Ne kadar kısmetsizlik varsa sanki bu maçta hortladı…
Oysa ne muhteşem seyirci ne muhteşem bir hava vardı.
Böyle tıklım tıklım dolu tribünleri uzun zamandır görmemiştim.
Dedim ya her şey öylesine güzeldi ki…
Artık Kayserispor’un alışagelmiş kadrosunu söylememe gerek yok. Herkes yerli yerinde çıktı sahaya.
Zirve mücadelesi için, galibiyet serilerine bir yenisini daha eklemek için sahaya çıkan Kayserispor’un dolu-dolu tribünler önünde şov yapacağına hepimiz maç öncesinde inanmıştık.
Mücadele başladı başlamasına ama ilk ataklar, ilk tehlikeli pozisyonları Denizlispor yakaladı. Ancak kısa süren panik çabuk atlatıldı.
Dakikalar ilerledikçe şansımızın yanımızda olmadığı açıkça ortaya çıktı. Yani olması gereken pozisyonlar oluyor ama olmaması gereken vuruşlar etkisiz kalıyordu. Ahlar-vahlar birbirini kovalamaya başladı… Ancak bir türlü istenilen o son vuruşlar yerini bulmadı. Ya rakip savunmadan, ya da Kayserisporlu oyunculardan geri döndü. Yani ‘Şans yoktu’
Denizlispor takımı özellikle deplasman maçlarında defansı ön palana çıkararak kontra ataklarla gol arayan bir ekip. Öncelikle beraberlik için savaşıyorlar. Güvenç Kurtar, yıllardır hangi takıma gitse o takım 80 dakika savunma yapmasını iyi beceriyor. Futbol oynatmaktan ziyade futbol oynatmamayı oyuncularına iyi aşılıyor. Kurtar hoca, Denizlispor’un önünü kesiyor. Kesmekle kalmıyor adeta tırpanlıyor. Çok kaliteli bir hoca olmadığını söylesem yeridir saygısızlık yapmak istemem ancak bir hoca bu kadar korkak olmamalı, korkmamalı. Oyuncularına ‘Korkak’ aşısı vurmamalı. Ama maalesef Türk futboluna işte bu tür hocalar balyoz indiriyor. Birde kalkmış hakemi eleştiriyor, kardeşim önce sen takımını adam akıllı oynat, sonra söz sahibi ol..!
Karşılaşmayı birlikte takip ettiğim gazeteci arkadaşlarıma, “Bu duvarı Kayseri yıksa bile inanın altında kalırız.” dedim …
İlk yarı tatsız, tuzsuz, golsüz sona erdi.
İkinci yarı taraftarın coşkulu tezahüratı ile gol arayan Kayserispor, Aydın’ın golü ile öne geçti. Golcülerin etkisiz kaldığı günde Cangele, futbolu süsleyen öylesine güzel hareketler yaptı ki; ne hızına ne futboluna ayak uydurabildiler. İnanılmaz işler yapan Cangele tribünleri ateşleyen tek isim oldu.
Golden sonra ikinci gol arayışına giren yani ikince kez bu duvarı aşmak isteyen Kayserispor’u taliksizlikler yakasını bırakmadı. Denizli filelerini havalandıran Aydın bu kez kendi kalesine attığı golle güne damgasını vurdu. Şans yoktu ki. Ne Aydın’da, ne Gökhan’da ne Mehmet’te yani Kayseri’de şans denen kelime yoktu. İşte kendi yıktığımız duvarın altında kalıverdik. Koskoca iki puan bağıra bağıra gitti.
Kayserispor elinden geleni yaptı. Taraftarlarıda alkışlamak gerekir, mücadele sonra gösterdikleri örnek tablo hepimizi sevindirdi. Sahadan boynu bükük ayrılmalarına müsaade etmeyen taraftarlar oyuncuları ayakta alkışlayarak yanlarında olduklarını gösterdiler.
Belki büyük bir fırsatı kaçırmış olabilir. Belki zirve yarışında bir adım geri atmış olabilir ama futbolu ile kahretmeyen, savaşan, duvar yıkmak için varını yoğunu ortaya koyan bir Kayserispor izlemek hepimize yetiyor.
Hiçbir şey bitmedi bitmeyecek. Aksine her şey bundan sonraki haftalarda başlıyor.
Galatasaray ile oynayacağımız mücade daha da önem kazandı. Yani bir bakıma final değerinde bir karşılaşma olacak. İki renktaşın mücadelesi şimdiden iple çekiliyor.
Haydi hayırlısı bakalım.