Türkiye Cumhuriyeti´ni kendi tekelinde sananlar, milletten kopuk sırça köşklerde yaşayıp halka bidon kafalı diyenler şimdi her biri birer köşeyi ağlama duvarına çevirmiş kaybetmenin dayanılmaz ezikliği içinde kıvranmaktalar.
Gül´ün Devri-mi başlıyor, Gül´ün devrimi mi başlıyor, her kafadan bir ses ama demokrasinin zaferi diyenler ağırlıkta. Gül devri, Lale devrini andırıyor, Osmanlı´nın en rahat ve zengin olduğu yıllar akla geliyor. İnşallah milletimiz önümüzdeki devirde ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda en rahat dönemini yaşayacaktır.Gül devrimi barışın simgesi olarak kabul ediliyor. Milletle devletin barıştığı bir sürecin içine giriyoruz. Şimdiye kadar birileri milletle devletin arasına engeller koymuş, devletin soğuk yüzünü göstermiş, Cumhurbaşkanlığı makamını birilerinin en yüksek tepedeki kalesi olarak görmüş ve göstermiş, şimdi düşüyor diye gözyaşı dökmekle meşguller. Oysa kale de milletin, taş da milletin, iş de milletin.
Gül barışın, sevginin, bolluğun, şefkatin sembolüdür. Gül özlemin de sembolüdür. Gül devri, Gül devrimi her neyse ikisi de aynı kapıya çıkıyor memleketimizde bir çağı kapatıp bir çağı açacak diyenler de var. Göbek adı Cumhur olan, Cumhuriyet Bayramında dünyaya gelen, Çankaya seçimleri evlilik yıldönümü olan Abdullah Gül Cumhurbaşkanı oluyor. Ne zaman bugün. Aylardan Ağustos Günlerden Salı.
Türk milletine pranga vurmaya çalışanlar göreceklerdir ki Gül o prangaları kıracak milletimizin önünü açacak, devletimizi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına sokacak bir performans gösterecektir.
Kimileri onun soyuna çamur atmaya kalkışıyorlar. 70 göbekten öz be öz Türk olan Gül´ü yıpratmak için her şeyi yapıyorlar. Anadolu insanının eşlerinin büyük çoğunluğunun başındaki örtüyü Hayrunnisa Hanımefendi´ye çok görüp halktan kopuk yaşaması için çağrılar yapıyorlar. Hakaretler ediyorlar. Ama Gül´ler Gül´de bulunan nezaket, hoşgörü ve güleryüzle onlara gülüp geçiyorlar.
Karşı duranları anlamak o kadar zor ki. Neyi kaybettiler, kime yenildiler, orası neresiydi ki bu kadar üzüntü ve yasa boğuluyorlar? Kimin malını kimden saklıyorlar? Cumhur´un Başkanı. Onlar içlerinden haset ve fesat ettikçe işleri de rast gitmiyor. Kinlerinden ve hasetlerinden çatır çatır çatlıyorlar. Çankaya´da millet gibi düşünen, millet gibi giyinen, millet gibi yaşayan biri olacak diye adeta hüngür hüngür ağlıyorlar.
Oysa Gül´ün önümüzdeki aylarda ve yıllarda gayretini görenler bu yaptıklarından utanacaklar, boşuna karşı çıkmışız, tam bir devlet adamıymış diyecekler. Eşinin başındaki örtüye, inancından dolayı örttüğü başörtüye bu kadar kin duyanlar aslında neye kin duyduklarını sanıyorum biliyorlardır. Devletin başında rakı içmeyen, inançlara saygılı, güleryüzlü, namaz kılan, milletini düşünen birisinin olmasında hele Gül gibi son derece nazik, kibar ve hoşgörülü birinin olmasından ne diye bu kadar gocunuyorlar? Artık bazı şeyleri anlamanın zamanı geldi. Gelin düşmanlığı kini, nefreti bırakın, kardeş olun, birlik olun, bir ağacın kökleri gibi olun. Olun ki türkün gücünü dünyaya gösterelim. O dünyayı yönettiğimiz, bir mektubumuzla Fransayı dize getirdiğimiz günlerin daha iyisini 21. yüzyılda yaşayalım. Korkmayın sizin yaşantınıza asla karışan olmayacaktır. Siz içkinizi de için, aleminizi de yapın. Ama milletin malını yemeyin, sizden olmayanlara küfretmeyin. Gül bu memlekette laikiyle İslamcısıyla, Kürdüyle, Türküyle nasıl bir arada yaşanacağını göstermek için elinden geleni yapacaktır. Gelin birlik olalım ülkemizin düşmanı dış güçlere karşı tek bilek tek yürek olalım. Gül Devri Hayırlı olsun….
|