DUYDUNUZ MU?
*Kayseri Terminalinin işletmesini de alan işadamı Galip Öztürk hakkında İstanbul’da dolandırıcılıktan dava açıldığını,
*Türkiye’nin Kuzey Irak’a hemen her gün harekat düzenlediğini, Talabani ve Barzani’nin Amerikaya Türkiye’yi şikayet ettiklerini,
*İman ve İstiklal Şairimiz Merhum Mehmet Akif’in anıldığını,
*Devletin zirvesinin Sarıkamış’ı anmak için orada toplanacağını,
*Başbakan Erdoğan’ın kendisine yöneltilen eleştirilere çok sert cevap verdiğini,
*Yaşar Büyükanıt’ın görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağı ile ilgili kulislerde tartışmaların başladığını,
*Eski terminalin yıkım işine başlandığını, yerine Almer Turizmin beş yıldızlı otel yaptıracağını,
*Sağlık karnelerinin yeni yılla birlikte artık kullanılmayacağını, sadece vatandaşlık numarası ile hastanelerde tedavi görülebileceğini,
*Ankara’da olan depremin Kayseri’de de hissedildiğini,
KAYSERİ’DE DE DEPREM
Önceki gece saat tam 01.50 idi henüz yeni yatmıştım ancak uyumamıştım. Birden önce bir çatırdı ardından beşik gibi sallanma ile başladı her şey. Deprem oluyor dedim. Tam on saniye sürdü. Bizim ev son kat olduğu için depremi daha güçlü hissedebildim. Işığı yaktım baktım lamba sarkaç gibi sallanıyor. Çocukları uyandırdım. Pencereyi açtım baktım birçok binada insanlar kalkmış ışıklarını yakmış. Demek ki herkes hissetmişti. Sanıyorum Ankara’da deprem oldu biz hissettik dedim ve televizyonu açtım. Bir iki dakika sonra son dakika diye saat 02.00’de televizyonlar Ankara’da deprem. 5.5 büyüklüğündeki deprem çevre illerden de hissedildi diye haberler geçiyordu. Millet İstanbul depremini beklerken son haftalarda Ankara’da bir şeyler oluyordu. Deprem kafayı Ankara’ya takmıştı. Allah korusun büyük bir depremde Ankara’nın halini düşünemiyorum bile. Bir de aklımı sürekli meşgul eden şey, Yeni yapılan binalarımız sağlam mı çürük mü onun heralde denetimini yapanlar işi sıkı tutuyorlardır.
BAŞKANIN DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ
Başkan Özhaseki Oktay Ensari ile Mehmet Uğurlu’nun doğum günü olduğunu öğrenip bir sürpriz yapmış. Brifing sonrası kule restorantta aniden bir pasta gelmiş ve iki gazetecinin doğum gününü kutlamış.
NEYDİ O ESKİ KUYRUKLAR
Ne günlerdi gerçekten. SSK hastanesindeki kuyruklar dillere destan olmuştu. İlaç kuyruğundaki kavgalar nedeniyle neredeyse hastane içine karakol bile açılması düşünülmüştü. Doktorlar muayenehanelerine gidiyor oradan arta kalan zamanda SSK ‘ya gidip yine kendi hastalarına ilaç yazıyor tetkik yazıyorlardı. Tam bir çile idi. Tedavi görmek mümkün mü? Sadece ilaç yazdırılabiliyordu. Özel hastane yoktu fakirler zaten gidemiyordu, vizite kağıtları, sevk işkenceleri, ultrasyon ve tomografi için verilen aylar sonrasına tarihler. Oysa aradan beş yıl geçti bambaşka bir sağlık sistemi ile insan olduğumuzu anlamaya başladık. Artık doktorların özel muayenehanesi yok. Özel hastaneler çoğaldı. İnsanlar istediği hastaneye sevksiz gidebiliyor. Hatta vizite kağıdı uygulaması da kalktı. Yılbaşından sonra Sağlık karnesi de kaldırılıyor. Nüfus cüzdanı ile istediğin hastaneye git muayene ol, tahlillerini yaptır istediğin eczaneden de ilaçlarını al. Türkiye sağlıkta resmen çağ atladı. Hasta çokluğundan dolayı belki halen hastanelerde izdiham yaşanıyor ama eski günleri bir hatırlayacak olursak ne kadar mesafe aldığımız ortaya çıkıyor.
OPERASYON YAPINCA DA BUSH’LA ANLAŞTI DİYORLAR
Bir zamanlar muhalefet sınır ötesi operasyon yapılamaz, yapamazlar, bunlar Amerikadan asla izin alamaz diye yaygara yapıyordu. Gün geldi operasyonlar ardı ardına başladı. Öyle ki Barzani ve Talabaninin paçaları tutuştu. Amerika’dan yardım istediler. Türkiye teröristleri inlerinde vurdu. Ağır bir kayıp verdirdiler. Şimdi muhalefet ne diyecek dediğimiz sırada onlar ne dese iyi? Bush ile gizli bir anlaşma yaptı Erdoğan acaba ne taahhüt verdi demeye başladılar. Başbakan Erdoğan da çıktı ve Ben şerefsiz değilim. Hiçbir Başbakan ülkesini satarak başka ülke ile gizli anlaşma yapamaz diyerek eleştirilere noktayı koydu. Operasyon yapmasan yapamaz diyorlar. Yapınca da vay efendim nasıl yapar acaba ne taviz verdi diyorlar. Muhalefet işte bir şeyler diyecek.
AHMEDİNEJAT’IN GÖZYAŞLARI
İlk defa İranlı bir Devlet Başkanı Suudiler tarafından Hacca davet edilmişti. İran’ın Efsane Cumhurbaşkanı Ahmedinejat bu yıl kutsal topraklara giderek Hac yaptı. Ama onun Mekke ve Medine’de döktüğü gözyaşları tüm dünyanın dikkatini çekti. Adam gerçekten iyi bir Müslüman, gerçekten tam inanmış bir idealist. Peygamberimizin Mescidinde Kur’an okunurken hüngür hüngür ağlayan tam bir Müslüman tam bir halk adamı. Helal olsun Ahmedinejat’a,
MEHMET AKİF GİBİ BİRİSİ HENÜZ ÇIKMADI
İman ve ihlas şairimizdi. İstiklal şairimizdi. Hayatı çilelerle doluydu. Yazdıklarına hiçbir zaman alternatif çıkamadı. Çanakkale şehitleri, İstiklal Marşı ve Asım’ın nesli neredeyse tüm inancını ideolojisini özetliyordu. Allah rahmet eylesin. Müthiş bir şairdi. Ama kimileri halen onu kabullenemiyorlar. İnançlı olduğu için kabullenemiyorlar. Hatırlayın bir dönem İstiklal marşını değiştirelim onuncu yıl marşı istiklal marşı olsun diyenler bile çıkmıştı. Ama Türk halkı onu iliklerine kadar sindirmiş durumda. Asla ve asla onun alternatifi çıkamaz.
MIŞ
*Kayseri’nin beş yıldızlı otelleri çoğalıyormuş.
DAMLA
İslam huzurlu bir hayata teslim olmak demektir.
ALKIŞ
*İlk kez gittiği Hac’da gözyaşlarına boğulan İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat’a,