23 Nisan da, ‘ Gel Hasip meclisin renklerini tamamlayalım’ tatlı bir dille, güler bir yüzle DTP milletvekili Hasip Kaplan’ın elini sıkıyor.
Sonra meclisteki fotoğraf çekiminde DTP’li Ahmet Türk genel başkan değil diye kareye alınmayınca protokol müdürlerine müdahale ederek kareye alıyor.
İşte bu tür politika izlediğin sürece Millet arkanda durur.
***
Kendisine saygı duyulmasını sağlamak
‘Hukuk’ ‘un elinde…
AKP’nin kapatılmasıyla ilgili başlayan süreçte ‘Milli İrade’ ve ‘Egemenlik Kayıtsız şartsız Milletindir’ noktasında problemi olanlar, kendilerini; Herkes ‘Hukuk’’a saygılı olmak zorundadır. Şeklinde savunmaya çalıştı.
Bende birilerinin saygı duyun denmesiyle saygı duyulmayacağını, saygıdeğer iş yaparsan bir şey söylenmesine gerek kalmadan saygının kendiliğinden duyulacağını yazdım.
Şimdi ‘hukukun’ eline böyle bir fırsat geçti.
Üstelik daha önce kendisinin uygulamış olduğu emsal de var.
Milletin nezdinde saygınlığını yükseltmek istiyorsa şu CHP’nin kayıp trilyonları hakkında bir an önce yapması gerekeni yapsın.
Dediğim gibi kendisinin daha önce aynı sebeplerden dolayı vermiş olduğu karardan yaşlı bir siyasi lider partisi kapatılmış ve ev hapsinde.
O zaman ‘Mercimeği’ fırına verenler, bu gün aynı illetleri sebebiyle CHP’nin mercimeğini ‘kara şimşek’ yapabilirler.
Peki bu olanlar doğrumu derseniz ‘Doğru’ ayrı bir şey karıştırmayın onu derim.
Aynı yanlışları yapanlar kim olursa olsun, aralarında ayırım yapmaksızın haklarında yanlışta olsa aynı karar verilmez ise ne karar verene, ne verilen karara bu millet saygı duymaz.
İnanmayanlar en yakın seçimde Milletin tercihi ile karşılaşınca inanırlar.
Verilen kararların doğru veya yanlış olduğunu tartışmak Sami Selçuk gibi ehil insanların işidir. Yani hukukçuların işidir.
***
Malum medyanın haber mantığı sakat…
Hatırlarsanız bir Afrika ülkesi devlet başkanı seviyesinde Türkiye’mize ziyarete gelmişti.
Sanırım Demirel’in Cumhurbaşkanlığı dönemindeydi.
Köşkte, Demirel’in huzurunda o ülkenin folklor ekibi bir gösteri yapmıştı.
Yaptıkları el-kol hareketi bizim avam dilimizde çok farklı manalara geldiği için birçoğumuz gülmüştü.
Malum medya da, Demirel’e müthiş gösteri şeklinde manşete taşımıştı.
İşine geldiğinde en absürt şeyleri olumlu verir.
İşine gelmese, en olumlu şeylerden en berbat manşeti çıkarır.
Hakan Şükür, dünyaca tanınmış, kendi mesleğinde kolay-kolay kimsenin ulaşamayacağı başarılara imza atmış, sevilen sayılan ve dindar bir futbolcu.
Derbi maçı arefesinde, Seyirciye ‘Kutlu Doğum’ haftasını hatırlatarak, ‘ Peygamber efendimizin doğum yıl dönümünü kutladığımız şu günlerde, bu günlerin manevi havasını düşünerek, satırla kavga etmeye değil de güzel duygularla gelelim,…’ diye bir mesaj veriyor.
Söz konusu medyada, ‘İrtica mesajı damgasını vurdu’ diye haber yapıyor.
Çarşı bunlara tek kelime ‘ onun-bunun çocuğu, İBNE’ demiştir.
Ee şimdi ‘Çarşı’ haklı değil mi kardeşim.
Birde maç tahmini yapayım;
Galatasaray alırsa sevinirim.
Fener kazanırsa üzülmem.
Sivas’ın şampiyon olmasını canı-gönülden isterim.
Sivas şampiyon.
2. Galatasaray
3. Beşiktaş
4.Fenerbahçe.
Kupa Kayserinin olsun.
bu isteğim irrasyonel bir istek biliyorum amma olsun…
***
Deniz Baykal’ı kapatmadan CHP iflah olmaz.
Adam, Cumhurbaşkanıyla küs.
Başbakanla küs.
Genelkurmay başkanıyla küs.
Kendi partisinin en büyük belediye başkanıyla küs.
Elekdağ’la küs.
Öymen’le küs.
Korkarım eşiyle de küs.
Küs olmasa bunca zamandır herhangi bir etkinliğe beraberinde götürürdü.
Belki politik ortamı samimi bulmadığı için götürmüyor olabilir ve fakat şu son muhtarlarla kebap yediği yere götürebilirdi.
Dediği gibi çok samimi-çok nezih-takiyenin olmadığı bir ortamda kadıncağız nefes alırdı.
Her ne ise sayın Deniz Baykal’ın eşiyle olan kendi problemi mahremiyeti bizi ilgilendirmez. İster gezdirir-istemezse gezdirmez.
Ama yukarıda isimlerini zikrettiklerimle münasebeti eşiyle olan münasebeti gibi değil.
Olmamalıdır.
Eşine, çoluğuyla-çocuğuna davrandığı gibi bunlara davranamaz.
Millete karısına-çoluk-çocuğuna davrandığı gibi davranamaz.
Davranırsa haleti ruhiyesinde bir problem var demektir.
Bu nedenle kendi partisi bile iflah olmuyor.