ALKIŞ
*Vergi kaçıranların ensesinde bekleyen Vergi denetmenlerine,
DUYDUNUZ MU?
*Erciyes Üniversitesinde başörtülülerin dün okula giremediklerini, Rektör’ün bir gün öyle bir gün böyle davranarak güven sarstığını,
*Erkilet’e MHP’nin sahip çıkmaya çalıştığını,
*Kayseri İmam Hatip Mezunlarının şehitler için binbir hatim okutacağını,
*Erkilet Belediye Başkanı’nın daha düne kadar partisi olan Ak Partiyi şimdi yerden yere vurmaya başladığını,
*Devletin 23 bin memur alacağını,
*Erciyes Şiir günlerinin çok sayıda şairi Kayseri’de buluşturacağını,
*ANAVATAN Partisine haciz geldiğini ve il binasının kilidinin kırılarak eşyaların haczedildiğini,
*Nevruz nedeniyle tüm güvenlik birimlerinin alarmda olduğunu,
*Vergi denetmenlerinin Kayseri piyasasını büyük bir kıskaca aldığını,
*Buğday krizinin Türkiye’yi etkileyeceğinin söylendiğini,
DOKTORLAR,AVUKATLAR MÜTEAHHİTLER
Vergi denetimlerini hızlandıran maliye özellikle bazı gelir guruplarını sıkı takibe almış. Vergi sıralamasında bazı önemli doktorların, bazı önemli avukat ve müteahhitlerin ilk yüze bile girmemeleri maliyeyi harekete geçirmiş. Düşünelim bir kere özel muayenehanesi olan bir doktor özellikle fakülte doktorları iki tık bir bak muayeneye 150 milyon alıyorlar. Diğer doktorlar da yüz milyon alıyor. Günde en az 10 hastası olan bir fakülte doktorunun günlüğü birbuçuk milyara, normal doktorunki de bir milyara geliyor. Aylık gelirleri ise en az otuz kırk milyara geliyor. Daha bunların dönerden üniversiteden aldıklarını da bir kenara koyarsanız en az elli milyar maaş demektir. Ama verdikleri vergiye bir de bakıyorsun ki bir bakkal ondan fazla vergi veriyor. Yıllık verdiği gelir vergisi üç beş milyarı on milyarı geçmiyor. Oysa yılda 600 milyar para kazanan bir Prof.Dr. veya uzman doktor normal şartlarda 250 milyar vergi vermesi gerekirken on milyarla bu işi yırtıyor. Neden? Hastalara fatura kesmeyenler, fiş vermeyenler elbette var. Bir müteahhit, bir avukat benzeri şekillerde gelirlerini düşük gösterebiliyorlar. Sarraflara yapılan baskını herkes biliyor. Tamam altının vergisi yok ancak gelir vergisinden kaçırabilmek sözkonusu. Bu konuda en dürüstü basın diyebilirim. Her bir gazete hem aylık hem yıllık olarak zarar ettiği halde para kazanmadığı halde yine de üçbeş milyardan fazla her biri vergi veriyor.
STADYUM UZADIKÇA UZUYOR
Yeni stadyumun 29 ekim 2007’de tamamlanacağı söylenmiş ve bu şekilde beyanatlar verilmişti. Daha sonra bunun yılbaşına kalacağı ifade edilmiş, daha da sonra şubat mart gibi açılışa hazır hale gelebileceğini söylemişlerdi. Aylar geçti haftalar geçti, şubat geçti, Mart geçiyor ve şimdi yapılan açıklamalara bakıyorum Başbakan’ın geleceği Mayıs sonuna bile yetişmeyecek deniliyor. Yani sezon bittikten sonra ancak açılışa hazır hale gelebilecek bu da en erken galiba Haziran Temmuz belki de Ağustos. Stadyum neden bu kadar gecikti ona bakmak lazım. Tamam kış çok sert geçti iki ay hiçbir iş yapılamaz haldeydi ama kardeşim bu stadın geçen yıl Ekim’de biteceği söylenmişti. Kıştan önce. Hadi kış sert geçti iki ayı çıkart. Şubattan sonra Mart Nisan Mayıs aylarında da bitirilemeyecek.
İşler maalesef uzuyor. Belki müteahhitler paralarını alamıyor, işi yavaşlatıyor diyebiliriz. Raylı sistem, Kongre merkezi, Stadyum hepsinde gecikmeler yaşanıyor. Bunun sorumlusu kim merak ediyorum?
EKMEK-BUĞDAY- KITLIK-KURAKLIK
Şüphesiz küresel ısınmadan dolayı hububat sıkıntısı yaşanıyor ve yaşanacak da. Bu yıl da küresel ısınma Türkiye’yi vurursa o zaman gelecek yıl resmen tehlikedeyiz demektir. Şimdi buğday ve un fiyatları artınca ekmek fiyatı ilerleyen dönemlerde el yakacak gibi görünüyor. 1998 yıllarında bir yumurta ile bir ekmek aynı fiyatta idi. Aradan yıllar geçti ve ekmek fiyatı yumurtaya dört katladı. Şimdi dört beş hatta altı yumurta bir ekmek yapıyor. Ekmek fiyatları Kayseri dışında 300 gr. Ekmek itibariyle 75 kuruş yani 750 bin oldu. Bu yüksek bir rakam. Düşünün günde on ekmek tüketen bir aile 7,5 milyon sadece ekmeğe verecek. Aya çarparsan250 milyon sadece ekmek parası oluyor. 400 milyon asgari ücret alan bir vatandaş ailesinin sadece ekmek parası 250 milyon tutarsa bu aile nasıl geçinsin. Bir koli yumurta üç milyon, dört milyon beş ekmeğin üç milyon-4 milyon. Ekmek fiyatları aslında bu kadar yükselmemeliydi ama bazı simsarlar küresel ısınmayı bahane ederek ekmeğimizle oynamaya kalkışıyorlar.
MIŞ
*Avro yükselmeye devam ediyormuş.
DAMLA
Büyük adam davası büyük olan adamdır.