“BÜYÜKLENME, İĞNE BATIRINCA FIRTINALAR ÇIKARAN HAVA DOLU TULUMA BENZER” Zerdüşt”
Melik Moubdar zamanında Babil’de Sadık adında zengin ve eğitim görmüş bir genç adam yaşardı. Zengin ve genç olmasına karşın duygularına gem vurmasını ve büyüklenmemeyi bilen bu adam her zaman haklı olmaya çalışmıyor ve insanların zayıf yanlarına saygı gösterebiliyordu.
Sadık, ”SENİ ISIRACAK OLSALAR BİLE, SEN YERKEN KÖPEKLERE DE YEDİR” öğretisini benimsemişti. Bilge kişilerle bir arada olmaya çalıştığı için onlar kadar bilge sayılırdı.
Sadık, evrende küçük bir nokta olmasına karşın, büyüklenen insanoğluna büyük ve kutsal görünen dünyayı düşündü. Çamurdan bir top üzerinde birbirini yiyen böcekler gibiydi insanlar. Bu düşünce onun ve Babil’in yazgısının ne kadar önemsiz olduğunu göstererek onu avuttu. Ruhu, duygularından arınıp sonsuz uzaklara atılmak istiyordu.Sonra kendine gelip Astatre’nin—aşık olduğu kral kızı—ölmüş olabileceğini düşününce evren gözünden siliniyordu; yalnızca ölmek üzere olan Astatre—babası Sadık’a aşık olduğu için ölüme mahkum etmişti, Sadık kaçarak Mısır’a gelip kurtuldu—ve talihsiz Sadık vardı.
Bu derin felsefe ve büyük acı arasında gidip gelirken bir yandan da Mısır sınırlarına yaklaşıyordu. Uşağı şehre bir şeyler almaya yollamış Sadık’ta bu arada köy bahçesinde geziniyordu. Yol kıyısında ağlamakta olan bir kadın ve onu kovalayan kızgın bir adam gördü. Kadın bu adamın dizlerine sarıldı, adam da bir yandan bağırarak onu dövmeye başladı. Birinin dileyen yalvarışına ve ötekinin öfkesine bakarak, aldatılmış bir kocayla aldatmış bir kadın olduklarını düşündü. Ancak, kadın o kadar güzeldi ve hatta biraz da Astatre’ya benziyordu ki ona acıdı ve kocasından nefret etti.Kadın Sadık’a “Bana yardım edin”diye yalvardı,”Bu acımasız adamın elinden beni kurtarın”
Bu çığlıklar üzerine Sadık koşup aralarına girdi. Az bildiği Mısır diliyle adama şöyled dedi”Biraz insanlığınız varsa güzelliğe ve zayıplığa saygı göstermenizi dilerim.Ayaklarınızın altında ve gözyaşlarından başka savunması olmayan DOĞANIN BU BAŞYAPITINA nasıl kıyarsınız?”
Adam acı acı güldü:”Ah, demek sen de onun sevgililerindensin. O zaman senden de öç almalıyım.”diyerek kadını bıraktı ve mızrağını kaparak yabancının üzerine saldırdı. Sadık, soğukkanlı bir şekilde vuruşu savuşturdu ve mızrağı yakaladı. İkisi çekişirken mızrak ikiye bölündü. Mısır’lı adam kılıcını çekince Sadık’ta ona uydu ve dövüştüler. Biri yüzlerce atak yaparken diğeri onu ustalıkla savuşturuyordu. Kadın çimene oturup saçlarını düzeltmey koyuldu. Mısırlı güçlüydü ama Sadık daha ustaydı. Birinin davranışlarını öfke yönetirken diğerinin aklı koluna yön veriyordu.Sonunda Sadık adamı yere düşürdü ve kılıcını boynuna dayayıp yaşamını bağışlayacağını söyledi.Mısır’lı onun gevşediğini görünce birden hançerinin çekip onu yaraladı.Bu kalleşliği gören Sadık kılıcını adamın boğazına saplayıp onu öldürdü
GEBER GİT KÖPEK! KEŞKE YAŞASAYDI!
Sadık kadının yanına gelip “Onu öldürmek zorunda kaldım.” Dedi. “Artık özgürsünüz, gördüğüm en yırtıcı adamdan kurtuldunuz. Sizin için başka ne yapabilirim, bayan.? Diye sordu. Kadın” Geber git, köpek!”diye bağırdı,”Sen benim dostumu öldürdün. Senin yüreğini koparabilseydim.” Sadık” Böyle bir dostunuz olmasına şaşırdım. Sizi dövüyordu, benden yardım istediniz diye beni de öldürmek istedi.” Deyince kadın”Keşke yaşasaydı da beni dövseydi,”diye ağladı,”Ben bu dayağı hak etmiştim;onu kıskandırıyordum.” Sadık şaşırdı, hem de öfkelendi:
Bayan bu kadar güzel olmanıza karşın ben bile sizi dövmeyi isterdim; ama bu sıkıntıya girmeyeceğim. Sonra kasabaya dönmek üzere devesine bindi. Tam birkaç adım atmıştı ki Babil’den gelen dört atlının bağırışlarını duydu. Bunlardan biri kadını görünce “İşte o! Bize verilen tanıma uyuyor,” diye bağırdı. Yerdeki ölüye bakmadan kadını yakaladılar. Kadın çığlıklar atarak Sadık’a yalvarıyordu:
--“Bir kez daha yardım edin, soylu yabancı! Size kızdığım için bağışlamanızı diliyorum. Yardım ederseniz ölünceye kadar sizin olurum!” Ama Sadık’ta bu kadın için dövüşme isteği kalmamıştıs:”Size başkaları yardım etsin.” Dedi.
Üstelik Sadık yaralanmış kendisi yardıma muhtaçtı.