DUYDUNUZ MU?
*Ergenekonla ilgili tutuklamaların arttığını,
*Başbakan Erdoğan’ın Mehmetçiğe “sevinin Mehmedim” şiiriyle selam yolladığını,
*Başbakan’ın son derece kendinden emin göründüğünü,
*Yasakçı rektörlerin ısrarla 17. madde değişikliğini istemelerinin ardından bir şey yattığını,
*Kayseri’de kapanacak belediyelerle ilgili fırtınaların koptuğunu,
*Ak Parti’nin yerel seçimlerde bu karardan dolayı epeyce zarar göreceğe benzediğini,
*Kuzey Irak harekatının bir iki ay süreceğinin ileri sürüldüğünü,
*DTP’lilerin meydanlara hocaları sürmeye başladığını,
*Kayseri’de kapanacak belediyelerde halkın sürekli Haseki’yi suçladığını,
*Bazı rektörlerin Anayasal suç işlediklerini, Memursen’in de bu rektörlerle ilgili suç duyurusunda bulunduğunu,
*Yabancı basının “Türkiye laiklik anlayışını güncelliyor” şeklinde değerlendirmelerde bulunduğunu,
MECLİS ÜYELERİ BÜYÜKŞEHİR’İ ZORLAYABİLİR
İşin bir başka ilginç yönü de kapanacak belediyelerin başkanlarının doğal olarak Büyükşehir Meclis Üyesi pozisyonunda olmaları. Şu anda çoğunlukta görünüyorlar. Tam 45 Meclis Üyesi sayısını bulmuş durumdalar. Bu tablo Büyükşehir’i zora da sokabilir. Alınacak kararların önü tıkanabilir. Sadece tepki olsun diye muhalif olabilirler. Hatta Büyükşehir’in hesaplarını onaylamayabilirler. Başkan Özhaseki’nin işi bundan sonra daha zor diye düşünüyorum. Bir şeyler yapmalı, bu sorunu nasıl aşabilir bu durum merak konusu.
MUHALEFETİN CAN SİMİDİ
Büyükşehirler yasasının çıkması en çok muhalefetin işine yarayacak. Şu anda iktidara karşı tepkili potansiyel bölgeler var. Bu potansiyeli en iyi muhalefet kullanabilir. Şu ana kadar pek de tutar dalı olmayan muhalefet partileri için artık bir kitle var. Mağdur bir kitle ve sayıları hiç de az değil. Bakalım muhalefet bu kitleyi iyi değerlendirebilecek mi?
YASADIŞI REKTÖRLER
Bazı rektörler ne Anayasa tanır oldu, ne yasa, ne TBMM, ne Cumhurbaşkanı ne de YÖK Başkanı. Hiçbir şeyi tanımıyorlar. Tamamen illegal bir pozisyonla Anayasa değişikliğini uygulamaktan uzak duruyorlar. Tam tersi olsaydı Anayasa ve yasalara karşı gelen bir muhafazakâr rektör olsaydı şimdi onu neredeyse ömür boyu hapse mahkum ederlerdi. Oysa bu yasakçı rektörler gayet kendilerinden emin ve rahat bir şekilde işlerine güçlerine devam ediyorlar. Sanki ayrı bir cumhuriyet kurmuşlar ve buranın kralı olmuşlar saltanatlarını kimseye danışmadan sürdürüyorlar.
KÜRT YÖNETİMİ SALLANTIDA
Kuzey ırak’taki kara harekâtı en çok bölgedeki Kürt yönetimini zora soktu. Meşruiyetleri tartışma konusu oldu. Amerika ile ilişkileri bozuldu. Moralmen sıfıra indiler. Irak içindeki güçleri zayıfladı. Pek yakında belki de kürt yönetimi çökebilir. Bence operasyonun siyasi amacı da zaten buydu. Kürt yönetimini çökertmek, Barzani ve Talabani’yi zora sokmak. İnşallah başarılır.
BİR ZAMANLAR BİZLER YÖK BAŞKANINA KARŞI ÇIKIYORDUK
Roller değişti. Zaman değişti. Eskiden muhafazakarlar YÖK Bakanını eleştirirdi. Varsa da yoksa da YÖK Başkanının baskılarından bahsedilirdi. Hatırlayalım Kemal Gürüzleri, Teziçleri vs. Şimdi ise ulusalcılar ve solcular YÖK Başkanı Özcan’ı eleştiriyorlar. Ona yükleniyorlar. Bizler YÖK Başkanını savunucu durumuna düşüyoruz. Şu dünya ne garip öyle değil mi? Aradan beş yıl geçmeden roller de değişiyor tablo da. Bakalım ileriki beş yılda neler değişecek.
MIŞ
*Emine Şenlikoğlu bugün Kayseri’de İslami İlimler Derneğinde konuşacakmış.
DAMLA
Sevinin Mehmedim başlar yüksekte,
Ölsek de sevinin eve dönsek de.
Sanma bu tekerler kalır tümsekte,
Yarın elbet bizim elbet bizimdir.
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.
ALKIŞ
*Başbakan Erdoğan’a,