BİR SANAT FENOMENİ::ERCİYES’İN STARLARI SES YARIŞMASI
“ İnsanların karnında, dışarıya çıkıp kendini göstermek için çabalayan başka bir insan daha vardır.” TRUMAN
Lazın birisi, Yahudiyi yıkmış, alnına tapancayı dayamış. Yahudi bakmış ve yahu Laz kardeş ben sana ne yaptım demiş, endişeyle.
“—Yahya AS’ı niçin öldürdünüz, ben de seni öldüreceğim”demiş.
Tarihi ve olayı iyi bilen Yahudi
“—Abi o ikibin sene önceydi”der. Öfkeli Karadenizli ise
“—Olsun ben daha yeni duydum”demiş.
Çarşamba günü ERCİYESİN STARLARI müzik yarışmasındaydık. Yarışmacılardan biri bizim gazetenin çalışanı ve maskotumuz sevgili Mustafa Nurlukülekçi.
Mustafa’mız dışarıdan gelene anında çayını ikram eden, hal hatır soran, güler yüzüyle insanın yorgunluğunu alan saygıdeğer bir delikanlı. Onbeş yıldır evinde bilgisayar kullanan birisi olamama rağmen bilemediğim yerleri ondan öğreniyorum. Beceri ve tükenmez enerjisiyle gönüllerimizi fethetti.
Şahsen bendeniz, ilmi—dini—siyasi kongre ve konferans harici hiçbir şey için İl Kültür Müdürlüğü salonuna gitmiş değilim ama ERCİYES’İN YILDIZLARI yarışması 107 Mustafa’mızı seyir ve yarışmanın formatını gözlemlemek istedim. Gerçekten büyüğüne saygı gösteren saygıdeğer feyiz ve muhabbet enerjisiyle yoğrulmuş mağnetik kişiliğe sahip bir yavru.
Etkinlikleri, konferans, kongre, spor müzik vs. hangi etkinlik olursa olsun yerinde izlemeyi severim. Aynı etkinliği sanal alemde izlediğimde yağı gitmiş yoğurdu kalmış gibi hissediyorum ve seyretmeyi sevmiyorum. Etkinlikler bana canlılık ve dinamizm aşılıyor. Evden isteksiz çıksam dahi sonunda bu hal geçiyor. Cemaatte rahmet var dediği bu her halde, hocalarımızın.
YAŞADIĞINIZ YERİ YAŞATINIZ Leo Buscaille
Evvel zaman içinde, zevklerin ve arkadaşlıkların hormonsuz olduğu zaman tünelinde köyün birinde birkaç arkadaş kafa kafaya verip bir tavuk çalarlar. Kuytu bir yerde pişirip yerler. O zaman yemek yenince dua etmekte mecburmuş.
İçlerinden birisine diyorlar oğlum bir dua ettir de yediğimiz yemeğe şükredelim. Çalıntı tavuğa dua olur mu demeyin. Çaldıkları yer kendi evleri olduğundan bir şey olmaz. Ben hoca değilim, dua ettiremem olmaz diyor amma anlamıyorlar. Hayır illa dua ettireceksin diyerek dayatıyorlar.
Delikanlı yarı şaşkın vaziyette elini açıyor ve şu tarihi duayı yaptırır:
Allah’ım ülkemizi dünyadaki bütün devletler içerisinde birinci getir. Amin! İlimizi Türkiye’deki illerin birincisi en kalkınmış zengini kıl. Amin! Allahım kazamızı memleketimizin en mamur, en şirini yap. Amin! Allahım köyümüzü köylerin en yaşanılırı yap. Amin! Allahım bizim köyde de en zengin beni kıl”deyince, hayıııır demişler arkadaşları…Herhalde Yücel Tatlı Hocaefendi anlatmıştı alegoriyi.
Kafam ERCİYES’İN YILDIZLARI nda edindiğim intibalarla, ikide bir getirdikleri ünlü ve namlı sanatçılarla sanatseverlik ayaklarına yatanları, tuzu kuruları görememenin, onların böyle yerel bir sanatsal fenemone ilgisizlikleri aklıma bunları çağrıştırdı…
Yaşadığı yeri yaşatmak, camisiyle, okuluyla, asfaltı ve taşımadaki rahatlıkla, çevre düzenlemesiyle ve en önemli realitelerden biri de müzikle, tiyatro ve sanatı geliştirerek olur. Sigortasını yatırmadığın işçinin parasından getirdiğin namlıları oynatıp TV ‘de firmanın reklamını yapmak değil sanata katkı, sanatseverlik.
Yabancı, dışarıdan getirilen ünlülerin haberlerini püskürterek,fışkırtarak lanse eden yerel basının acıklı ve burada yaşayan halktan biri olarak utanç veren ilgisizliği. Kendi çocuklarının yaptığı sanatsalı—etkinliği sanat yerine koymayan bir medya.
Kendini aşmaya, bir yerlere gelmek için çabalayan, kabuğunu kırarak ERCİYESİN STARLARI yarışmasında sahneye çıkma cesareti gösteren bu kardeşlerimi tebrik ederim. Aştıkları o kadar çok statüko ve anlayışsızlığa rağmen, bırak destek teşvik ve ödülü.
TEŞEKKÜRLER:: HAKAN—NİHAT İŞMAN VE RECEP ALEMDAR VD.
Düşünürlerin düşüncelerini yazı içerisinde ve ara başlıklarda sık sık kullanmamdan dolayı inşallah bıkkınlık gelmez sevgili okuyuculara. Yine beyni işlevini yitirmemişin birisi insan ve kişilik üzerine şöyle bir akıl yürütmüş:
“—İNSANDA ÜÇ KİŞİLİK VARDIR. BİRİNCİSİ, OLDUĞU KİŞİLİK, İKİNCİSİ OLDUĞUNU SANDIĞI KİŞİLİK VE ÜÇÜNCÜSÜ DE OLMAK İSTEDİĞİ KİŞİLİK.”
Gerçekten yerini yurdunu, yaşadığı yeri yaşatmayı sevdiğini düşünen insan evvela insanını sevecektir. İnsanı sevemeyen de kent—yaşam, sanat sanatçı şehir planlaması sosyal hayat hiçbir önemi olmayan sıkıcı fanteziler, formalitelerdir.
Televizyonda ki dünya takımlarını seyrederken aldığım hazdan fazla evin arkasındaki sahada oynayan yavruların maçını seyretmekten hoşlanan birisiyim. Balkona çıkınca şöyle düşünürüm; yahu mahallede düğün olsada biraz müzik dinlesek. Düğün olmadığı, müzik sesi gelmediği zaman hayat pahalılığından zavallı gençler evlenip yuva kuramıyorlar diye içimden hüzünlenirim.
Dinlemek için, seyretmek için illa ki pahalı ve ünlü olmasının gerekmediğini düşünüyorum tekrar tekrar. Ünlülerin ayağına her türlü mal varlığını seren ve ipek saray, almer ofis evim gibi yerlerde trilyonlarca lira harcayan sevgili sanatseverlerimize buradan rica ediyorum, ERCİYESİN YILDIZLARI yarışmasına katılan ve yüzde yüz kendi memleketinin yavruları olan bu aslanlara birer elbise ve ayakkabı alarak sahneye utanmayacakları bir kıyafetle çıkmalarını sağlasınlar, zerre kadar sanat aşkı yaşadıkları ve varlıklarını borçlu oldukları insanlara saygıları varsa.
Yarışmanın efendi demeyeceğim çok çok efendi sunucusu Hakan Beyle muhterem babaları Nihat amcayı, özbe öz yerli bir sanatçımız ve değerimiz olan kendi çabasıyla sanatın zirvesini zorlayan bütün yükü sırtında taşıdığına inandığım Recep Alemdar beye ve yarışmaya katılan gençlerimize, evlatlarımıza başlattıkları sanat yolunda başarı dilerken; YARİSMA YAZIP BOŞLUK BIRAKIYOR107 YAZIP 3929 ‘A göndermeyi ihmal etmemenizi rıca ediyorum efendim.
Mazhar –Fuat geldi Kayseri’yi yıktı geçti diyen değerli basınımızın da kendi yaşadıkları şehrin sanatçılarına şöyle bir dönüp bakmalarını, ilgilenmelerinin gerektiğini hatırlatırım. Vazifem olmasada. Ama burada doğan ve yaşayan biri olarak görevimdir kanaatindeyim.
NOT: Sayın Recep Alemdar bey kayseri’de sanata ve sanatçıya destek yok. Eğer destek çıkan biri olsa bizler başka ve şu anda daha önemli mevkilerde olurduk şeklinde içindeki ukdeyi dile getirdi ve devamında şunu vurguladılar:
“—Sanata ve sanatçıya destek çıkanın buradan ilan ediyorum elini değil ayağını öperim.” Bizim Mustafa Nurlukülekçiye bu hafta elbise hediye ederek sponsorluğunu üstlenen EMİN ERSU ağabeyimize bu vesileyle teşekkür ederim. Recep bey bu sözleri sponsorlukla ilgili olarak söylemişti.
İnşallah sanata ve sanatçıya alışacağız. Göç gide gide düzelir.
Çarşamba gecesi İl Kültür Müdürlüğünde buluşmak üzre efendim…..