Neler oluyor neler… İstanbul Bağımsız Milletvekili Emin Şirin Fethullah Hoca efendi hakkında suç duyurusunda bulunuyor, çok ağır iddialar sarf ediyor, bazı yazarlar Gülay Kömürcü gibi askerin yakında çok sert bir bildiri yayınlayacağını ileri sürüyor, ABD'deki ekonomik çöküş global manada birçok ülkeyi de çöküşe götürüyor, Ülkemizde borsa dibe iniyor dolar tavana çıkıyor, dengeler altüst oluyor, İsrail füzelerle kadın ve çocukları vurmaya devam ediyor, İran'da Azeriler ayaklandırılıyor, Rahşan Ecevit tarihi açıklamayı yapıyor ve diyor ki GAP bölgesi ikinci bir Filistin olabilir diyor, İsrail'in Yahudi kökenli Türkler vasıtasıyla bu bölgeyi ele geçirdiğini iddia ediyor, AB bize ayak diremeye devam ediyor, yurtta yolsuzluk operasyonları, çete operasyonları son hızıyla sürüyor… Kayseri'de bir kooperatifin genel kurulu savaş alanına dönüyor, iddiaların bini bir para, Konya şekerde polis baskını oluyor, şehrimizde kavgalar, cinayetler kol geziyor, piyasalar durgun ve gözler kazancılar çarşısındaki döviz hareketlerini bekliyor daha neler neler….. Hükümet ipleri kaçırmamak için elinden gelen gayreti gösteriyor ancak global kriz Türkiye'yi vuruyor. Bundan üç yıl önce durum böyle değildi. Daha güvenli ve istikrarlı bir ortam vardı. Piyasalarda güven insanlarda umut hakimdi. Ya şimdi? Her gün onlarca kişi bir gazeteci olarak bana şu soruyu soruyor; Ekonomik kriz olur mu, darbeden bahsediliyor acaba darbe olur mu, hükümet yıkılır mı, seçim erkene alınır mı, dolar 2 milyon olur mu? Evet insanlar artık bu soruları sormaya ve ciddi olarak cevap bekliyorlar. İktidar tamam şimdiye kadar işi iyi götürdü ancak artık ortada sisli ve puslu bir iklim mevcut. İnsanlar yarından endişeli. Güvenlik sorunları had safhada, yolsuzluklar bitmek bilmiyor, Türkiye üzerindeki tehditler artarak devam ediyor. Fakir daha da fakir oluyor, zengin daha da zengin.. Kimileri ekmek peşinde kimileri ihale…. Evet sisli, puslu, bulutlu ve ürkütücü bir hava hakim.Kimileri için bu sisli ve puslu bulunmaz bir fırsat kimileri için ise kaygı verici. Bu memleket hiç mi düzelmeyecek? 30 sene öncesine bakıyorsun yine aynı sisli ve puslu, 50 sene öncesine bakıyorsun yine aynı. On sene öncesi aynı tartışmalar, darbe olacak mı sözleri, yolsuzluklar, krizler, tehditler dış tehditler…. Ellerin memleketleri istikrar içinde yüzüyorken, 50 sene öncesi neyse aynı huzur, aynı fiyat, aynı sokak ve cadde, aynı anlayış hakimken şimdi bakıyorsun yine aynı. İnsanlar kendilerinden emin, yaptıkları işi, yapacakları işi biliyor, hayatını programlamış tıkır tıkır gidiyor. Ya bizde? Arada bir güneş açsa da fırtınalar bitmek bilmiyor. Tam istikrara kavuştuk derken biranda bombalar patlıyor, krizler geliyor söylentiler çıkıyor, memleket elden gidiyor naraları atılmaya devam ediyor. Ne olacak bizim halimiz? Türk milletinin yüzü ne zaman gülecek. 40-45'lerde yüzü gülmemiş, 60'yarda gülmemiş, 70'lerde gülmemiş, 80-90'larda gülmemiş, yeni bir çağa girdik 21. yüzyıla girdik iki binlerde yine yüzümüz gülmüyor. Hep kaygı ve telaş, endişe ve korku, sıkıntı ve acılar, gözyaşı….Bu memleketin makus talihi ne zaman dönecek?
|