ALKIŞ
*İsviçreyi yenerek Avrupa Şampiyonasında şansını devam ettiren Türk Milli Takımına,
DUYDUNUZ MU?
*Başbakan’ın Alevi danışmanı Reha Çamuroğlu’nun danışmanlıktan istifa ettiğini,
*Kızılırmak suyunun arsenikli olduğunun ortaya atıldığını,
*Ak parti Gurup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile MHP’li Şandır’ın birbirlerini sert bir şekilde eleştirdiklerini,
*Amerika’nın CHP’ye destek verdiği iddialarının doğruluk payının her geçen gün arttığını,
*Vakit gazetesinin yayınladığı ağlama duvarındaki yüksek bürokrat resminin ortalığı karıştırdığını,
*Ak Partinin nasıl bir strateji izleyeceğinin merakla beklendiğini,
*KTO Başkanı Hasan Ali Kilci’nin Erciyesspor’un kasıtlı olarak ikinci lige düşürüldüğünü iddia ettiğini,
*Şehit haberlerinin ardı arkasına gelmeye devam ettiğini,
*Okulların bugün tatile gireceğini,
*Mehmet Barlas’ın ATV’den ayrılacağını,
*Ekmeğe yeni zam beklentisinin hakim olduğunu,
*Ak Partiyi önce kimlerin terk edeceğinin tartışma konusu olduğunu,
*Bu yıl OKS sorularının kolay olduğunu ve çok sayıda öğrencinin yüksek puan alacağını
TRENDEN Mİ İNECEKLER GEMİYİ Mİ TERKEDECEKLER
Son günlerde AKP treninden kim önce inecek sorusu sorulmaya başlandı. Kimileri liberal kesimden gelen eski ANAP VE DYP’lilerin öncelikle AK Parti treninden ineceklerini ileri sürerken bazıları da ülkücü kökenlilerin sol kökenlilerin önce ineceğini vurgulamaya başladı. Aslına bakarsanız trenden inme kelimesi yerine gemiyi terk etme tabiri kullanılır. Hatta şu atasözümüz buna ışık tutmaktadır. Gemiyi önce fareler terk eder. Hangi gemiyi? Batmakta olan gemiyi öncelikle fareler terk eder. Gemideki gıdaları yerler nemalanırlar ancak bir tehlike gördüklerinde ilk olarak onlar terk ederler. Bu doğrultuda yorumlayacak olursak şöyle söyleyebiliriz. Şimdiye kadar Ak partinin 6 yıllık iktidarı zamanında gününü gün eden, ihale ihale koşan, servetine servet katan, takiyye yapıp Ak Partili gibi görünen hatta Ak Partiliden daha Ak Partili gibi evin sahibiymiş gibi davranan rantçıların tehlike göründüğü anda bu gemiyi terk etmesi beklenmelidir. Artık burada menfaat bitti. Parti kapatılacak, en iyisi mi en erken ne zaman ayrılırsak o kadar karşı tarafın tepkisinden kurtuluruz diye düşünen bu güruh şimdilerde ayrılma sinyalleri verebilir. Bu işi bir dava olarak görmeyen, rant kapısı olarak çıkar kapısı olarak gören, işi gücü biran önce zengin olup köşeyi dönmek olan bu tipler şimdilerde valizlerini hazırlamaya başlamışlardır bile. Partinin tepesindeki isimler ise ne yazık ki zamanında bunlara pirim vermiş ve sanki onları kendilerindenmiş gibi görüp onlara güvenmişlerdir. Şimdi nasıl yanıldıklarını anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacaktır. Bizim de yıllardır yaptığımız eleştiri zaten buydu. Kendileri gibi düşünen, aynı davanın insanlarını bir yerlere getirmediler de tutup derme çatma rantçılara pirim verdiler. Onlar da en ufak bir tehlike gördüğünde sıyrılıp çıkacaklardır.
ELİTAŞ’IN GAYRETİ
Ak Parti Gurup Başkanvekili Mustafa Elitaş son günlerde gündemde. Hazırladığı tasarıyı Meclise sundu. Ak Partinin kapatılmasını engellemek için formuller arıyor ve çalışmalar yürütüyor. Bu anlamda Başbakan Erdoğan ile arası gayet mükemmel görünüyor. Kaderleri de aynı gidiyor zaten. Başbakan yasaklı duruma düşerse Elitaş da düşecek. Gurupbaşkanvekili Elitaş son seçimden sonra önemli bir makama geldi. Ak Parti gurup başkanvekili oldu. Başbakan Erdoğan’ın güvenini kazandı.
AK PARTİ BÖLÜNÜR MÜ?
Şu an itibariyle baktığımızda bir alternatif görünmüyor. Yani kendi içinden bir alternatif de görünmüyor. Bunun sebebi ise henüz Erdoğan’ın tüm karizmasını yitirmemiş olması. Erdoğan’ın alternatifi olabilecek bir ismin ne içerden ne dışardan çıkmamış olması. Bu şartlarda baktığımızda Ak Partinin şu anda bir bölünme riski görünmüyor. Ancak baskılar yoğunlaşır ve dağılma süreci başlarsa eğer işte o zaman mutlaka yeni bir alternatif oluşturma çabaları hız kazanacaktır. Ak Parti’de ikinci bir adam şu anda görünmemektedir. Oysa Fazilet Partisi kapatılırken Erbakan’a alternatif de çıkmıştı zaten. Erdoğan her yerde alternatif lider olarak görünüyordu. Şu anda böyle bir durum yok. Ama olmayacak diye bir durum da yok. Şener biraz heveslendi ancak bence tutmadı. Olağanüstü bir durum olmadığı takdirde Erdoğan karizmasını sürdürmeye devam edecektir.
MIŞ
*Milliler yola devam demişler.
DAMLA
YAKINLIK
Neye yaklaşsam , sonu uzaklık ve kırgınlık;
Anla ki , yok Allah ' tan başkasıyla yakınlık...