DUYDUNUZ MU?
*Beşiktaş'ın Ertuğrul Sağlam'ı eşi başörtülü diye almaktan vazgeçmesinin Türkiye'nin içinde bulunduğu manzarayı kısaca özetlediğini,
*Türkiye'nin belirsiz bir süreçten geçtiğini,
*Kuzey Irak meselesinin en acil konu haline geldiğini,
*ABD'nin üzerimizde bir oyun oynadığını ancak henüz bu oyunun nasıl sonuçlanacağının kesinleşmediğini,
*Abdüllatif Şener'in aday olmadığını ve Ak parti'den ayrılacağı yönünde basına haberler yansıdığını,
*Kuraklığın bu yıl bir bela olarak Türkiye'yi zor duruma sokabileceğini,
*Bir yandan seçim olacak mı sorusu sorulurken diğer taraftan anketlerin havalarda uçuştuğunu,
*Ertuğrul Günay'ın çok iyi bir Ak Partili oluverdiğini,
*DP'deki sürpriz aday meselesinin Kayseri'yi karıştırdığını,
*CİA ve PKK ilişkisinin belgelendiğini,
*Başbakan'a Anayasa Mahkemesi kararını sert şekilde eleştirdiği için soruşturma açıldığını,
*Kayserispor kongresinin yarın yapılacağını,
DARBE-SAVAŞ-AK PARTi BöLüNüYORMU?
Ortalık toz duman içinde. Adeta göz gözü görmüyor. Eski milletvekillerinden Tevfik Diker öyle karanlık senaryolar yazmış ki okuyunca insan ürperiyor. Bir başkası çıkmış Ak parti seçimden galip çıkarsa ordu mutlak surette darbe yapar diyor. Öte yandan Vatan gazetesi manşetine Abdüllatif Şener'in aday olmadığı ve Ak parti'den ayrılacağını taşımış. Şener'in aday olmayacağı, küskün vekillerle birlikte yeni parti kuracağı, CHP ile birleşerek seçimleri iptal ettireceği, ardından Başbakan olacağı falan filan. Bir dizi senaryo.
Öte tarafta Genelkurmay Başkanı Büyükanıt biz Kuzey Irak harekatı için 12 Nisan'da hükümetten talepte bulunduk bekliyoruz diyor ve ekliyor, bu kez Barzani'ye de bir harekat yapmak lazım. Yani Türkiye savaşa girecek. Savaş nasıl sürer, nasıl sonuçlanır onu bilmiyoruz ancak Türkiye'nin savaşın eşiğinde olduğu kesin. Savaş çıkarsa zaten seçim meçim hepsi tarihe karışır. Bir başka tarafta raydan çıkan trende acaip silahlar etrafa saçılmış, bu silahlar kimler tarafından kimlere gidiyormuş, bir yığın soru da orada. Bildirberg toplantısı İstanbul'da yapılıyor, kimin eli kimin cebinde belirsiz. Ülkemize bir şeyler planlıyorlar ancak ne olduğunu henüz bilemiyoruz.
ŞENER PARTİYİ BÖLEBİLİR Mİ?
Abdüllatif Şener'in durup durum tam bu alingirli ortamda ben aday olmuyorum partiyi bırakıyorum falan demesi neyle ifade edilebilir? Bir dava adamı kendi davasını en kritik ortamda baltalarsa o insana ne denir? Belki de günahını alıyoruzdur, Vatan gazetesinin tamamen düzmece haberidir. Ama ortada bir sıkıntı olmasa bu kadar da yapılamaz. Bu filimleri biz çok gördük. Önce sıkıştır, sonra olmazsa güç göster daha olmazsa partiyi böldür. Geçerli mantık bu. Tayyip Erdoğan'ın gelişine baktığınız zaman aynı çizelgeyi görebilirsiniz. 28 Şubat ortamından nasıl bir Ak Parti çıktığını herkes çok iyi bilmektedir. Ama Türkiye yorulmuştur. Artık olay tam bir ortaoyununa dönüşmüş başı sonu bili senaryolar çizilmiş, insanlar umutlarını tüketmek üzeredir. Oysa diğer taraftan Türkiye tam bir ateş çemberinde boğuşmakta, bir yandan terör bir yandan dış mihraklar..Hayırlısı ile şu dönemi bir geride bıraksak. Olan memlekete ve millete oluyor. Bakın piyasalar tam bir krizin eşiğinde.
BU KADAR DA İĞRENÇLİK OLMAZ Kİ?
Kayserispor'un başarılı teknik drektörü Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'la anlaşması an meselesiydi. Ancak ortaya ilginç bir iddia atıldı. Beşiktaşlı bazı yöneticiler Ertuğrul Sağlam'ın eşinin başörtülü olduğu için Beşiktaş'a teknik drektör olarak alınmasına karşı çıkmışlardı. Hayret ve dehşet. Ayrımcılık olur da bu kadarı da olmaz yani. Zencilere bile bu kadar ayrımcılık yapılmış değil. Ertuğrul Sağlam'ın eşi evinde başörtülü olarak oturuyorsa hangi iğrenç mantık bunu futbolda engel olarak görüyor? Bunlar kafayı yemiş. Bunlar zıvanadan çıkmış. Bunların gözü dönmüş. Nedir Bu başörtüsü düşmanlığı. Türk halkının % 7'inin kıyafetini çağdışı görerek bu milleti kamplara bölerek, bu millete haraketler ederek ne yapmak istiyorlar?
Başörtülü isen bir profösörün kitap imza törenine katılamazsın, başörtülüysen üniversiteye giremezsin, sınava giremezsin, başörtülüysen memur zaten olamazsın, pasaportuna başı açık resim getir.
Eşi başörtülüyse Cumhurbaşkanı olamaz, eşi başörtülüyse bir futbol takımının teknik drektörü olamaz, eşi başörtülüyse şu önemli kurumda şu önemli makamda olamazsın. Yıpratmamak için bazı kurumların isimlerini de yazmaktan imtina ediyorum. Başörtülüysen şuraya giremezsin, burası kamusal alan, burası devlet dairesi, burası sosyal tesis. Hatırlanacağı üzere geçen yıl Erciyes Üniversitesinde hayırseverlerin iftar yemeğine bile başörtülüleri almamışlar kızcağızlar gözyaşları içinde oruçlarını bile açamamışlardı.
böyle bir Türkiye dünyada rezil oluyor. Ülkemizi rezil ediyorlar. Yabancılar bunu duysa, Ertuğrul Sağlam başörtüsü yüzünden Beşiktaşa gidemedi deseler adamlar kafayı bozar. Keşke Ertuğrul Sağlam Barselonaya gitse ve Beşiktaş'ın eşi başörtülü diye almadığı Sağlam dünyanın en büyük kulübüne transfer olsa. Allahım bunları sen görüyorsun ve biliyorsun. Sen ıslah et…