|
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, millet olarak hepimizin Cumhurbaşkanıdır. Milli İrade öyle tecelli etmiştir. Asker de bizim askerimizdir. Bu millet askerimizi de Cumhurbaşkanımızı da birbirinden ayırmaz. Ayırmak isteyenler memlekete en büyük zararı verirler. ARTIK BÜTÜNLEŞME ZAMANI Türk Milletini şimdiye kadar birbirinden ayırmaya çalışanlar, devletle millet arasına engeller koyanlar 16 imparatorluk kurmuş, dünyayı yüzyıllarca yönetmiş Necip milletimizi güçsüz bıraktılar. Artık birleşme bütünleşme zamanı geldi. Kaldırın aradaki engelleri, kaynaştırın devletle milleti, atın adımları uzatın ellerinizi ve tarihi buluşma gerçekleşsin. Düşmanlar çatlasın dostlar sevinsin. Türkiye Cumhuriyetini dünyanın en güçlü devleti arasına girdirelim. Bir metrelik başörtüsü bu kaynaşmaya engel olmamalı. Bu millet Ordusuna Peygamber Ocağı adını vermiştir. Her Türk vatandaşı seve seve askerlik görevini yapmakta ve gurur duymakta. Buna karşılık Abdullah Gül gibi bir şahsiyeti Cumhurbaşkanı seçerek devletle milleti kaynaştırmak istemiştir. Cumhurbaşkanımız da bizim Cumhurbaşkanımızdır. Başbakanımız millet tarafından seçilmiş ve bizi yönetsin diye yetki verilmiş bir şahsiyettir. Ülkenin Başbakanıdır. Milletin Başbakanıdır. Türkiye'yi bölmek, parçalamak, zayıf düşürmek isteyen dahili ve harici düşmanlar yıllardır nifak tohumları ekmekle meşgul olmuşlar, milleti birbirinden, devleti birbirinden ayırmaya çalışmışlardır. Ne zaman devlet millet yakınlaşması olsa bir nifak ortaya atıp birbirinden uzaklaştırmışlardır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan tüm milletimizindir. Hiç kimsenin tekelinde değildir. Benim dedem Mehmet Uğurlu İstiklal Savaşında yıllarca kahramanca savaşmış, Atatürk'ün komutasında gazi olmuş şeref madalyası almıştı. Öteki dedelerim Çanakkale'de şehidolmuştu. Bu vatan bizim. Kim vatanımıza göz dikerse karşısında ilk bulacağı kişi bizleriz. Vatan da bizim, bayrak da bizim, Kur'an da bizim Ezan da. Cumhurbaşkanımız da bizim canımız ciğerimiz, Ordu da bizim Asker de bizim canımız ciğerimiz. İkini birbirinden ayırmaya kalkışmak bu ülkeye verilebilecek en büyük zararı verecektir. Düşmanlar sevinmekte ve keyifle gülmektedir. Neyi paylaşamıyoruz? Vatanımıza, bayrağımıza bir zarar gelecek olsa ben inanıyorum ki en başta Sayın Abdullah Gül ve Sayın Erdoğan en sert tepkiyi gösterecektir. Her ikisinin de gönüllerinde milletini yüceltmek, vatanını korumak, devletini yüceltmek olduğuna canı gönülden inanıyorum. Tüm milletimiz de bunu böyle biliyor. Hal böyleyken birilerinin yok efendim 30 Ağustos'ta asker yüzünü o tarafa döndü müydü, dönmedi miydi, resepsiyona eşsiz miydi eşli miydi, darbe olur muydu olmaz mıydı diye ceviz kabuğunu doldurmayacak şeylerle gerilim oluşturmaya çalışması, şu benim Cumhurbaşkanım değil diyerek millete saygısızlık etmesi bu memlekete yapılacak en büyük zarardır. Artık yepyeni bir sayfa açma zamanı geldi. Türkiye bu fırsatı bir daha kaçırmamalıdır. Askerimiz darbe yapan, dindarlığa karşı çıkan asker olarak gösterilemez, gösterilmemeli. Birileri askeri bir diğeri siyasetçileri tahrik etme yöntemini bırakmalı. Asker de siyaset de sivil de gelin bu memleketi daha ileriye nasıl taşırızın cevabını birlikte aramalı. Vatanımızı memleketimizi belalardan nasıl koruruzun telaşına düşmeli. Şunu unutmamak gerekir ki millet olmadan devlet olmaz, devlet olmadan millet ayakta kalamaz. Bir zamanlar biz ne millet nem milletmişiz ki gelmişiz dünyaya medeniyet nedir öğretmişiz.
|