece kurs değildir. Burada tahsilat gören hoca efendilerimiz birer kursiyer değildir. Buraların aynı zamanda bütün dünyaya hitap eden, İslam dünyasının içinden geçtiği bu zor süreçleri dikkate alarak yeryüzüne İslamın rahmet mesajını yayacak, barışı yayacak ilim, hikmet ve marifeti birleştirecek, cehalet mühendislerine 'Hayır' diyecek, cehalet mühendisliklerini ilimle, hikmetle, marifetle ortadan kaldıracak yüksek seviyede ilim adamlarını yetiştiren birer Diyanet İslam Akademilerine dönüşmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bunun en kısa zamanda gerçekleşmesini temenni ediyorum."
Görmez, konuşmasının ardından merkezin yapımında emeği geçenlere plaket vererek, teşekkür etti. 
Törenin ardından Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve hayırseverler ile protokol üyeleri, merkezin açılışını gerçekleştirdi.
Açılışın ardından ihtisas merkezini gezerek yetkililerden bilgi alan Görmez, konferans salonunda karşılaştığı, daha önce Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonuyla umreye gönderilen işitme engelli öğrencilerle de bir süre sohbet etti. Öğrenciler işaret dili ile Kur'an-ı Kerim okudu. 
AA
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner143