DUYDUNUZ MU?
*Kayseri'de bağımsız adaylar arasında en hareketli şekilde çalışan ve büyük kitlelere ulaşan Dr. Mete Deniz'in şimdiden binlerce kişiden oy sözü aldığını,
*Muhsin Yazıcıoğlu'nun Sivas'tan bağımsız olarak kazanma ihtimalinin çok yüksek olduğunu,
*Başbakan'a gittiği her ilde çok yoğun güvenlik önlemleri alındığını,
*MHP'nin yağlı ip propogandasının ters tepmeye başladığını,
*MHP'nin Pazar günü yapacağı mitinge odaklandığını,
*Ak parti mitinginin sayısının çok konuşulduğunu ve çok tartışıldığını,
*Kimilerinin 200 bin kimilerinin ise 10 bin rakamı vererek çok büyük bir çelişki ortaya koyduklarını,
*Gül'ün 5 Temmuz'da Nevşehir'de miting düzenleyeceğini,
*Erkilet'e 20 trliyonluk yatırım yapıldığını ve mesire alanının törenle açılışının yapıldığını,
*Düğünlerin çok yoğun olduğu şu günlerde piyasada altın bulunmaz olduğunu,
10 BiN Mi 200 BiN Mi?
Ak Parti Mitingi yapıldı ama toplanan kalabalık çeşitli tartışmalara yol açtı. Kimi televizyonlarda 200 bin ulusal bazı televizyonlarda 150 bin rakamları verildi. Ulusal medyada Sabahta falan insan seli. Yüzbinler kelimeleri kullanıldı. Ancak muhalefet ise çok daha ilginç bir tanımlama ile fiyasko demeye başladı. Kimi on bin dedi, kimi onbeş bin. Şimdi iki rakamı yan yana koyun. Biri 200 binler diğeri 10 bin. Arada dünyalar kadar fark var. Biz de yüz bine yakın kalabalık dedik. Orta yolu bulmaya çalıştık. Ne diyelim yani şimdi on bin kişi ancak vardı mı diyelim. Oradaki koca kalabalığı on bine mi indirelim. Ya da bir milyon mu diyelim. İkisine de el insaf yani demek gerekiyor. Şartlar ağırdı. Sıcak çok fazlaydı. Öğle saatiydi ve mesai devam ediyordu. Böyle olmasına rağmen ciddi bir kalabık toplandı. Sayı o kadar da önemli değil ki? Ben biliyorum ki o mitinge gitmemiş ancak Ak partiye oy verecek yüzlerce insan tanıyorum. Ya da o mitinge gitmiş fakat aslında görünmeye gitmiş, Ak Partililere bir görüneyim diye orada bulunan ancak oy vermeyecek olan da çok insan tanıyorum. Mitingler belirleyici olmaz. Her şey 22 Temmuz gecesi belli olur.
MHP MiTiNGE ODAKLANDI
Haftasonu yapılan Ak parti mitingindeki kalabalık çeşitli tartışmaları beraberinde getirdi ama bu mitingi dikkatle izleyen MHP'liler yine bu haftasonu yani Pazar günü yapacakları ve Bahçeli'nin konuşacağı mitinge odaklandılar. Meydanı doldurmak ve Ak Parti mitingi ile kıyaslamalar yapmaya hazırlanıyorlar. Malumunuz Kayseri'de iki tane miting yapılacaktı. Birisi Ak Parti diğeri MHP. Başka partilerin miting yapma durumu yok. Liderleri sanıyorum Kayseri'den fazla oy alamayacakları tahmininde bulundukları için ne Baykal, Ne Ağar, ne Uzan Kayseri'ye gelmiyor. MHP bunu iyi kullanıp meydana çok büyük bir kalabalık toplamanın hesabını
yapıyor.
3 HAFTADA NE DEĞİŞİR?
Henüz seçimlere 20 gün var. Yani yaklaşık üç hafta. Türkiye'de rüzgarın ne zaman nasıl eseceği hiç bilinmez. Aniden bir şey olur ve bir rüzgar esmeye başlar. İnsanlar görüşlerini çok kası bir sürede değiştirebilir. Onun için siyasetçiler çok dikkatli olmalı ve ağızlarından çıkacak en ufak bir söz seçimi kaybetmelerine malolabilir. Şu an görüntüde üç partili bir meclis görünüyor gibi. Hatta bir de bağımsızlar ve DTP. Ama önümüzdeki zaman dilimi kimleri barajın altında bırakır kimleri barajın üstüne atar, kimlere önemli bir sandalye sayısı kazandırır bilinmez.
MESUT UÇAN VE GENÇ PARTİ
Dün Genç Parti adayı Mesut Uçanla bir görüşme yaptım. Uçan bir hayli iddialı. Kayseri'de şu anda oyumuz % 15 görünüyor diyor. Hatta önemli de bir iddiası var. Seninle de iddiaya girerim diyor. MHP barajı aşamaz bu konuda iddialıyım diyor. Ak Parti mitinginin fiyasko olduğunu söylüyor. Biz geliyoruz diyor. Yine yağlı ip konusunu açıyor. MHP bu siyasetle oy falan alamaz diyor. Eskiden ip yokmuydu, Sen Başbakan yardımcısıydın bir ip bulamadın mı da aradan on sene geçince ip atıyorsun diyor. Bu siyasetin MHP oylarını daha aşağı çekeceğini söylüyor. Arınç'ın mitinge katılmasına kızıyor. Bunun suç olduğunu ve Genç Parti olarak suç duyurusunda bulunduklarını söylüyor. Cem Uzan'ın projelerinin diğer siyasetçileri gölgede bıraktığını vurguluyor. Milletin derdinin ne Cumhurbaşkanlığı seçimi ne de Apo'nun asılması olduğunu asıl sorunun ekonomi olduğunu üzerine basa basa vurguluyor.