Şehrimizde dondurucu soğuklar devam ediyor.
Bu şehirde yaşayanlar için en önemli hayati gereksinimlerin başında, bu mevsimde yakacak ihtiyacı geliyor.
Yaklaşık yılın beş altı ayında en önemli ihtiyacın ‘ısınma ihtiyacı’ olmasından dolayı da, bu şehir kolay kolay göç kabul etmiyor. Isınabileceği bir ortamı olmayan için bu şehirde yaşama imkanı yok. Isınmanın ihtiyaç olmadığı güney şehirlerimizin göç yoluna dönmesinin ve nüfus patlaması yaşamasının en önemli nedeni de bu.
Soğuktan titreyen birinin fazla söyleyebileceği, yazabileceği bir şeyi de yok. İyisi mi üşüyenlerin şiir ve mısralarını paylaşalım sizlerle.
***
‘Üşüyorum...Her zamankinden daha fazla üşüyorum bu kış...İçim titriyor sürekli ve ben engel olamıyorum.Dışarıda kalmış ve ıslanmış yavru bir kedi gibi titriyor bedenim. Hareket etmek istemiyorum. Bırakıp gittiğin günden beri üşüyorum.’
***
‘Üşüyorum...
Beni üşüten ne ayazları kışın, ne de yalnızlığım. Yokluğun üşütüyor beni, bir yandan yakarken yüreğimi..
Göremezsem gözlerini, hiç aydınlanmayacak günlerim..
Tutamazsam ellerini, hiç ısınmayacak yüreğim...
Üşüyorum, ödünç ver ellerini..
Üşüyorum, üstüme ser yüreğini...’
***
‘Üşüyorum bu gece. Oysa alnımdan terler boşalıyor kaldırımlara. Yitip gidiyorum kenarı ateşe verilmiş bir mektup gibi. Ellerim buz gibi. Oysa Haziran başındayız değil mi ? Üşüyorum yokluğunda..’
***
‘Taaa küçüklüğümde...
Çocuklar:" Anne!" Dediğinde.
Üşüyorum anne!
donmuş yüreğim...
Çatır çatır çatlıyor
Duyuyorum,acıyor anne!
Özlemim ne güneşe ne ateşe..
Sevgini istiyorum...
****
Kaybettim tebessümü gözyaşımda saklarken,
Saçlarım ağaralı öyle üşüyorum ki…
Çoraklaşmış halimle derdimi kucaklarken,
Hüzün sardı zorlandım öyle üşüyorum ki…’
***
Sen gittin gideli bir enkaz oldum kaldım bu şehirde.Ne olursun bırakma beni bir başıma bu acımasız hayatta. Dön geri. Yanlızım,üşüyorum ne olur tut ellerimi...
***
Yokluğun buz gibi soğuk,
Üşüyorum, üşüyorum...
Ateşler içindeyken bedenim,
Kan çanağı olmuş gözlerim,
Bak buz tutmuş yüreğim,
***
Üşüyorum ben...
Kalbimin kuyusunda hazin sesler,
Hüzünlü nağmeler topluyorum gecelere...
Üşüyorum sessiz sessiz,
Sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi
Sensizliğimde hissettiğim her ölümümde
Bana yeniden hayat versen...
Gelsen ve bir daha hiç üşümesem...
***
Üşüyorum, ödünç ver ellerini..
Üşüyorum, üstüme ser yüreğini...
Sağ yanım dertli,
Sol yanım ayaz,
Savur gönlüme yangının küllerini...
***
Kar yağıyor saçlarıma,
Kor ateşte üşüyorum.
Toprak benim başlarıma,
Dümdüz yolda düşüyorum.
***
Soğuk iliklerime kadar işliyor
Hatta alyuvarlarıma kadar
Hasret ateşinde olmasa vallahi
Bu soğuk dondurur beni
Üşüyen ellerimi hohluyorum fayda etmiyor
Sigaramın ateşinde ısınmaya çalışıyorum
Faydasız faydalar
***
Ama sen kendine dert etme.Ağlamıyorum ki,üzülmüyorum da,sadece üşüyorum üşüyor...
***
Demir yüzlü odalarda da üşüyeceğiz. Karlı dağ başlarında da. Yüreğimizin sıcaklığını hesaba katmazsak, üşümez bizim içimiz. İşte bunu hesaba katmıyorlar. Bizim ne denli sıcak yüreğimizin olduğunu yani. Bununla ne çetin buzları erittiğimizi, bunu hesaba katmıyorlar.
***
Anne! Bak üşüyorum, ısınmak istiyorum. Kucağın nerde anne, nerede sevgiler…
***
Ama sen kendine dert etme.Ağlamıyorum ki,üzülmüyorum da,sadece üşüyorum üşüyor...