Hiç evlenmemiş bir adamın karısına karaçarşaf giydirirsen, seninle mücadele edecek adamda senin hiç doğmamış oğlunu PKK militanı olarak kandilde görüntüleyebilir mi..!?
Sürmanşetinde, türban sayısı 4’de katladı anket çalışmasını gündeme taşıyan Milliyet gazetesi, birinci sayfada ;’Gül uçakta açıkladı: YÖK’ de inanılmaz şeyler oluyor’ manşetlik haberini altta küçük bir karede veriyordu.
Bu anket, bu haberin ağırlığını hafifletmek amacıyla sürmanşete çekilmiş olmalı.
Bekâra karı boşattırmak istendiğinde, kullanılan en önemli enstrümanlardan biridir anket.
Vatan gazetesi de; ‘Gül’den YÖK’e ağır suçlama’ sürmanşetini Ruşen Çakır imzasıyla çekmiş.
Tabi Ruşen aklı başında bir çocuktur bu manşetle çıksın diye haberi göndermemiştir. Vatan gazetesinin g.y.y.’ nin marifetidir.
Cumhurbaşkanının önüne, rektör adaylarının isimleri konuluyor.
Adayların biri hakkında şöyle bir not eklenmiş dosyasına: ‘Karısı karaçarşafladır. Fakülteye her gün gelir, hocaları tehtid eder…’ bu bilgi notunu görüp şaşıran Cumhurbaşkanı bu adamın derhal araştırılmasını ister, araştırma sonunda insanı güldüren ve bir o kadarda acı bir durumu ortaya çıkarır.
Hakkında karısı kara çarşaflı denilen hoca hayatında hiç evlenmemiş.
Vatan gazetesiyle hayatında hiç evlenmemiş adamın karısına karaçarşaf giydirip fakültede hocaları tehtid ettiren zavallı mahlûk ne kadar benzeşiyor.
YÖK’ deki rektörlük mücadelesinin ne seviyeye geldiğini gösteren bu durumun altını çizmesi gereken medyanın haline bakın.
Paronayak bir durum söz konusu.
Zavallı bu adamlar gerçekten hasta.
Bende kalkıp aynı haberden dolayı Vatan gazetesinin Atatürk’ün eşine hakaret gerekçesiyle Cumhuriyet savcılarına suç duyurusunda bulunsam aynı hastalığa yakalandığım anlamına gelmez mi!?
YÖK’ deki rant rektörlerin elinden alınmadıkça aralarında hukuk ve sınır tanımaz mücadele akıl almaz bir şekilde sürüp gidecektir.
Sadece üniversite sınavlarına giren milyonlarca öğrenciden söke-söke alınan para yüz trilyonları bulmakta.
Medya adamsa YÖK başta olmak üzere bütün üniversitelerin kullandıkları maddi imkânlar üzerine bir araştırmayı bir gündeme taşısın bakayım.
Bilim adamının parayla ne işi var..!?
Bilme para girdimi siyasette girer, her şeyde girer.
Ya vakıf üniversiteleri haline getirip ne haliniz varsa görün diyeceksin ya da bilim adamının yönetimine parayı vermeyeceksin.
Bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum aslanım hadi bakalım vatana hizmet edin diyeceksin.
Öğretim görevlilerini para –makam ve kadın bozmaktadır.
Öğretim görevlilerine parayı devlet verecek.
Makamı yaptığı ilmi çalışmaların karşılığında kazanacak.
Kendilerini eşleri hep yakın markajda tutacak.
Bak bakalım o zaman hayatında hiç evlenmemiş hocanın karısına karaçarşaf giydiren çıkar mı..?
Bazı önlemlerle Yök hastalıktan kurtulabilir.
Ve fakat medyanın hastalığının bir tedavisi yoktur.
Üzülerek belirteyim, Medya umutsuz vakadır.
Vesselam.