GÖLGELERİN ÜZERİMİZE GELDİĞİ EN ZOR ZAMANLARDA
GÜNEŞİN DOĞUŞUNA BİNLERCE KEZ ŞAHİDOLDUK
Bu cümle çok şey ifade ediyor. Başbakan Erdoğan’ın posteri üzerine yazılmış bu cümle Ak Parti İstanbul Teşkilatı tarafından afiş yapılıp her yere asılmış. Bu neyi ifade ediyor, şimdi ona bakalım. Ben bu cümleyi görünce tepeden tırnağa tüylerim ürperdi. Muhteşem bir cümle. Hele Milli takımımızın onbeş dakikada dünyayı titrettiği zafer gecesinin ardından gelen bu afiş çok şey anlatıyor. Yeni kurulacak partinin ipuçlarını da veriyor.
İlahi yardımla bu millet çok büyük badireleri aşmıştır. Kurtuluş savaşında ve ondan önceki Çanakkale savaşında Seyit Halil Çavuş’un top mermisini kaldırışında, yeşil sarıklıların yardıma koşuşunda, bitti tükendik, artık yokoluyoruz diye düşündüğümüz anlarda yepyeni bir güneş doğuyor. En son Milli maçta böyle olmadı mı? 74. dakikada adamlar üçüncü dördüncü gol için bastırıyordu. Ben dedim ki bittik, artık bu iş yattı, imkansız dakikalara girdik, üç beş sıfır olur, bozulduk çözüldük… İşte tam o anda bir şeyler oldu. Sanki bir el her şeyi tersine çevirdi. Bunu futbolla izah etmenin mümkün olmadığını tüm futbol otoriteleri ve dünya basını söylüyor. Allahın yardımı geldi. Dünyanın en iyi kalecisi topu elinden kaçırıp beraberlik golünü hediye etti. Sonra da Nihatın o golü sanki görünmez bir el ya da kanatlar tarafından kalecinin üzerinden aştırılıp direğe çarpıp içeri girdirildi. Dışarı çıkması gereken top içeri girdi. Olacak şey değil. Allah bu milleti seviyor. Bu millet de ne kadar şükretse az. Yokoluyoruz dediği anda imdada Yaratan yetişiyor. Kalpler de onun elinde, güçler de. Arda ne diyor: Sabaha kadar şükretmemiz lazım….
Evet gelelim bu cümlenin siyasi ifadelerine. Gölgeler geliyor, karanlık bulutlar, karanlık bulutların gölgeleri üzerimize üzerimize geliyor, Bizim ruhumuzu karartıp, moralimizi bozup, eyvah dedirtecek kara bulutlar tam bizi boğacakken biranda Rabbimin yardımı geliyor. Tıpkı Uhutta, Bedir’de, Hayberde, Malazgirtte, İstanbulun fethinde, Kurtuluş savaşında, Çanakkale muharebesinde, tek şef döneminde, 60 ihtilalinde, 80 ihtilalinde, 28 Şubattan sonra….. Kara bulutlar çöküyor, artık bitti diyoruz ve bir de bakıyoruz ki güneş doğup aydınlatıyor.
Güneşin doğuşuna bin kez şahidolduk demek yanlış olmuyor. Aslında yine güneş doğacak denilmek isteniyor. Karanlık bulutlar ve gölgeler derin güçler, uluslar arası masonik çevreler çullanmış olsa da güneş doğmak üzere anlamına geliyor. Aslında bu cümleden yeni kurulacak partinin sinyalini de almak mümkün. Sanki bana göre yeni kurulacak partinin adı Güneş, ya da amblemi güneş. Ampulü söndürseler de güneşi de söndüremezler ya… Demek gibi bir şey. Güneşin ziyasını ağızları ile söndürmeye çalışanlar ibaresi aklımdan çıkmıyor.
Ve son nokta. Korkmayın üzülmeyin, gevşemeyin eğer inanıyorsanız mutlaka galip geleceksiniz… Ayetikerimesi… Milli maçta bunu aynen gördük ve yaşadık. Darısı başka alanlara….Çünkü bu millet dualı bir millettir. Zaferi hak eden bir millettir. Allahın dinine sahip çıkmış bir millettir.