16 askerimizin şehit edildiği hain PKK pususunda, çatışmadan sonra esir alınan 8 askerimiz, şu anda Van askeri cezaevinde mahkum.
Askeri disiplinsizlik, emre itaatsizlik ve izin almadan bir başka ülke sınırına geçmekten dolayı haklarında kuvvetli delillerin bulunduğu askerlerimiz, maalesef, terör örgütünün propaganda malzemesi haline getirildi.
Fotoğraf ve görüntüleri, terör örgütü tarafından çekilip, dünya kamuoyuna, daha biz kaybolan askerlerimizi aramakla meşgulken duyuruldu.
Terör korkusu altında çekilen görüntü ve can korkusu altında verdikleri beyanatları, cam kupa bardak içinde pkk ikramlarını yudumlarken tüm dünya kamuoyuna duyuruldu.
Esir askerleri, sırtı pek, karnı tok ve mütebbessim bir şekilde pkk terör örgütünün elinden alan milletvekilleri, planlı – proğramlı bir şekilde pkk’nın propaganda malzemesi haline geldiler.
Aynı zamanda devlet yetkililerinin, esir askerleri kurtarma konusunda ‘parmaklarını bile oynatmadıkları’ izlenimi verildi bütün dünyaya.
Olay tamamen terör örgütünün iyiniyet(!) şovuna dönüştü.
Pkk’nın karnı tok, sırtı pek ve mütebessim bir vaziyette, güya kendi parkesini esirlerin sırtına giydirerek burnu kanamadan teslim ettiği esir askerlerin, yurda girer girmez, askeri mahkemede yargılanarak tutuklanması, Türkiye Cumhuriyeti devletini dünya kamuoyu nezdinde karalamaya yönelik propaganda malzemesine dönüştürülmeye çalışıldı.
Bunlar da yetmezmiş gibi birde, 8 askerimizin 6’sının DTP üyesi olduğu yayıldı bütün dünyaya.
Ve bu enformasyon kirliliği içinde bu askerlerin 6’sını terör örgütü irtibatlı Dtp üyesi olduklarına kanaat getirdi herkes.
Seven hill, Lc waikiki’nin terör örgütü bağlantılı olduğu fısıltı haberi gibi bu da milyonlarca insana ilk önce internet yoluyla, ‘her kim bu haberi bir Türk evladı olarak başkalarına duyurmazsa’ kabilinden bir yolla duyurma gayretine düştü.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Yani her 8 Türk askerinden 6’sı Pkk sempatizan veya yandaşı. Yani 80 askerden 60’ı; 800 bin askerden 600 bini terör örgütü sempatizanı!
Aman Allah’ım! Şu gelinen noktaya bakın. Koskoca bir ülke, üç buçuk soysuzun elinde nasıl da oyuncak haline getirilmeye çalışılıyor.
Askeriyeye en alt kademede personel alınırken bile yakın akrabaları içinde dindar insan var mı, yok mu, yakınlarının başı örtülü mü açık mı, evinde dini kitap var mı yok mu diye aylarca istihbarat toplayan, az bir bulgu olduğunda hiç gözünün yaşına bakmadan görevden uzaklaştıran, istihbaratçılar NEDEN Pkk ile savaşmaya gönderdiği askerlerin, askeri personelin sicilini araştırmazlar, bu en büyük gaflet değil mi?
Yoksa, Apo’nun avukatı Hasip Kaplan ve DTP’li millet vekillerinin dediği gibi, ‘irtica ve laiklik konularında TSK ile tamamen hemfikir olan’ terör örgütü sempatizanları, ordu içinde güç kazanmaya mı başladı.
Elbette, birinci tehlike ve tehdit ‘irtica’ olunca, terör örgütü sempatizanı ve bağlısı olan askeri personelinin istihbaratını kim yapacak, ordudan bunları belirleyip kim ayıklayacak, bunlar belli olmalı.
Şu ana kadar DTP üyesi ve terör örgütü Pkk üyesi veya sempatizanı hiçbir kimsenin askeriyeden atıldığını duymadım. Duyanınız varsa söyleyin.
‘Bir insanın akıllı olmasına bir şey dediğimiz yok. Yeter ki; aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın.’ Eflatun