Sınırlayıcılar zarar verici olmamalı
“Korkuluklarla yada sınırlayıcılarla ilgili hiç kimseye zarar vermeyen yöntemler kullanılmalı.” diyen Velibaşoğlu; “Son dönemlerde meydana gelen kazaları bizler de üzülerek seyrettik. Tabi bunların hiç bir şekilde savunulacak bir tarafı yok. Ama “Kent ve çocuk” dediğimiz zaman çocuğun kente katılması engelleyemeyeceğimiz bir gerçek. Çocuk olmazsa kentin ne anlamı var. Ya da yaşayamayacaksak “Neden kentimiz var?” diyeceğiz. Ama mimari anlamda biraz daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Sınırlayıcıları, zarar verici sınırlayıcılar değil, gerçekten kullanıma açık peyzaj ile çözebileceğimiz, binayı bütünüyle ele alabildiğimiz sınırlayıcılarla çözmemiz gerektiğini savunuyoruz. Bunun yanında “Nasıl olabilir” diye sorulduğunda; sivri uçlu sınırlayıcılar kullanmadan bariyerlerimizi ahşaplarla yaparak, çocukların yola koşmamasını sağlamamız lazım. Çocukları da bir şekilde yol ile kaza ile aralarına bir engel çekmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bunu mimarlarla peyzaj mimarlarının ortak çalışmasıyla ele alınması gerektiğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Güvenlik kaygısından kaynaklanıyor
Zaman zaman, böylesi kaza haberlerini üzülerek gördüklerini kaydeden Kayseri Gönüllü İnşaat Mühendisleri Platformu Sözcüsü C. Dündar Selçuk ise, “Bahçe korkuluklarının, insan sağlığına zarar verecek şekilde imal edilmesi ihtiyacı, tamamen güvenlik kaygısından kaynaklanmaktadır. Ancak sadece korkulukların suçluları durduramadığı, bu sebepten ilave güvenlik önlemleri alındığı da herkesin malumudur.
Buradan hareketle korkulukların bu şekilde yapılmasının sadece bir alışkanlıktan ibaret olduğu kanaatindeyim. Adeta bina sakinlerinde, “Eğer korkuluklar böyle yapılmazsa eve hırsız girer” şeklinde bir önyargı var.
Ne var ki, haberlere konu olan vahim olaylarda gerek binalarda gerekse okullarda birçok çocuğumuz bu korkuluklarda yaralanabiliyorlar.” dedi.
Kamuoyu bilgilendirilmeli
Bunun dışında çocuklarımızın korkuluklara tırmanmayı bir oyun olarak gördüğünü kaydeden Selçuk, “O halde çocuklarımıza enerjilerini boşaltmalarına imkân sağlayacak doğru tasarlanmış oyun alanları sunmak da bu bakımdan önem arz etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Selçuk, “Yönetmeliklerimizde bina çevre duvarlarının yüksekliği dışında, imalat şekli açısından bir bağlayıcı hüküm bulunmamaktadır. Bahçe duvarları ve korkuluklarının imalat şekillerine sadece mülk sahipleri karar vermektedir. Özel mülkler için hukuki durumu bilemem ama bilhassa okullarda tehlike arzeden bu türden imalatların yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Özel mülklere gelince kamuoyunun bu konuda farklı yollarla bilgilendirilerek, gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması ve korkulukların tehlike oluşturmayacak başka tür imalatlarla değiştirilmesi hususunda ikna edilmesinin daha uygun olacağı kanaatindeyim.” diyerek sözlerine son verdi.
 Haber-Fotoğraf: Ramazan Karakuş-Fatma Ural özel haber
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner143