Geçtiğimiz günlerde Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına seçilmesinden sonra, iki Cumhurbaşkanı çıkaran şehir olma ünvanı alan Kayseri aynı zamanda meşhur iki şairin de doğduğu bir şehir.
Dünya görüşleri ve duruşları tamamen birbirine zıt olan Behçet Kemal Çağlar, Kayserili olmakla beraber, 1908 Erzincan’da, İsmet Özel de 1944 yılında Kayseri’de dünyaya gelmiş. Birisinin mezuniyeti Kayseri Lisesi’nden, diğerininki Ankara Gazi Lisesinden.
Kimilerine göre Cumhuriyet döneminin en önemli şairi sayılan Behçet Kemal, kimilerine göre de yükselmenin yolunun rejimin önderlerine yalakalık yapmaktan geçtiğine inanan bir şair.
B.Kemal Çağlar, aslen B.Bürüngüzlü. Babasının memuriyeti gereği Erzincan’da doğmuş. İlk orta ve liseyi Kayseri’de okumuş. Yüksek Maden Mühendisi ve bir süre Fransa’da bulunmuş.
Küçüklüğünden beri şiir okuma ve yazmaya olan merakı, 1923 yılında M.Kemal’in Kayseri’ye gelişinde, kendisinin ‘hacer-i muallak ve mirac’ olarak adlandırdığı balkondan kendi yazdığı/kimilerine göre babasının yazdırdığı şiiri okumasıyla ‘Atatürk aşığı’ şeklinde tezahür etmiş.
Yazdıklarında, ikiyüzlülük, riya, yalakalık yok ise tam anlamıyla bir ‘Atatürk Sevdalısı.’
Şiirlerinde, dinin kutsal saydığı ne kadar inanç değeri varsa bunları Atatürk’e atfetmiş ve ona alenen ve resmen (haşa) ‘ilah’ konumunda iman etse de, sonraları fazla ileri gittiğini anlayarak, Atatürk’ü peygamber mesabesine indirmiş, ona Süleyman Çelebi’nin yazmış olduğu Mevlid-i Şerif’i nisbet eden, bir şiir yazıp, gezmiş olduğu Anadolu şehirlerinde okumuş:
Ger dilesiz, bulasız oddan necat,
Mustafa-yı ba Kemal’e es-selat!...
Behçet Kemal’in gözünde, Atatürk; yaradan, dünyanın en büyük ölmezi, cennette ne varsa getiren, her yerde olan, Asya’nın kahhar kılıncı, karaya çıkan ilah ve her işe onun adıyla başlanan bir ilah konumunda.
Ayrıca onuncu yıl marşının söz yazarı da o.
1934 yılında M.Kemal tarafından Çankaya’ya davet edilir. Sofra başına oturur oturmaz, ‘Milli şair geçiniyorsun, kara cahil olup olmadığını anlayalım, bize şöyle taş devrini tunç devrini anlat bakalım!’ diyerek azarlar Atatürk.
Şaşkına dönen Behçet Kemal, ‘Benim takrir iddiam yok. İzin verin içeri geçeyim’ diyerek izin alır ve on dakika sonra geri dönerek içeride yazdığı şiirini okur: ‘Sorma, dünya tarihi, bana kaç devre diye; / Ömrümün tarihini sen böldün, üç devreye: / Senden evvel, seninle, senden sonra devri var./ İptidai ve meçhul, bir kablettarih kadar, / İşlenmiş bir yeri yok, günlerce evir, çevir / Taş devri ve tunç devri, senden evvelki devir."
Bu mısralarla, Atatürk'ün yüzündeki sert çizgiler gevşer. Gülüşürler.
Atatürk "Ben bu çocuğu ilk defa Kayseri'de, karşımda nutuk söylerken tanımıştım" diye sofraya takdim ettiği Çağlar'a döner ve der ki:
"Senin yaptığın şairlik değil, Kayserililik... Ama beni aldatabildin ya, sen ona bak..."
Behçet Kemal, böylesine kıvrak ve uyanık, Kayserili bir şair…8 yıl Erzincan milletvekilliği yapan Çağlar 25 Ekim 1969’da ölmüş.
İsmet Özel’de 1944 Kayseri doğumlu.. Bu ünlü şairin, kendi tabiriyle ‘Cumhuriyetin kulu’ dediği babası da memur. Siyasal okumuş, Fransız Filoloji mezunu. Behçet Kemal gibi iyi derecede Fransızca biliyor.
1963 yılında şiir ve sanat dünyasının içinde bulur kendini.
1970’e kadar iki şiir kitabı yayınlanır ve özellikle o zamanların popüler düşüncesi sosyalist çevrede oldukça ilgi görür. Ataol Behramoğlu ile beraber ‘Halkın Dostları’ dergisini çıkarır. 1974 yılına geldiğinde büyük bir kırılma yaşar ve içinden çıkıp beslendiği sosyalist düşünce çizgisinden, ruhi ve fikri bir dönüşüm gerçekleştirerek, varlığının ve eşref-i mahlukat oluşunun farkına varıp Müslüman olur: ‘ham yüreğin pütürlerini geçtim / gövdemi alemlere zerkederek / varoldum kayrasıyla Varedenin / eşref-i mahlûkat /nedir bildim.’
Türk şiirinin yaşayan en önemli şairlerinden olan İsmet Özel’in şiir ve makale alanında kaleme almış olduğu otuza yakın kitabı bulunuyor.
Ufuk açıcı, misyon oluşturmaya yönelik fikirlerinin bir tezahürü olarak İstiklal Marşı Derneği’ni kurdu. ‘İstiklal Marşımızı, hayatımıza yön verici bir metin’e dönüştürme gayretiyle, çalışmalarına devam ediyor.
B.Kemal Çağlar, Kayseri Lisesi mezunu olmasına rağmen ‘Kayseri Lisesi’nin nura koşamayan’ gençlerinden, İsmet Özel, Ankara Gazi Lisesi’nden mezun olmasına rağmen, nuru yaymakla görevli kılmış kendini.
Biri yükselmenin yolunun, rejimin önderlerine ‘yaradanım, ilahım’ diyerek, yalakalanmaktan geçtiğine inanıyor, diğeri dünyevi değerleri elinin tersi ile iterek, Allah katında yükselme peşinde.
Biri onuncu yıl marşıyla M.Akif’in yerine göz dikip, ayağını kaydırmaya çalışan bir şair, diğeri İstiklal Marşı Derneği ile Akif’in misyonunu hakim kılmak üzere gayret eden bir şair.