DUYDUNUZ MU?
*Başbakan'ın Bush ile görüşmesinde tavizsiz bir tutum sergilediğini,
*Amerika'nın Türkiye'nin kararlı tutumu karşısında operasyon için istihbarat verelim demek zorunda kaldığını,
*8 erin serbest bırakılması ile ilgili tartışmaların devam ettiğini,
*Cumhurbaşkanı Gül'ün de bu serbest bırakılma tiyatrosundan rahatsız olduğunu dile getirdiğini,
*Cumhurbaşkanı Gül'ün ikinci gezisini Azarbeycan'a yaptığını,
*Bahçeli'nin Bush-Erdoğan görüşmesinde Türkiye'nin hiçbir şey elde edemediğini iddia ettiğini,
*Başkan Haseki'nin babası Kemal amcanın Hakkın Rahmetine kavuştuğunu,
*Pakistan'ın karıştığını ve oradaki dindarlara yönelik gözaltı ve tutuklamaların binlerle ifade edilmeye başlandığını,
*YÖK Başkanı Teziç'in görev süresinin 8 Aralık'ta sona ereceğini,
*Başbakan Erdoğan'ın Amerika'dan sonra ziyaretini değiştirip Brüksele uçarak orada operasyon ile ilgili zemin yokladığını.
OPERASYON YAPILACAK
Türkiye her halukarda operasyon yapacak. Amerika ister yardımcı olsun ister olmasın. Avrupa Birliği ister karşı çıksın ister çıkmasın. Bu olacak. Başbakan da bunu defalarca net bir şekilde açıkladı. Belki çok büyük bir operasyon olmayacak ama PKK'yı bitirme noktasında bir hayli etkili olacak operasyon mutlaka yapılacak.
BAŞBAKAN MİLLETİN BAŞINI DİK TUTTU
Erdoğan Bush görüşmesinde dikkat ettiniz mi bilmem Bush ayak ayak üstüne atınca Erdoğan da atıyordu, Bush nasıl bir atraksiyon yapmak istese Erdoğan bir fazlasını yapıyordu. Orada Türkiye'nin başını dik tutmaya çalıştı ve başardı. Bush daha gergin görünüyordu. Erdoğan ise daha rahat duruyordu. Kararlıydı. Hatta Ulusal Basın Kulübünde yaptığı konuşmada gerekeni fazlasıyla söyledi. Milletten puan aldı.
BAHÇELİ'NİN TEPKİSİ FAZLA MI SERT?
Başbakan Erdoğan'ın Bush ile görüşmesini en sert eleştiren MHP Lideri Bahçeli oldu. Dağ fare doğurdu dedi, fiyasko dedi, Türkiye hiçbir şey alamadı dedi. Bu kadar sert eleştirmek doğru mu? Amerika bence Türkiye karşısında zorlandı. Zorlandığı için de oldukça gergin görünüyordu. Türkiye'yi kaybetmek istemiyordu. Onun için istihbarat verelim diye geçiştirmeye çalıştı ama Erdoğan daha sonra yaptığı konuşmada operasyonu Türkiye'nin yapılacağını söyledi.
VEKİL'İN KOCASI DAĞDA OLURSA
Öyle bir süreç yaşıyoruz ki hem acaip hem garaip. DTP'li milletvekilinin kocasının dağda terörist olduğuna dair iddialar ortaya atılmış durumda. Bu durum doğru ise vay Türkiye'nin haline vay. Bu durum daha yeni mi öğrenilmiş, yeni mi ortaya çıkarılmış. Bu ülkenin savcısı, emniyeti, istihbaratı yok mudur? Buna nasıl izin verilebilir. İnsanın aklı almıyor. Milletvekili olmak bu kadar kolay mı? Devlet memuru olmak için bile kırk dereden kırk su getirmek gerekirken dağdaki teröristin eşi nasıl olur da vekil olur?
KAÇIRILAN ASKER TÜRK'ÜN YEĞENİ Mİ?
Milli Gazete dün ilginç bir iddia ortaya atmış. Kaçırılıp daha sonra da PKK propogandası yapılarak teslim edilen erlerden birinin DTP'li vekil Ahmet Türk'ün yeğeni olduğu iddia edilmiş. PKK'nın da ilk günler onun ismini açıklamadığı daha sonra ise ismini açıkladığına vurgu yapılmış. Hal böyleyse yine Türkiye için vah vah… Bu işte bir bit yeniği olduğu öteden beri söyleniyordu. DTP'li vekilin yeğeni PKK'ya rehin olacak sonra onu kurtarmak için yine DTP'liler gidecek dağda Apo posterleri önünde şov yaparak PKK propogandası yapılarak teslim alınacak hem de imza karşılığı. Bakan Şahin boşuna sevinemedim dememiş. Zaten Türkiye'de kimse rehin askerlerle ilgili konuşmuyordu. Hatta hükümet bu konuda medyaya yasak getirmek istiyordu. Olmadı.
CUMHURBAŞKANIMIZ DA AYNEN BİZİM GİBİ SÖYLEDİ
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül dünkü benim yazımda da bahsettiğim gibi erlerin teslim edilmesinin örgüt propogandası şeklinde olmasını içine sindiremediğini söylemiş. Doğru söylemiş. Aslında bu rehin olayında PKK'nın yanı sıra Amerika'nın da birinci derecede eli var. Bakın Başbakanımız Amerika'ya giderken erler serbest bırakılıyor. Türkiye'nin eli zayıflatılıyor. Hele askerlerin PKK'lı kadın teröristlerle vedalaşması yok mu o insanın kanına dokunuyor.