|
Kimileri İkinci Tayyip Dönemi diye başlık atadursun, kimileri halkın bildirisi desin, Kimileri pişkin pişkin çıkıp Türkiye % 47'den ibaret değil diyecek kadar kaşarlanmış olsun, kimilerinin içi kan ağlayarak Ak Parti zaferini televizyonlarında gazetelerinde yüzleri ekşiyerek versin, kimileri mertlik gösterip daha seçim sonuçları ilk açıklanmaya başladığında liderlikten ve siyasetten istifa ederek erdemlilik gösterisi yapadursun ve kimileri de eski kral öldü yaşasın yeni kral diyerek Ak Parti'ye yalakalık için kuyruğa giredursun bu katlanarak artan ikinci Ak parti zaferi Türkiye'de yepyeni bir dönemin de açıldığını gösteriyor. Millet sözünü söylemiş ve tartışmaları kesip atmıştır. Sahi bu seçimler neden erkene alınmıştı? Neden Kasım'da değil de Temmuz'da yapılmıştı? Azınlık Meclisi tıkamış, hukuk zorlanmış, siyasi kararlar verilerek Anadolu insanının önü kesilmiş, Gül'ün Cumhurbaşkanlığı zoraki engellenmiş tek çare millete gitmek kalmıştı. Ve millet son sözünü söyledi. Kestirip attı. Gül Cumhurbaşkanı olsun, adaylığını fazlasıyla onaylıyoruz dedi. Bunun başka lamı cimi yok kardeşim. Milletle uzlaşma tamamlanmış oldu. Hatta millet sandıkta Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını engelleyenlere acaip tokatlar salladı. Neredeyse hepsini tasfiye etti. Türkiye'de artık yepyeni bir dönem açılıyor. Demokrasinin İnkıtaya uğramayacağı, demokrasinin sağlıkla rayına oturacağı ve darbecilerin hızla tasfiye edileceği bir dönem. Devletin milletiyle barışacağı, halkın iradesine artık saygı gösterileceği, ülkenin önünün açılıp muasır medeniyet seviyesine ulaşacağı hatta geçeceği bir yeni dönemin başlangıcındayız. Aslında İkinci Tayyip Dönemi diye başlık atanlar şunu görmüş de atmıştır ki bunun devamı da gelebilir. Yani üçüncü dördüncü Tayyip dönemleri. Refah döneminden beri yerel yönetimleri eline geçiren kuşak halen işbaşında tam 4 dönemdir belediyeleri yönetiyorlar. Neden iktidarda da olmasın ki? Kürt-Türk ayrımının ortadan kalkacağı, laik-islamcı tartışmalarının biteceği, ülke elden gidiyor yaygaralarının son bulacağı bir dönem başlayabilir. Halkını kucaklayan, onlar gibi üzülen onlar gibi sevinen, halkının dertleriyle dertlenen liderler dönemi başlıyor olamaz mı? Türkiye Cumhuriyetinde Erdoğan'a edildiği kadar hiçbir başbakana bu kadar hakaret edilmemişti. Ama halkı ona sahip çıktı. Bu benim liderim dedi. Gül Cumhurbaşkanı olmalı dedi. Artık yeter, usandım bıktım bu oyunlardan, giden zaman ülkemizden gidiyor dedi ve noktayı koydu. Hatta yardımcı olarak da MHP'yi de meclise soktu ki ülke insanının çok derin sorunlarını çözmekte Ak Parti'ye yardımcı olsun diye. Millet artık gelecekten daha umutlu. Güzel günler kapıda. Allahın izni ile bu şarkı burada bitmedi. Bu tekerlek tümsekte kalmadı. Ezilenler iktidar olacak diyordu ya Cem Uzan dediği oldu. Yıllardır bu ülkede ikinci sınıf insan muamelesi görenler, muhtar bile olamaz denilenler, cezaevlerine tıkılanlar şimdi zafer üstüne zafer kazanıyor ve iktidarlarını perçinliyorlar. Bu gidişle bu performansla daha çok yıllar iktidarda kalacak gibi de görünüyorlar. Yeter ki doğru işler yapsınlar, yeter ki ülkeyi aydınlığa refaha, ileriye götürsünler. Ülke emin ellerde olduktan sonra millet sadece teşekkür eder. Bu millet öyle eften püften bir millet değildir. Dünyayı bin yıl yönetmiş bir millettir. İmparatorluklar kurmuş bir millettir. Allahın izniyle bunlar hayal değil. Bir millet neye layıksa Allah da onların başına öyle birilerini getirirmiş.
|