“SONRA BÜTÜN NİMETLERDEN SORULACAKSINIZ” K.KERİM”
Sevgili Kardeşlerim
Musa AS gurbete çıkar. Yanında havarileri.. Bir, kabristandan geçiyorlarmış. Dururlar dua ederler. Beni İsrail nebisi kabrin başında mahzun olarak ağlamış. Beni İsrail’i seyahata devam etmişler.
Dini, tevhid inancını tebliğ vazifesi aylarca sürer, yurtlarına dönerlerken yolun üzerindeki ve geçerken çok çok dua edip ağladığı kabristana da uğramışlar. Havarileriyle beraber dua etmiş ama bir de bakmışlar ki Musa AS çok neseli ve mesrur vaziyette giderken ki gibi ağlamıyor.
Yola koyulduktan sonra soruyorlar;”Ya Musa Ruhullah! i giderken aynı kabrin başında dua ettik ve sen şiddetli me’yus vaziyette çok ağladın. Şimdi ise tam tersi, Dua ettin ve gülüyorsun , neşelisin, işin hikmetini sorabilir miyiz? Dediler.
Musa Ruhullah evet dedi. “Giderken çok üzüntülü ve meyustum, çünkü bu kabirde yatan mu’min kabir azabı çekiyordu. Şimdi ise çok çok mutlu ve mesrurum zira o mevtanın çocuğu Kur’an öğrenmeye gitti ve BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM’i öğrendiği için okuduğu Kur’anın şefaatiyle babası affoldu, kabir azabı üzerinden defoldu ve mevta rahatladığı ona sevindiğim için mutluyum”dedi.
Evet yazın tatile çıkan çocuklarına it taşlatıp onun bunun camını kırdıttırmak istemeyenler için bu kıssa kafi. Kendini ve insanın değerini bilip vazifesini yapana zaten Allah CC razı olsun o doğru dürüst babalardan, kimsenin onlara bir şey demek haddi değil.
ÇOCUK DİNİNİ DOĞRU ÖĞRENİRSE DÜNYASI DA MAMUR OLUR
Evlatlarımızın yemesinden içmesinden sorumlu olduğumuz kadar, onlara nafaka kazanıp yedirip giydirmek zorunda olduğumuzdan ziyadesiyle dini hayatı, iman, ahlak ve ibadetlerini ifaya yetecek kadar din—Kur’anı Kerimlerini öğretmeklede mükellefiz.
Eğer yavrumuz insanların görmediğini bildiği asansöre tükürüyorsa, yediği dürümün kağıdını yola bele atıyorsa, arabada kalkıp annesi yaşındaki, babası yaşındaki yaşlılara yer vermiyorsa o zaman o çocuğa dinini ve Peygamber Efendimizin davranış ahlakını öğretemedik demektir.
Bizim açımızdan yaz kursu veya kış kursu diye bir ayırım abestir ama öğrenciler genellikle kışın okullu olduklarından Kur’anı Kerim kursuna yazları devam etmek moda oldu o yüzden yaz kursları diyoruz.
Annelerini kesen kızlar, gözünü kırpmadan bunu yapan cani evlatlar eğitimsiz insanlar mıydı sevgili kardeşlerim.?
Hayır eğitimsiz bir yana süper ve çağdaş okulların en namlılarına gidip gelmiş veletlerdi. Ama asıl bilmeleri gerekeni, yani Yüce Allah CC ve onun iki cihan nebisinin öğretisi, davranış ve üstün insani düşünce sistemi okutulmamış ve öğretilmemişti o talihsiz yavrulara.
Merhum M. Akif Ersoy’un şu beytini ezberleyelim, günde birkaç kez herkesin yanında terennüm edelim:
NE İRFANDIR VEREN AHLAKA YÜKSEKLİ NE VİCDANDIR
FAZİLET HİSSİ İNSANLARDA ALLAH KORKUSUNDANDIR
Aklı karışık ve imanı da biraz gevşek kardeşlerimiz Kur’anla ilgili fikirlerimize yıllardır bahanelerle karşılık verdiler ya da ağırlarına gittiğini belli etmeyerek gücendiler. Ama sırat mizan, cennet cehennem haksa, ki şeksiz gümansız haktır, o zaman yalan ve bahanelerle seni beni kandırsalarda Yüce Haliki kandıramazlar. Çocuklarının ahretini insanlar ve Allah CC yanında geçersiz bahanelerle cehenneme çevirmek yakışır mı, günah değil mi?
Dershanelere bilmem ne hanelere her halukarda gönderdiğimiz ve o kursu almasını sağladığımız spor ve çalgı kurslarına zaman ve para bularak gönderdiğimiz fidanları ahlak ve imanını-- ibadetini sahih şekilde yapabilmesi için gerekli olan din dilini ve alt yapıyı edineceği eğitimi vermemek, o konuda cahil bırakmak, çocuğu kalıbı mükemmel ama ruhu yıkıklardan olarak bırakmaktır. Dünya da moralsiz, ahrette azıksız ve Yüce Rabbinin huzuruna eliboş yollayarak kahrolanlardan olmasına sebep olmaktadır. Ve sorgusu başladığında ilk yakasına yapışacağı siz olacaksınız. Dünyadaki diğer yapıp etmeleriniz, çabalamalarınızdan hiçbir sevap alamayacaksınız. Zira her şeyin esası insan davranışının çıkış noktası olan doğruluğu emreden dinini ihmal ederek yavrunuza öğretmediniz.
İşin bilincinde olanlar ve gençliğin geleceğinden sorumlu olduklarının idrakinde olanlar yavrularına değindiğimiz değerleri kazandırmaktadırlar. Sabah dokuz on sularında camilerin önlerinde ve yollarında kutsi kitap ellerinde geleceğimizin teminatı olan yavruları görünce insan mesrur oluyor. Ama herkesin vazifesini yapması, her çocuğun camiye gitmek ve Kur’an’ını öğrenmenin sonsuz hazzını tatmasıdır ideal olan uygulama. Hele bir de gönüllülüğe dayanması varya. Asıl sevap işin yüceliği buradan kaynaklanıyor. Tüm çocuklara hayırlı bir hayat ve “Allah CC onlardan razı olarak, onlar da Allah’tan razı olarak radiyallahu anhum ve redu anh” olarak cennete girenlerden olmak niyazıyla…