DUYDUNUZ MU?
*Bazı çevrelerin askerin başörtüsü konusunda çıkış yapması için tahrik etmeye uğraştığını,
*Kayseri’ye çok uzun yıllar sonra ilk defa elli santim kar yağdığını,
*Ülke gündeminin çeteler ve başörtüsü konusuna kilitlendiğini, kimsenin ekonomik krizle ilgilenmediğini,
*Ulusalcıların Aydın Doğan’a ağır şekilde yüklenmeye devam ettiklerini,
*Ergenekonda bir numara kim iddialarının ardı arkasına geldiğini,
*Başörtüsü işinin de aynen Cumhurbaşkanlığı seçimine döndüğünü,
*İHH’nın Filistin gecesine ilginin büyük olduğunu,
*Kayseri’de karla mücadele ekiplerinin son iki gündür harıl harıl çalıştıklarını,
*MHP’nin başörtüsü tavrıyla birlikte biraz toparlandığını,
*Kayserisporlu Gökhan ile ilgili her gün ayrı bir haberin çıktığını,
*Kupada haftasonu temsilcimiz Kayserispor’dan umutlu olduğumuzu,
*Anadolu insanının gözü ve kulağının Meclis’e çevrildiğini ve anayasa değişikliğini beklediğini,
TRAFİK DENETLEMENİN FEDAKARLIĞI
Birkaç gündür yazayım dedim yazamadım. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Kayseri’ye geldi ve iki gün çeşitli temaslar, açılışlar ve ziyaretler gerçekleştirdi. Burada canla başla çalışan iki gurup vardı. Birincisi Emniyet teşkilatımız diğeri de yine emniyet içinde Trafik Denetleme birimi. Kolay değil Kayseri’de iki gün Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı kalacak ve çeşitli etkinliklere katılacak trafik allak pullak olacak. 160 kişilik protokol aracı nereye konulacak, hangi güzergahlarda nereler boşaltılacak, kuş uçurtulmayacak, güvenlik sağlanacak, rahat ulaşım gerçekleşecek. Gece gündüz çalışan Trafik Denetleme Şubesi müdürü ve çalışanları büyük bir özveri ile en ufak bir kargaşa olmadan işlerini başarıyla yürüttüler. Onların hakkını yememek lazım. Hem şehir trafiği aksamayacak, yollar tıkanmayacak, hem de Cumhurbaşkanı programları tam zamanlamada icra edilecek. Dışardan bakınca kolay gibi görünse de işin içi hiç de öyle değil. Kış günü, buzlar, karlar bir yana her türlü önlem alınacak. Aldılar ve alınlarının akı ile bu işten de çıktılar. Kutlamak lazım. Her zaman karalıyoruz, yok ceza yazıldı, yok araç çekildi diyoruz ve suçluyoruz zaman zaman da haklarını teslim etmek gerekiyor diye düşünüyorum.
KONU BAŞÖRTÜSÜ OLUNCA NEDEN BU KADAR ZIPLIYORLAR?
Bu insanları anlamak mümkün değil. Ne zaman konu başörtüsüne gelse hoplayıp zıplıyorlar. Rejim meselesi haline getirip meseleyi düğümlemek istiyorlar. Neden bu kadar kin ve düşmanlık besliyorlar? Bir başörtüsü nasıl olur da rejimi yerinden oynatabilir. Böyle bir şey mümkün mü? Neden bu konunun çözülmesini asla arzu etmiyorlar. Hem de bazı bayanlar. Kadın hakkı olan başörtüsünü kadından esirgeyerek nasıl kadın hakları savunuculuğu yaparlar bunu da anlamak imkansız. Zina suç sayılsın denildiğinde yine bu bayanlar hoplayıp zıplamıştı. O kadar çelişkili ki anlatmak ve tarif etmek çok zor.
SIKIŞINCA HEMEN HOCAEFENDİYE ATIP TUTUYORLAR
Çeteciler deşifre edildikçe ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Her defasında yok efendim F tipinin işi, yok okyanus ötesinden emir geldi, yok efendim emniyet içindeki Fethullahçılar diye yaygara yapıyorlar. Ne yani emniyet çetelere göz mü yumsun. Devlet içinde devlet kurmak isteyen provokasyonlara açık oluşumlara göz mü yumsun. Nasıra basılınca yüklen Hocaefendi’ye. Efendim Hocaefendinin adamları güneydoğuya okullar açıyormuş. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Oralarda çalışıp ırkçılığı ortadan kaldıracak, dağa çıkma potansiyelindeki gençleri vatana millete bağlı konuma getirecekse ve bunu devletin içinde olmayan insanlar yapıyorsa bunu kutlamak gerekmez mi? Hocaefendinin adamları terör mü yapmış, adam mı öldürmüş, soygun çeteleri mi kurmuş? Neden bu kadar kinleniyorlar ki? Yapılan güzel bir şey varsa onu alkışlamak lazım. Bu insanlardan kime ne zarar gelmiş söylesinler biz de karşı çıkalım ama yok sadece kıskançlıktan ise bunu da halk bilsin.
MIŞ
*Hadi CHP’yi anlıyoruz da DSP’nin bu başörtüsü karşıtlığını nereye koyacağız onu bilemiyoruz.
DAMLA
Yarın göz açtırmayacaklar, bugün göz yumduklarımızdır.
ALKIŞ
*Milletin sesine kulak vererek başörtüsü sorununu çözmek için bir araya gelen MHP ve AK Partililere,