Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması ile beraber, medyanın tüm projektörleri, Abdullah Gül üzerinden adeta Kayseri’ye çevrildi.
Yaklaşık dört aydır neredeyse her gün, ulusal medyada Kayseri ile ilgili ve ilişkili bir haber mutlaka yer almakta.
Sayın Abdullah Gül’ün yedi göbek dedelerinden başlayan, inceleme ve araştırmalar, haber değeri olsun olmasın, acaba bir şeyler elde edebilir miyiz iştiyakıyla alabildiğince süratli bir şekilde devam ediyor.
Daha çok, Ruşen Çakır, Soner Yalçın ve Can Dündar eksenli araştırma ekipleri, adeta Kayseri’de tüm kademelerde, yalan yanlış, düzmece kurmaca yayınlarıyla araştırmalarına devam ediyorlar.
Gül ve muhterem eşinin soy kütükleri didik didik edilerek yapılan araştırmalar, tüm akrabayı taallukat, eş dost akranı da içine alacak şekilde gün be gün genişletiliyor.
Sayın Gül’ün doğum yaptıran ebesinden, kirvesine; sünnetçisinden düğününe, ilk mektep hoca ve arkadaşlarından mahalle imamına, okuduğu okullar, gezdiği sokaklar, yaşadığı mahalleler, gittiği camiler, ziyaret ettiği büyükler, okuduğu kitaplar, abone olduğu dergiler, gazeteler, aldığı maaşlar, verdiği bahşişler, kaçırdığı vakitler, yurt dışında takıldığı yerler adeta tek tek araştırma konusu yapılıyor.
MTTB – Ak Parti arasındaki süreçteki siyasi hayatı, okudukları, etkilendiği yazarlar, ezberlediği şiirler, konferanslarına katıldığı hatipler, etrafında kader birliği ettiği dostları da yetmezmiş gibi oniki Eylül öncesi siyasi atmosferi içindeki Kayseri’de Akıncılar kapsamında yapılan faaliyetler, yürüyüşler, mitingler, kamplar ve tüm olaylar da projektör altına alınıyor.
Neresinden, nasıl irtibatlandırırız, bir ucundan nasıl bir karanlık noktaya ulaşabiliriz kaygısıyla yapılan araştırmalara, maalesef birçok hemşehrimiz de iyiniyetle alet olmaktalar. Kayseri tabiriyle, pırıl pırıl, hümayun gibi tertemiz Gülümüz için yapılan araştırmalar, ancak onu halk gözünde daha büyütmeye yarıyor.
Kayseri Televizyonları uyduda neden yok?
Kayseri’de yayın yapan yerel televizyon kanalları maalesef binlerce uydu kanalı içinde yoklar.
Her geçen gün yaygılaşan uydu üzerinden televizyon izleme oranındaki artış, Kayseri de bile yerel kanallarımızın izlenebilirlik oranını önemli ölçüde azaltmakta.
Şehir dışından veya yurt dışından herhangi bir hemşehrimizin sıla özlemini giderebilecek tarzda Kayseri’den haberdar olma imkanları da yok!
Belediyecilik açısından ‘Örnek ve model şehir’ Kayserimizde yapılan icraatların ve yeniliklerinde örnek olduğumuz şehirler tarafından televizyon üzerinden takibi de mümkün değil aynı zamanda.
İnternet üzerinden elbette, dünyanın her tarafından şehrimizdeki televizyonlara erişebilmek mümkün, ama gerek yayın kesikliği ve gerekse izleme alışkanlığı açısından o kadar da pratik değil.
Ülke genelinde büyüklük ve gelişmişlik olarak Kayseri’nin kat kat gerisinde olan iller ve hatta ilçeler bile uydu üzerinden izlenebilirken, ‘örnek ve model’ şehir Kayseri’nin esamesi bile okunmuyor.
Ekonomik boyutu ve frekans tahsisi gibi konular aşılması mümkün olamayan konular değil.
40 bin nüfuslu Karadeniz’in ilçeleri bile bu konuları aşmışsa Kayseri gibi, tüm yurda ve dünyaya hitabeden bir şehir için aşılamayacak engel olmaması gerekir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi, her seferinde Cumhurbaşkanımızı, Kayseri’deki kutlanma görüntülerinin cd’lerini istediği gibi bir durumda da bırakmamak gerekir. Kendi memleketi ile ilgili hadiseleri, Kayseri televizyonlarından uydu üzerinden direk izlemek elbette en çok onun hakkı. Bu konuyla ilgili, sorumluluk sahiplerinin bir kısım adımları, gecikmeden atmaları lazım.
Elini aç, Gözünü aç, Kapını aç,
ama, AĞZINI AÇMA