ALKIŞ
*Kupada ve ligde fırtına gibi esen temsilcimiz Kayserispor’a,
DUYDUNUZ MU?
*Başörtüsü düşmanı rektörlerin öğrencilere adeta işkence çektirdiğini,
*Bazı üniversitelerde karmaşanın sürdüğünü, öğrencilerin ne yapacağını şaşırdığını,
*Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Dekan’ın emri ile başörtüsü yasağının uygulanmaya başladığını,
*Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde bazı hocaların başörtüsüne tahammül edemeyip zorla açtırma yöntemine gittiklerini,
*Türk askerinin Kuzey Irak’taki kara harekatının artarak devam ettiğini,
*Şehit sayımızın her geçen gün arttığını ve şu an itibariyle 24’e çıktığını,
*Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu’nun Bağdat’ta tavrını ortaya koyarak çekilme takvimi veremeyiz dediğini,
*Bugün 28 Şubat denen karanlık dönemin yıldönümü olduğunu,
*Doğan gurubunun bir yandan başörtülü avına çıkarken diğer yandan da Ergenekon konusunda son derece sessiz kaldığını,
*Kayseri’de ise bambaşka bir tartışmanın hüküm sürdüğünü, kapanacak beldelerde eylemlerin yapılmaya devam ettiğini,
*CHP’nin Anayasa değişikliğini Mahkemeye taşıdığını,
KARA HAREKATI TAM ZAMANINDA
Kara harekatı sürerken operasyonun ne kadar gerekli olduğu da ortaya çıkıyor. Eğer biraz daha gecikilse terör örgütü çok büyük mesafeler katedecekti. Operasyon tam zamanında oldu. Böyle olduğu halde bile bakın adamların füze bataryaları, uçaksavar bataryaları, ağır silahlar mevzileri, sığınakları eğitim merkezleri dünya bir sistem kurmuşlar. Kara operasyonu bu sistemlerini yerle bir ediyor ama elbette ciğerlerimizi de yakıyor. Şehitlerimiz birbiri ardından geliyor. Şu ana kadar 24 şehidimiz oldu. Operasyonun ne kadar süreceği belli değil. Tabi ki şehit sayımızın ne kadar olacağı da belli değil. İnşallah başka şehit vermeyiz. Her şehit bir ocağa ateş düşürüyor. Şu anda 24 ocağa ateş düşmüş demektir. Bizler unutuyoruz gidiyor. Ama o aile ölene kadar her ferdiyle bu acıyı ve beraberindeki gururu yaşıyor iliklerine kadar yaşıyor. Allah sabır versin. Vatan sağolsun.
BİR YANIMIZ KUZEY IRAKTA BİR YANIMIZ ÜNİVERSİTELERDE
Biz Müslüman Türkleriz. Atalarımız bu yurdu bize emanet etti. Ayrıcı inancımızı da emanet etti. Vatanımızı seviyoruz ve kanımızın son damlasına kadar da savunuruz. Kimse kalmasa bile tek fert olarak biz savunuruz. Cumhuriyet bizim cumhuriyetimiz. Ama İslam da bizim en büyük değerimiz, vazgeçemeyeceğimiz, uğrunda canımızı bile vereceğimiz olmazsa olmazımızdır. Şimdi öyle bir zaman dilimindeyiz ki bir yanda Kuzey Irak’taki kara harekatı yüreğimizi askerlerimizle beraber tutuyor. Onlara dua ediyoruz, onlardan gelecek hayırlı haberleri bekliyoruz. Öte yanda ise bazı kendini bilmezlerin başörtüsü diretmesi ile karşı karşıyayız. Ona da yüreğimiz yanıyor. Müslüman Türkün vatanında nasıl böyle bir düşmanlık olur onu anlayamıyoruz. Biz Müslüman Türkler olarak hem başörtüsünü savunuyoruz, hem vatanımızı. Birbirinden ayıracak durumumuz yok. Kimse bizden bunu beklemesin. Ne olur yani bir başörtülü kız üniversiteye başı örtülü girse ne olur kıyamet mi kopar. Bakın o şehitlerimizin birçoğunun eşi, bacısı anası başörtülü. Onlar vatanları ve inançları uğruna hayatlarını veriyorlar. Bu kendini bilmezler ise trilyonluk servetlerinin üzerinde kuruntu yapıp, başörtüsü düşmanlığına devam ediyorlar. Güya vatanı onlar sahipleniyormuş. Vatan nere siz nerede hadi oradan!....
28 ŞUBAT’IN YILDÖNÜMÜ
Bugün 28 Şubat 2008. O kara günlerin üzerinden tam 11 yıl geçti. Neydi o günler. İnançlı kimselerin çektiği sıkıntılar, operasyonlar gözaltılar, ardından gelen hortumculuklar, bankaların içlerinin boşaltılması. Cambaza bak cambaza diyerek malı götüren hortumcular. Milletin inancına savaş açanlar. Hepsi geride kaldı. Sadece izi kaldı. Bugün artık daha özgür, daha hür, daha saygılı ve daha demokrat bir Türkiye var. Arkadaşımız Vedat Sağlam bir kitap çıkardı 28 Şubat’ın yıldönümünde 28 Şubat kitabı. Kendisini tebrik ediyorum anlamlı bir kitap. Şimdilerde o günler geride kaldı ama halen o günlere özlem duyan birkısım zümreler yok değil. O günlerde başörtülü avı, irtica avı başlatan malum medya bugün de aynı görüntüleri icra etmeye gayret ediyor. Derdi ne ise yakında kokusu çıkar zaten. Yapsınlar Allah büyük. Bakın 28 Şubatta hapis yatanlar bugün nerelerdeler? İbret alsınlar. Allah ne etmeye kadir değil?
MHP’NİN CENEALTI TAKINTISI
Birileri MHP’yi fena halde işletiyor. Anayasa değişikliğinden sonra YÖK kanunun geçici 17. maddesinde değişiklik yaparak çenealtı formulünü getirin yoksa değişiklik işe yaramaz diyor. Onlar da bu işe balıklama atladılar. İşin gerçeği şu; Çenealtı fırmulü getirildiği zaman Anayasa mahkemesi bir şekil belirlendiği için bu maddeyi iptal eder. İptal edince de Anayasa değişikliği hiçbir işe yaramamış olur. Başörtüsü sorunu yeniden çözümsüzlüğe girer. Bakın yasakçı rektörlerin tamamı 17. maddeyi değiştirin diyor. MHP’nin artık uyanması lazım. Bir oyuna getirilmeye çalışılıyor. Anayasa değişikliğindeki tavrı gayet güzel alkışlandı ve puan kazandı. İlla da çene altı diye diretmenin manası yok. Bütün kadınlara kızlara zorla çenealtından mı bağlatacaksınız?
MIŞ
Kapatılacak beldelerde eylemler devam ediyormuş. Etsin bakalım.
DAMLA
Ey Şehidoğlu şehid, isteme benden makber. Sana ağucunu açmış duruyor Peygamber.