|
21 MAYIS 1864 anısına: Bu tarihi hiçbir Çerkez unutmaz, Unutmamalıdır da. Amerika kıtasında Kızılderililerin uğradığı soykırım ne ise Kuzey Kafkasya da, Müslüman Çerkezlerin ana yurtlarında uğradığı da böyle bir katliamdır. Yahudilerin soykırım teraneleri ile dünya kamuoyunun vicdanını istismar etmelerinin gölgesi altında kalan ve gün yüzüne çıkarılmayan Dünyanın en büyük iki soykırımı vardır. Biri Amerika kıtasında vahşi batının Kızılderilileri uğrattıkları soy kırım, diğeri de Kuzey yarım küresinin vahşi çarlığı Rusya'nın Çerkezlere uyguladığı soykırım. Yahudi soykırım tarihi asla bu iki soykırımla kıyaslanamaz. Neden kıyaslanamayacağını merak edenler, geçmişteki nüfuslarına baksınlar. Çok basit bir kıyaslama nasıl bir katliam yaşandığını gösterir: Bizim Kurtuluş savaşı akabinde ki nüfusumuz, şimdiki nüfusumuzun 1/5 kadardı. Kuzey Kafkasya da, sürgünden önceki savaşlarda ölenler hariç nüfusu 4 milyondu. Demek ki Çerkezler bir soykırıma uğratılmamış olsalardı, bu gün Kuzey Kafkasya da 20 milyon nüfusa ulaşacaklardı.. Şimdiki durum ise, Kuzey Kafkasya da, en fazla 2,5-3 milyon bir nüfus, Türkiye de 7 milyon, dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmış 1,5-2 milyon bir nüfus.. Dünyada yaşıyan toplam 10 milyon nüfusluk bir Çerkez toplumu kalmış. Yani Rusya, Çerkez nüfusunun yarısını (10 milyona tekabül eden) katletmiş. * * * Öncelikle Şunların bilinmesi gerekiyor: GÖÇ: İşgal ya da başkaca bir zorlayıcı nedenlerle topraklarında eskisi gibi rahat yaşama olanağı kalmayan bir halkın veya halkların başka yörelere veya ülkelere kendi kararlarıyla gitmeleridir. SÜRGÜN: İşgal edilen ülkedeki insanların tümüyle ve zorla topraklarından çıkartılması ve başka yerlere gönderilmesi ve yerlerine başka halkların ikamesidir. SOYKIRIM (Jenosit): İşgal edilen topraklardaki halkları planlı bir şekilde ve bir daha toparlanamayacak şekilde toptan yok etmek, imha etmek ve yerlerine işgalcileri veya yandaşlarını yerleştirmektir. HİCRET: İşgal edilen vatanlarını kurtarabilmek için inanç ve değerlerini rahatça yaşaya bilecekleri bir yere geri dönmek üzere stratejik göç etmeye denir. *** Kuzeyin Kızılderilileri bu dört unsurun cari olduğu bir durumda vatanlarını terk ettiler. Özellikle İmam Mansur ile başlayan vatan savunması, İmam Şamil'e kadar geçen süre içinde dünya tarihinde nadir görülebilecek kahramanlıklarla doludur. Destanımsı bir savunmanın ardından gelen yenilgi ve İmam Şamil'in esareti son derece dramatik bir sonla neticelenmiştir. İslam'ı özümsemiş Nakşi imamların tasavvuf terbiyesinden geçmiş olan seçkin askerler Hicret ettiler. Osmanlı toprakları, hicret eden muhacirlerin Medine'siydi. Müslüman Türkler ENSAR gibi Muhacirleri bağrına bastılar. 150 Yıldan beri bu aziz toprakları Çerkezler, Medine gibi, Müslüman Türkleri de, ENSAR gibi gördüler. Gazi Osman Paşa'dan başlayarak, Kuşçubaşı Eşref Paşa'ya kadar, adını burada saymakla bitiremeyeceğim yüzlerce Çerkez general-paşa ve yüz binlerce asker, bu aziz milletin son kalesi olan, Anadolu'yu Medine gibi savundular ve savunmaya da devam etmekteler. Kıyamete kadar da savunacaklarından hiç kimsenin bir şüphesi yoktur. 21 mayısın dramatik hatırasının ne olduğunu bilmek isteyenler. Karadeniz'in hırçın dalgalarını dinlesinler. Çünkü o sesler yalnızca denizin sesi değildir. O sesler, Yahudi ve ecnebi insan simsarlarının boğulmasına sebep olduğu 500 bin çaresiz kadın- çoluk-çocuk ve yaşlı Çerkez'in ağıtlarıdır. vesselam.
|