DUYDUNUZ MU?
*Ak Parti’nin Diyarbakır Başkan Adaylığına ilahiyatçı televizyoncu Nihat Hatiboğlu’nu koyacağını,
*Başbakan Erdoğan’ın hata yapmadığı takdirde bir on yıl daha iktidarda kalabileceğine dair yorumların yapıldığını,
*Dink Suikastı ile ilgili soruşturmanın seyrinin değiştiğini,
*CHP’li vekil aday adayı Avukat Olcayto Özhan’ın alkollü araç kullanırken yakalandığını,
*Büyükşehir’in kültür sanatta bu yıl çok önemli atılımlar yapacağını,
*Mehmet Akif’i anma toplantılarının devam ettiğini,
*Elektrik kesintilerinin vatandaşın elektronik cihazlarına zarar verici boyutlara geldiğini,
*Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına göre Kayseri’nin nüfusunun bir milyon 168 bine çıktığını,
*Cep telefonu kontörlerindeki ucuzluğun hissedilmeye başlandığını, insanların artık daha az kontörle daha çok konuşma yapabildiklerini,
*Hükümetin özel sektörün önünü açmak için bir dizi önlemler almak için harekete geçtiğini
Bahçeli, MHP Genel Merkezindeki imamı neden kovdu?
Adı: Mehmet Demirdelen.
Emekli Müftü.
Alpaslan Türkeş’in yakın dostu ve MHP eğitimcisi.
Merhum Türkeş döneminde görevle defalarca Avrupa’ya ve ABD’ye gönderilmiş.
Kısacası ülkücü camiada İslami ilimlerde bilge bir kişilik.
Mehmet Bey MHP’nin yeni Genel Merkez binasının bitiminde partiye müracaat ederek, Genel Merkez’de bulunan mescide ücret almaksızın imamlık yapmak istediğini bildirir.
İstek kabul edilir ve Demirdelen Hoca göreve başlar.
Başlangıçta 30 kişi ile başlanan namazlar zaman içinde özellikle Cuma günleri binleri aşar ve cemaat katlara taşar.
Mehmet Demirdelen Hoca, tamı tamına 7 sene Genel Merkezin mescidinde imamlık yapar ve vaazlar verir.
Demirdelen Hoca bir gün Genel Başkan Bahçeli’den randevu ister ve şunu söyler:
-Efendim beni bağışlayınız. Sizinle olan uzun dönemli tanışıklığımıza binaen cesaret alarak söylüyorum. Gençler Devlet Bey bir kez olsun Cuma namazına niye gelmiyor diye fısıldaşıyorlar. Cuma Namazlarını teşrif etseniz.
Bahçeli’den cevap:
- İnşallah, inşallah.
Aradan bir süre daha geçer.
Mehmet Demirdelen Hoca bir gün namazın ehemmiyeti ve Cuma namazının önemi üzerinde vaaz verirken şunları söyler:
- Cuma namazlarını mazeretsiz üç kere üst üste kılmayanların eli bile sıkılmamalıdır.
Bu vaazın iki gün sonrasında Mehmet Hoca, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin koruma ve özel kalem görevlilerince yaka paça alınıp, karga tulumba Genel Başkanlık katına çıkarılır.
Bahçeli ilk kez alışılmışın dışında masasında değil, odasının kapısındadır.
Koruma ordusu ile getirilen 70 yaşındaki Demirdelen Hoca’ya elini uzatır.
Mehmet Hoca da uzatılan eli sıkar.
O ana kadar susan Bahçeli işte o anda gürler:
- Neden sıktın elimi?
Mehmet Demirdelen:
- Uzattınız sıktım efendim.
Devlet Bahçeli:
- Hani benim elim sıkılmazdı?
Mehmet Demirdelen:
- Ben öyle bir şey demedim.
Devlet Bahçeli:
- Vaazında söyledin ya?
Mehmet Demirdelen:
- Vaazda ben Allah’ın(cc) emirlerini söyledim. Söylemese miydim?
Bahçeli korumalara ve özel kalem görevlilerine döner:
- Derhal kovun bunu. Sakın ha bir daha Genel Merkeze de sokmayın. Teşkilatlar da yasak buna.
70 yaşındaki Mehmet Hoca’nın gözleri nemlenir ve son söz olarak şunları söyler:
- Ben o sözü sizi kastederek söylemedim. Ben Cenab-ı Hakkın emrini dillendirdim. Sizin hatırınıza da Alahu Tealanın emrini değiştiremezdim.
Evet aynen böyle.
Bütün bunları dün konuştuğum Mehmet Hoca’dan bire bir dinledim.
Demirdelen Hoca’nın bana söylediği son söz de şuydu:
“Ben 7 yıl orada imamlık yaptım. Sayın Bahçeli bir kez olsun Cuma namazını teşrif etmedi. Şüphesiz hiç kimse inanç ve amel noktasında Sayın Bahçeli’yi sorgulayacak durumda değil. Hutbede emin olun Sayın Bahçeli’yi kast etmedim. Belli ki Sayın Bahçeli eksikliği ya da ezikliğinden dolayı vaazımı kendine göre yorumladı. Üzüldüğüm şey, beni bu güzel hizmetten ve Ortadoğu Gazetesindeki köşemden de uzaklaştırmasıdır. Ben o hizmetleri para karşılığında değil, Allah(cc) rızası için yapıyordum. 7 yıl bir kuruş da almış değilim”
Evet olay aynen budur sevgili okurlar.
Devlet Bey’in kişisel amel durumu şüphesiz hiç kimseyi ilgilendirmez. Cuma namazını kılar, kılmaz, onun tercihidir. Ancak Mehmet Demirdelen Hoca’ya olan tutumu ise asla onaylanamaz.
İşte MHP, muhafazakar Erzurum, Elazığ, Şanlıurfa, Malatya, Erzincan, Kayseri,Yozgat gibi çeşitli illerde niye yok olma noktasına geldi diyenleri bu yaşananları değerlendirmeye davet ediyoruz... İşte biz bunun için Bahçeli ile artık olmaz diyoruz... Bu Bahçeli’nin lider olduğu MHP’ye hangi muhafazakâr ilin ülkücüsü oy verir.
(Yeniçağ Gazetesi)
DİYARBAKIR’A HATİBOĞLU İSE
Ak Parti yerel seçimlerde Diyarbakır’ı kazanmak için çok önemli ve güçlü bir aday bulmuş. Dr. Nihat Hatiboğlu. Star TV’de dini sohbetlerle herkesi hayran bırakan hatip. İlahiyatçı. Eğer Hatiboğlu aday olursa kesin kazanır demektir. İşte bulmuşken böyle adaylar bulmak lazım. Halkın sevdiği saygı duyduğu bir isim. Darısı diğer Büyükşehirlere…
KONJOKTÜR MÜSLÜMANI
Bir yanda, sahte mehdî önünde saf tutanlar,
Bir yanda falcılarla, medyumlarla yatanlar,
Bir yanda , Cennetleri parsel parsel satanlar,
Gör ki; neylemiş gaflet, bunca güzel insanı,
İşte bunlardan biri; konjonktür müslümanı...
Âmentüsü; şan, şöhret, lüks araba, köşk yalı,
Kapısında bir boncuk, üstünde bir at nalı,
Haftalık takviminde, uğursuzdur her salı;
Şöhret için kullanır, el yazması Kur'ân'ı,
Antikaya düşkündür, konjonktür müslümanı...
İçgüdüyle kurulur, şuuraltı dengeler;
Boşlukları doldurur, enişteler yengeler,
Mürşitlere (!) âmâde, pür makyajlı bendeler,
Dilde gıybet, elde mey, cepte Cennet fermanı,
Her zaman huzurdadır (!), konjonktür müslümanı...
Diyelim ki; eş lâzım, kız veya küçük beye,
Siparişler verilir, en yakın bir türbeye,
Sıra gelir, üç mumla çöpçatanı görmeye,
Bazen, mendil de bağlar, eğer isterse canı,
Rüşveti bolca tutar, konjonktür müslümanı...
Ramazanda, çok sıkı bir rejime girilir;
Yıllık fazla kilolar, böylelikle verilir.
Sonra gevşek deriler, uzmanlarca gerilir;
Gelsin artık kumlarda, boy gösterme zamanı,
Üstelik, çok cömerttir (!), konjonktür müslümanı....
Karakteri brüttür, belli değildir neti,
Çağdaşlığı gereğidir, geçmişine cür'eti,
Kendisine sorarsan, maymundan zürriyeti,
Çok pişkindir.. Renk vermez, suludur zira kanı,
Her modele mankendir, konjonktür müslümanı...
Her cenazede başlar, bir nezâket barışı,
Hanımlarda bir ihlâs, ve tesettür yarışı,
Boş gözlerle süzülür, tabutun her karışı,
Kaç yerde ayaküstü, kaynar sohbet kazanı
Namazdan da muaftır, konjonktür müslümanı....
Teşekkür listesini, ilân eder basından,
Bir hatîm satın alır, işporta borsasından,
Bir de mevlid gönderir, mevtânın arkasından
Artık rahatlamıştır, kar beyazı vicdânı,
Zaten temiz kalplidir, konjonktür müslümanı.
CENGİZ NUMANOĞLU
MIŞ
*MHP’nin danışmanı Ahmet Vefik Alp Ak Partinin ancak ve ancak deprem tarafından yıkılabileceğini söylemiş.
DAMLA
Nasipten öte yol gitmez.
ALKIŞ
*Son İki kitap çalışması ile dikkat çeken eğitimci yazar Vedat Sağlam’a,