Doğu’nun Kayıp Kitapları
Doğu medeniyeti yok sayılıyor
Kayseri’yi ziyareti sırasında görüştüğümüz Gazeteci-Yazar Ahmet Dinç ile, Litera Yayınları’ndan çıkıp geçtiğimiz Mart ayında okuyucusu ile buluşan ‘Doğu’nun Kayıp Kitapları’ üzerine konuştuk. 5 yıllık titiz bir araştırmanın ürünü olan eserin ortaya çıkış serüvenini anlatan Dinç şunları söyledi: “Batılılar kitap tarihi ve kütüphaneler ile ilgili gerçekleştirdiği çalışmalarda kendilerini merkeze alıyor, Doğu’yu ve Doğu’da kitap olgusunu yok sayıyor. Batılılar ve o kitapları okuyanlar, kitap denen şey sanki Batı’da başlamış, oradan dünyaya yayılmış gibi bir izlenime kapılıyordu.
İngiliz yazar Stuart Kelly’nin ‘Kayıp Kitaplar Kitabı’ diye bir kitabı Türkiye’de yayınlanmıştı. Bu kitabı alıp okudum. Kitaplar ve kayıplar sanki sadece Batı’da var diye asılsız bir iddiayı dayatıyor. Doğu’da kitap yok ki kayıp olsun anlayışı vardı. Doğu’dan sadece Konfüçyüs’den bir kayıp kitap alınmıştı. Koskoca kitapta Doğu’dan ve milyonlarca kayıp kitaplarından hiç bahsedilmemi,ş hatta yokmuş muamelesi gösterilmiş. Kendi kendime buna bir itiraz geliştirmemiz gerektiğini düşündüm.”   
Bunun üzerine, Doğu’nun kayıp kitaplarını araştırmaya başladığını kaydeden Dinç, yazı ve kitap kavramının Doğu’da başladığını söyledi. “Doğu'nun kaybolan kitapları bile, Batı'da 250 yıl öncesine kadar yazılmış tüm kitaplardan daha fazladır” diyen Dinç; “Durum bu iken bunun tam tersini göstermeye çalışıyorlar. Kendi kurdukları eğreti medeniyetten daha görkemli bir geçmişe sahip Doğu’yu her anlamda yok saymak işlerine geliyor” şeklinde konuştu.

Devlet bir çalışma yapmalı
Eserinde Doğu’da kaybolmuş 10 bin civarında kitabı ele aldığını belirten Dinç, Doğu’da bugün kayıp olan kitap sayısının milyonlarla ifade edildiğini belirtti. Bireysel olarak böyle bir çalışma içerisine girdiğini ve binlerce kaynak taradığını söyleyen Dinç, Doğu’nun kayıp kitaplarının tam anlamıyla ortaya çıkarılması için devletler arası işbirliğiyle bir çalışma yapılması gerektiğini anlattı.
Doğu’da kaybolan kitaplar ve türleri ile ilgili de bilgi veren Dinç; “Özellikle İslam medeniyetinin dini metinleri hadis, fıkıh gibi alanlardaki kayıp kitap sayısı diğerlerine göre çok daha fazla. Bu sayı milyonlarla ifade ediliyor. Ayrıca Çin’de, İran sahasında ve Hindistan’da da çok kayıp kitap var. Bunun nedeni zamanın yıpratmalarına, savaşlara maruz kalmaları.” ifadelerini kullandı.

Doğu’nun kitapları neden kayboldu?
Kaybolan kitapların nedenleri üzerine de açıklamalarda bulunan Dinç sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğu’da kitapların kaybolmasının birçok nedeni var. Bunlardan biri özellikle Moğol istilasıdır. Moğollar Bağdat’taki kütüphanelerdeki 3 milyondan fazla kitabı tamamen yok etmiştir.
Başka bir neden, dönemin çok önemli insanları; padişah, hükümdar, vezir, zenginler v.b. isimler devrin âlimine kendilerine özel kitap ısmarlıyordu. Dünyada tek nüsha olsun o da kendilerinde bulunsun istiyorlardı, bununla övünürlerdi. Bunun karşılığında da yazara iyi bir bahşiş veriliyor ve çok seçkin bir kitap yazılıyordu. Kitabın dünyada başka bir nüshası olmazdı. Dönemin padişahlarının, hükümdarlarının ve zenginlerinin kütüphanelerinde bulunan bu tek nüsha kitaplar herhangi bir işgal, yangın v.b. durumlarda tamamen yok oluyor. Bu tür kaybettiğimiz kitaplar çoğunlukta…

İskender, Aristo’nun emriyle Doğu’nun kitaplarını yok etti
Doğu’nun kitaplarının kaybolma sebeplerinden biri de savaşlardır. Mesela ben farklı bir kültürün temsilcisiyim ve başka bir kültüre sahip olanlarla savaşıyorum ve orayı tamamen yok ediyorum. Kültürünü de yok ediyorum ki orası tamamen hafızasını kaybetsin ve bana ram olsun. Bunun en önemli örneğini Aristo’nun öğrencisi İskender’in Doğu’yu işgalinde buluyoruz. Aristo, öğrencisi İskender’e sefere çıkmadan önce çok sıkı bir şekilde Doğu’da gittiği her yerin kütüphanelerini yok etmesini tembihlemiştir. Oysa dünyadaki Aristo imajı şu anda çok farklı. İskender, hocasının tavsiyesini gittiği her ülkede sonuna kadar uygulamıştır.
İskender, özellikle İran coğrafyasını işgal ettiğinde Pers kültürüne ait yazılı ne varsa yok etmiştir. Zerdüştlüğün kutsal metinleri Avestalar 12 bin öküz derisi üzerine altın varakla yazılmış metinler bütünüydü. İskender, ordusundan Avesta’nın tamamının yok edilmesini istiyor. Bugün Avesta’dan bölük pürçük geriye kalan küçük bir bölümü var. Bunun gibi binlerce örnek var.
Bunun en yakın örneği Bosna’da yaşanmıştır. Bosna’da sadece insan soykırımı yapılmamıştır. Kültür soykırımı da yapılmıştır. Bosna’nın en büyük kütüphanelerini (buralarda çok nadide eserler vardı) yok etmişlerdir. Aynı şey 1917’de komünist Ruslar tarafından da hem kendi ülkelerinde hem işgal ettikleri yerlerde gerçekleştirilmiştir. Rusya’nın tüm kültürel birikimini yok etmişlerdir. Yine Mao döneminde Çin’de yüzbinlerce kitap yok edilmiştir.”

Kadınların kayıp kitapları
Yakın tarihimize de ışık tutan bu eserinde Dinç, Cumhuriyet döneminde bazı kitapların da yok edildiğini anlatarak; “Kazım Karabekir’in yazdıklarının tamamını alıp yakıyorlar. Karabekir daha sonra aklında kalanları kaleme alıyor. Bugün piyasada olan İstiklal Harbimizin Esasları, sadece geriye kalandır ” dedi.
Dinç, tamamen yok edilmiş kütüphaneler üzerine de çalıştığını belirterek, eserde yer alan bazı ilginç bölümler hakkında ise şunları paylaştı: “Eserimde kadınların kayıp kitaplarını inceledim. Biz Leyla ve Mecnun’u uydurulmuş bir hikâye olarak bilirdik. Halbuki bu efsane değil, yaşanmış gerçek bir olay. Leyla ve sevgilisi Kays, Hz. Osman zamanında doğmuş. Kitapta ikisi hakkında geniş bilgi var ve ikisinin de kayıp kitabı var.
Batı’da İskenderiye kütüphanesini Hz. Ömer’in yok ettiği yönünde bir yalanı yaydılar. Oysa bu kütüphaneleri kendileri ve bağnaz Hıristiyanlar yok etti. Ben bunu zengin kaynaklardan araştırarak, savaşlarda ve Romalı Hıristiyan fanatikler tarafından yok edildiğini kanıtladım.”
Haber: Bünyamin Gültekin
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner143