|
Aa, diyecekler beni tanıdığını zannedenler; Nasıl olur bunca yıl başörtüsünden dolayı sıkıntı çeken biri başörtüsünün yasa ile serbest bırakılmasına karşı çıkar..!? Evet, ben başörtüsünün serbest bırakılmasına karşıyım. Evvel emirde şunun altını çizerek belirtmeliyim; Medya da, YÖK'ünden höküne kadar herkes, başörtüsü serbest bırakılırsa, başörtü örtmeyenlere mahalleden başlayan bir baskı olur diye bağrışıyorlar. Abe mankafalılar: Adaletin varlığı zalime bir baskıdır. Namusun-ahlakın mevcudiyeti, ahlaksız-namussuzlara-hırsızlara bir baskıdır. Bizzat adil olan, baskıcı olduğu için değil, zalim gibi baskı uyguladığı zaman zaten adil olmaktan çıkar. O zaman, muhtemel bir baskıdan dolayı adaletin yerine getirilmesine baskıyla taş koyalım öylemi, kafadan bacaklılar..? Muhtemel baskıyı bırak da, şu uyguladığınız baskının nasıl zalimce olduğuna bir bakınız. *** Anayasayla- baba yasayla serbest bırakılmış bir başörtüsünü ben örtmem… Tıpkı yasayla yasaklanmış başörtüsünü çıkarmaya direndiğim gibi… Kim yetki vermiş, yasa yapıcılarına, başörtüsü serbest veya yasak şeklinde yasa yapın diye..!? Allah'mı..!? Bir inancın gereği olan dini prensipleri, Allah'ın emir ve yasaklarını, bir gurup insan bir araya gelerek ne serbest olduğu ve nede yasak olduğu ile ilgili bir kararı alamaz. Alınırsa gayrimüslim termolojisinden bir ifadeyle söyleyeyim, bu karar, teokratik bir karar olur. Yasaklarlarsa da, yine aynı şekilde bu karar teokratik bir karar olur. 'İslam devleti' diye kendisine 'İslam' sıfat kılınan bir devlet bile böyle bir yasa çıkaramaz. ( kaldı ki İslam Devleti diye bir saçmalık olamaz) Müminlerin dünyasındaki teşri makamı hilafet'tir. Hilafet de, eşittir 'İslam devleti' değildir. Ne kadar ot yiyip, ne kadar dışkı çıkaracağından ibaret olan bu günün modern mantığının Hilafeti anlama şansı ve imkânı yoktur. Hilafetin bir coğrafi sınırı yoktur. Hilafet sınırsız ve sınıfsızdır. Hilafetin yaslandığı bir etnik köken, bir ırk, bir sınıf yoktur. Bir yazılı yasa yapmaz. Aslında insanları, bir biçime, bir yapıya mahkûm edecek yasaları ortadan kaldırmaktır varlık nedeni. Hilafet, kelime-i tevhidin 'La'sının bir yeryüzü tecellisidir. Hilafet, mülkün insanlar elinde dolaşan bir 'devlet' haline gelmesini engelleyebilecek, yeryüzünde adaleti sağlayabilecek insanlığın yegâne-biricik imkânıdır. Hilafet dışındaki, adı ve sıfatı ne olursa olsun, bütün modern-post modern sistemlerin-devletlerin tamamı teokratik olmak zorundadır. Başörtüsü bir inancın teşekkül ettirdiği tesettürün bir parçasıdır. Onun için başını ancak mümine olan özgür kadınlar kapatabilir. Tesettür, evvel emirde, bir iman ve aşkın oluşturduğu, iman ve aşk ahlakının dışa vuran formudur. Bütün yazılı yasa oluşturan yapılar, bu yapıyı kollamak ve korumak için oluşturulan ideolojilere ve hurafelere yaslanmak zorundadır. Onun için zalim karakterlidir. En iyisi bile kendi içinde adil, başkasına zalimdir. Benim iman-aşk ve ahlakımı yasalar belirleyemez. Yasalar işkembeden işlerle ilgilidir. Dünyaya, işkembe deliğinden bakanlarla kalbin gözünden bakanların farkıdır bu. Ne yazık ki, bu farkın bile farkına varabilecek seviyede değilsiniz. Vesselam.
|