Ak Parti için seçim çalışmalarının ana teması, köşk kapısında mağdur edilen Sayın Abdullah Gül’ün mağduriyetinin giderilmesi ve mağdur edenlere en büyük cevabın yine sandıkta verileceği idi. Bu mesaj muhataba doğru anlatıldı ve halk da doğru mesajı anlayıp, sandıkta gereken cevabı verdi. 4.5 Yıldır iktidarda olmasına rağmen oylarını büyük bir oranda artırdı. Bu sonuca göre halk, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. Şimdi üzerine düşeni yerine getirme sırası iktidarda. Halk yapacağını yaptı, daha ne yapsın? İktidar ise, net bir tavırla Gül’ün arkasında durması lazım, dik duruşunu bozmaması lazım. Şu muydu, bu muydu, kendi tercihine bağlı diyerek, tavrını değiştirmemesi, sandıktan çıkan oyların, Abdullah Gül’ün köşke çıkması için verildiğini unutmaması lazım. Abdullah Gül’le beraber veya Gül dışında bir tercih arayışına girilmesi demek, Ak Parti’nin havlu atması ve siyasi sonunu hazırlaması anlamına geliyor. Bu nedenle Ak Parti’nin bu süreçte en kalın kırmızı çizgisi ve ‘olmazsa almazı’ budur.
Kayseri Gül’üne ne kadar sahip çıktı?
Kayseri siyasi tarihinde Köşk’e bu kadar yakın hiçbir şahıs olmamışken, Kayserililer Köşk kapısında destek bekleyen hemşehrilerine hangi ölçüde destek oldular?
Bilindiği gibi Ak Partinin 2002 seçimlerinde Kayseri’deki oy oranı % 54.5 idi. Şimdi ise % 65.5. Yaklaşık olarak Kayseri’de 11 puanlık bir oy artışıyla Sayın Gül’ e destek olmuşlar. Peki Türkiye genelinde Gülle hiçbir hemşehrilik ilişkisi olmayan halkımız ne kadarlık bir destek olmuş:12.3.
Şimdi düşünün Edirne’den Kars’a, Samsun’dan, Mersin’e kadar, 11 puanlık artışın çok üzerinde bir oy oranıyla Gül’ümüze destek olmuş, arka çıkmış, o kadar çok sayıda şehrimiz var ki ve sayıları en az 30 civarında… Köşk kapısında bekleyen bir hemşehrimize verilen destek en az yerel seçimlerde Ak Parti’nin rekor oyu düzeyinde olması gerekmez miydi? Yine hemşehrisine karşı bir milliyetçilik(!) örnekliği göstererek Türkiye’de rekor kırması gerekmez miydi? Bingöl’ü, Erzurum’u, Maraş’ı, çok arkalarda bırakması gerekmez miydi? Onbeş yılı aşkın süredir, cadde cadde, sokaka sokak, nakış nakış Kayserinin her bir köşesini hizmetle dokuyan yerel yöneticilerini aldığı rekor oy düzeyinde oyu Abdullah Gül hak etmedi mi sizce?
Ak Parti, 12.2’lik oyu nereden aldı?
Seçimlerden, yüzde 12.2 Ak Parti, 1.5 CHP, 5.9 MHP oyunu toplam olarak, 19.6 oranında artırarak çıktılar. Yine DYP yüzde 4.1, GP 4.3, Anap 5.1 toplam 13.5 oranında oy kaybederek seçimden çıktılar. Dehap’ın da bağımsız adaylarla aynı oyunu koruduğunu farzedelim.
MHP artan oyunun, 4.3’ünü Genç Parti’den, 1.6’sını da Dyp’den almış olsun. DYP’nin kalan 2.5 oyunu ve Anap’ın 5.1 oyunu da Ak Parti almış olsun. Ak Parti’ye bu partilerden gelmiş olan oran 7.6 ediyor. CHP de zaten 1.5’luk artışını Dsp’den almışken, Ak partinin geriye kalan 4.6 oranındaki oy nereden gelmiş olabilir. Saadet Partisi’nin oy kaybı zaten 0.02, diğer küçük partiler oylarını üç aşağı beş yukarı korumuşlar. Zaten toplamları pek bir şey tutmuyor. Parti oy yüzdeleri zaten katılmayanların dışında hesap ediliyor. Yeni seçmen olan gençler de tüm partilerin içinde olduğundan oransal paylaşımı etkilemez.
Ak Partinin 4.6’lık oyunun nereden geldiğini, yani kaynağını henüz bulabilmiş değilim. Vaktim olduğunda yüzde birin altında oy alan partilerin oranlarının içinde arayacağım, Ak Partinin oylarını.
Her ne kadar hesabıma güvensem de gözden kaçırdığım bir şeyler olabilir diye de düşünüyorum, ama henüz içinden çıkabilmiş değilim.
-Ülkede iki kişiden bir ak partili-
BİRİYLE AK PARTİ ALEYHİNDE KONUŞURKEN DİKKAT EDİN!
SİZ AK PARTİLİ DEĞİLSENİZ, KARŞINIZDAKİ MUTLAKA
AK PARTİLİDİR.