Avrupa’da hadi el öptürdün ancak, Türkiye’de hele hele Kayseri’de gücün yetmiyorsa öpeceksin babanın elini…
Yok hakemmiş, yok şuymuş yok muymuş…Çıkacaksın sahaya göstereceksin marifetini…
Çirkeflikle, kavgayla, küfürle, yok öyle Kayseri’de maç alan… Biz görmedik böyle babayiğit…
Aslında ilk otuz dakikaya kadar her şey normaldi… Semih Fenerbahçe’yi sevindiren golü de attı… Kayseri tarafında ne kavga, ne gürültü koptu…
Edu futbola yakışmayan hareketlerle önce sarı kartı gördü. Ardından kendini hentbol oyuncusu sandı ve topu elle kesince kırmızı kartla oyundan atıldı. ..
İşte bu dakikadan sonra gerginlik başladı.
Eee. Kolay mı Fenerbahçe on kişi kaldı..(!) Tekmeler, tokatlar, hakemin görmediği hareketler, kafa atmalar.. Futbol bitti, uzak doğu sporları başladı..
Pes doğrusu…
Baksanıza Leonardo ne hale geldi… Adamın köprücük kemiğinde kırık var hem de iki yerinde… Sanki savaştan çıktı..!
Amaa bunun hesabı tabii sahada verilecekti. Daha güçlenen bu maçı almak için daha da azim kazanan taraf Kayseri oldu.
Mehmet Eren Leonardo’nun yerine girdi. Arası pek geçmeden golünü attı…
Tribünler yıkıldı adeta…
Kim sevinmezdi ki bu gole..
Sarı-lacivertliler on kişi kalmanın acısı ile tekme tokat girmeye ikinci yarıda da devam etti.
Aslında çok tartışmalı, çok konuşulacak hareketler çıktı karşımıza…
Lugano, Carlos, Volkan , Deivid, Aurelio ve Semih gibi futbolcuların hareketleri gerçekten futbol adına çok çirkin şeylerdi. Resmen hakemin gözü önünde Deivid, Ali Turan’a kafa çaktı… Carlos Ragıp’ı yere indirdi… Aurelio sağa-sola yumruklar savurdu…
Bu olayları Türkiye izledi…
Tüm bunlara rağmen Kayserispor’un aslanları yerle bir etti koskoca Avrupa takımını..(!)
Tekmede yediler, kafada yediler, küfürde yediler ama yinede Fenerbahçe kalesine ikinci golü gönderdiler.
Helal olsun Kayserispor’a…
Helal olsun Tolunay hocaya…
Helal olsun ki Fenerbahçe’ye uymayan taraftarımıza…
Helal olsun…