2008 yılının çok zor geçeceğini hemen herkes söylemişti. Ekonomik olarak, siyasal ve sosyal olarak gerçekten de çalkantılı bir yılın tam ortasına geliyoruz. Yığınlarla sorunlar çözüm beklerken çözüm yerine çözümsüzlük artıyor. İşçi memur, ücretlinin beklentisi kalmadı, çiftçi büyük bir çıkmazın içinde, hayat pahalılığı ve enflasyondaki tırmanış kötü günlerin habercisi gibi. Eğitim sistemindeki bir türlü düzelemeyen yanlışlıklar, ahlaki çöküntünün her geçen gün daha da azmanlaşması, ailelerin çatırdaması, boşanmalar, alacak verecek davalarındaki rekor tırmanış, insanların büyük bir deprasyona sürüklenmekte olduğunu gösteriyor.
Tüm bunları çözmesi gereken siyasal iktidarın mahkeme kararı ile kapatılmak istenmesi ise umutları kökünden kurutmaya yetiyor. Ne olacak, kapanacak mı kapanmayacak mı? Yeni parti mi kurulacak, seçime mi gidilecek, yeni partiyi kim kuracak, kim Başbakan olacak, Erdoğan’ın durumu ne olacak? Kim ihanet etti, kim ihanete hazırlanıyor, Ergenekon’un görünmeyen buz dağı bir gün görülecek mi? Türkiye nereye koşuyor? Kuzey Irak ne olacak, ülkemizi hangi operasyonlarla dizayn etmeye kalkışıyorlar? Bunlar halen netleşmemiş, gri bölgeler olarak karşımızda duruyor. Kuzey ırak Türkiye’nin içine mi alınacak yoksa ülkemizin bir parçası koparılacak mı? Her şey karanlık.
Ekonomik sıkıntılar ve çözüm bekleyen konular çözülemeyince de insanlar patlama noktasına geliyor. İşte nakliyeciler ve kamyoncuların eylemleri bunun bir göstergesi. Yarın ertesi gün başka şeyler de patlak verirse hiç şaşmamak lazım. Allah korusun ülkemizde ekmek ve iş kavgası başlarsa sonu hiç iyiye gitmeyecektir. Sırça köşklerde oturanlar milletin haline bir bakmalı ve en kısa sürede buna bir çare bulmaya çalışmalıdırlar.
Tok açın halinden ne anlar, ya da el elin eşeğini türkü çağırarak arar. Ne yazık ki durum aynen böyle. Gidişat tersine dönerse hiç şaşmamak lazım. İstikrarın bozulması durumunda zarar gören yine ülkemiz insanı olacaktır.
Zor yılın tam ortasında duruyoruz. Yön arıyoruz, yol arıyoruz, karanlıklar içinde bir ışık arıyoruz. Allah bu millete ve bu memlekete yardım etsin. Üstüne üstlük bir de kuraklık vurursa o zaman çok daha sıkıntılı günler bizi bekliyor demektir. Bakın konutlar durmak üzere, demir üç katına çıkmış, evler ve işyerleri bomboş duruyor ne kiralayan var ne satın alan.
Tepe başlarına tırnakları ile kazıyarak gelmeyenler, paraşütle inip birilerinin himmetleri ile bu makamları işgal edenler kafalarını kaldırsın ve gelmekte olan toz bulutunu bir incelesin. Toz duman fırtınayı toz pembe görenler yanıldıklarını anlayacaklardır. Kese doldurmaya çalışanlar, kasa doldurmaya çalışanlar yaklaşmakta olan hortumu görmüyorlar. Gözlerini para hırsı ve mal hırsı bürümüş. Birilerine şirin görünmekten başka bir şey düşünmüyorlar. Yazık ediyorlar. Olan yine bu millete olacak.