|
Türkiye tam Ramazan ayına gireceği günün arifesinde, 11 Eylül günü büyük bir felaketten belki de Allah'ın yardımıyla, Türk polisinin gerçekten müthiş becerisiyle kimsenin burnu kanamadan kurtuldu. Bomba yüklü minibüs neydi, kimler koymuştu, 300 kiloluk dev bomba patlatılarak ne yapılmak isteniyordu, ya da patlatılmayarak ne mesaj verilmek istenmişti? Hatırlayalım son birkaç günlük iç ve dış olayları peş peşe sıralayalım. Amerika'nın PKK'lılarla her gün görüştüğü basında çıkmıştı. Türkiye buna sert çıkmış, ABD Büyükelçiliği olayı yalanlamıştı. Ardından İsrail savaş uçaklarının yakıt tanklarını bizim topraklarımıza havadan bırakması krizi ortaya çıkmış, Türk Dışişleri sert tepki göstermişti. Ve en son olarak da tanklarımız Kuzey Irak'ta sıfır noktasına konuşlandırılmış oraya büyük bir askeri yığınak yapılmıştı. Kavram olarak sıralayalım. Kuzey ırak, PKK, ABD, İsrail, 11 Eylül, tanklar, yakıt tankları… Ardından gelen küçük bir atom bombası şeklinde hazırlanmış ancak patlamadan etkisiz hale getirilmiş bir bomba yüklü araç. Aslında bomba yüklü bir mesaj. Yine hatırlayın uluslar arası medyada son üç dört gündür Ladin kasetleri dolaşmaya başladı. Yani işi şu noktaya getiriyorlar. Ladin kaset gönderdi, 11 Eylül'ün yıldönümünde El Kaide Türkiye'yi kana bulayacaktı. Peki neden? Neden El Kaide Türkiye'yi kana bulasın? Öncelik Türkiye mi? Ben hiç öyle olduğunu sanmıyorum. Ama bunu kullananlar öyle bir zamanlama ile mesaj gönderdiler ki anlayabilen anlamıştır sanırım. Mesaj bence şu; Ey Türkiye sen ne yapmaya çalışıyorsun. Kuzey ırak sınırına tankları yığdın, her an operasyon yapacağım diyorsun, bizi dinlemiyorsun, bizi takmıyorsun, İran ile ilişkini sonlandır diyoruz ama sen anlaşma üstüne anlaşma yapıyorsun. Hatta İran ile anlaşıp aynı anda Kuzey Irak'a girmeyi hesaplıyorsunuz. Her şeyi biliyoruz. Sonra tutturmuşunuz İsrail'e tepki gösteriyorsunuz. Siz ne yapmak istiyorsunuz. Bakın bu bir mesajdır. İstersek Türkiye'de bir anda dev bir bomba patlatıp ülkeyi büyük bir acıya sürükleyebiliriz. Hatta Başbakanlık, Genelkurmay, Bakanlıklar hepsi bu bombanın etkisi alanına girerdi. Bakın patlatmadık. İhbar edip sizi uyardık. Bizden korkun. Bize tabi olun. Biz istemezsek Kuzey ırak'a giremezsiniz. İran ile anlaşmanızı hemen feshedin. Yoksa tehlikedesiniz. İsrail ile de uğraşmayın. Bakın asıl düşmanınız El Kaide'dir. Bomba düzeneğine bir bakın. Tam El Kaide'nin tarzı. İstanbul sinagog bombası ile aynı. Demek ki sizin düşmanınız İslamcılar. Siz bunu görmeyip daha PKK deyip duruyorsunuz. Aklınızı başınıza alın. Yoksa ikinci bir 11 Eylül de sizin başınıza gelebilir. Benim anladığım mesaj bu. Bilmem başkaları nasıl anladı? İlk ihbar CİA'dan gelmiş diyorlar. CİA nereden biliyordu da bizim polisi uyardı? Hayret verici gelişmeler. Ama bu işlerin tam da bu Kuzey ırak, PKK-ABD ilişkisi, İsrail'in tankları hepsinin arka arkaya gelmesi özellikle de Türkiye'nin İran ile anlaşmayı feshetmeye yanaşmaması bence tam düğüm noktasıdır.
|