ALKIŞ *Şehir eşkıyasını kıskıvrak yakalayan Kayseri emniyetine.
MIŞ**Dışişleri Bakanımız Sayın Abdullah Gül Paraguay Dışişleri bakanı bayan ile görüşürken bayan bakan Gül'ü yanaklarından öperken fotoğraflanmış. Çok ilginç bir resim ortaya çıkmış.
DAMLA*Güçlünün yanında değil haklının yanındayız.
DUYDUNUZMU?*Talas'ta çıkan kuş gribinin yumurta ve tavuk sektörüne yine darbe vurduğunu,
*Erciyes üniversitesi Tıp Fakültesinin bir bebeği yerimiz yok diye hastaneye kabul etmemesi sonucu bebeğin hayatını kaybettiğini, ailesinin olayı yargıya intikal ettirdiğini,
*Gazeteci arkadaşımız üstün Tuncer'in trafik kazası geçirdiğini,
*Misyonerlerin Kayseri'de cirit attığını,
*Bir askeri hastaneye sakallı vatandaşın sadece sakallı olduğu için yatırılmamasının büyük tepki topladığını,
*Amerika'nın İran'ı tek başına vurma planı üzerinde çalıştığını,
*Abdullah Gül'ü Paraguay Dışişleri Bakanı bayan milletvekilinin yüzünden öpmesinin sıkıntı çıkardığını,
*Ünlü şairlerin Kayseri'de buluşacağını,
*Beşiktaş maçı nedeniyle tüm ulusal medyanın Kayseri'ye akın ettiğini,
*Vali Bey'in basınla olan tanışma toplantısının tanışmadan ziyade tartışma toplantısına dönüştüğünü,
*MHP'de kıran kırana bir kongre süreci yaşandığını,
*BBP İl Başkanı İsmail Topuz'un son derece güzel çıkışlar yaptığını,
ÖZEL iDARE GENEL SEKRETERİ -2
Dünkü köşemde özel İdare Genel Sekreteri Mustafa Atsız ile ilgili yorumlarımı ve düşüncelerimi yazmıştım. Yazıdan sonra Sayın Atsız ile ilk defa bir görüşme yaptık. Gerçekten de galiba fazla üzmüşüm. Kendileri bana söz konusu 41 milyar olayını detayları ile anlattı. Alınan malzemelerin listesini gösterdi. Faturalarını gösterdi. Mobilyalar 18 milyar civarında tutmuş diğer masraflar, bakım onarımla birlikte 41 milyar tutmuş. Aslında Mustafa Bey değerli bir bürokrat. Fakat çok zor bir göreve atanmış durumda. Dengeler ve dengeler var. Birileri bu dengelerde Mustafa Bey'i kendi cenahında görme ve gösterme niyetinde olabilir. Sayın Atsız'ın tahterevalli'nin tam ortasında durarak dengeleri gözetmesi lazım. Bir tarafa ağırlık verdiği zaman mutlaka diğer taraf yukarı kalkacaktır. Çok hassas bir zaman ve hassas bir konu. Sayın Atsız'ı üzdüğüm için inanın ben de çok üzüldüm. Değerli bir bürokrat ve bu kayserimizden çıkmış bürokratımızı yıpratmak kimsenin yararına değil.
YöK DİRENİRKEN
YÖK bu memleketin lehine ne yapılmak isteniyorsa hepsinin karşısına dikiliyor. Bu milletin menfaatine ne yapılacaksa onun karşısında engel gibi duruyor. Başörtüsünün karşısında, imam hatiplerin karşısında, özel okulların karşısında, milletin tüm değerlerinin karşısında. YÖK'ün işi gücü yok uğraştığı türban ve imam hatipler. Ya bu milletin evladından ne istiyor bunlar? Dünya üniversiteleri arasında Türk üniversiteleri ilk 500'e bile giremezken hiçbir atılım yapamazken uğraştıkları şeye bak.
BiR BEBEĞi KOSKOCA FAKüLTEYE SIĞDIRAMAYANLAR
Dünkü manşet haberimizde yer aldığı gibi 20 günlük bir bebek yer yok denilerek Tıp Fakültesine kabul edilmiyor ve bebek 14 saat sonra hayatını kaybediyor. Bu nasıl bir vicdan nasıl bir doktorluk ve idarecilik anlayışı. Nasıl insanlık. Tabi karşı taraftan tık yok. Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Bu işin sorumluları kimse bulunmalı ve bunun hesabı sorulmalı. Hayırseverlerin paraları ile yaptırılan fakülte binalarında bu memleketin evlatları yer yok diye alınmıyor ve ölüyorsa bunun bir sorumlusu olmalı.
VALi BEY'iN BASINLA ‘TARTIŞMA’ TOPLANTISI
Önceki akşam Vali Bey Polis Evinde yerel basınla tanışma yemeği veriyordu. Ben katılmadım. Daha doğrusu katılamadım. Ama edindiğim izlenimler Kayseri açısından üzücüydü doğrusu. Bu tanışma toplantısı daha ziyade bir tartışma toplantısına dönüşmüş. Toplantıya basını bilgilendirmeme konusu damgasını vurmuş. Haklı olarak gazeteci meslektaşlarım eleştirilerini sıralamışlar. Vali bey de basınla ilk defa hem de böyle bir konu ve konumda tanışma ve tartışmanın olmasından dolayı sanıyorum üzülmüştür. Şunu söylemek isterim ki bu şehirde kamu yararına hizmet veren kurumların birbirleri ile tartışmaktan ziyade beraber çalışması gerekiyor. Sayın Vali zamanla her gazeteciyi tanıma fırsatı da bulacaktır elbette ancak basın bu toplumun gözü kulağıdır. Basından bir şeyler saklamanın gizlemenin de hiç kimseye bir katkısı olmaz.
IRAK'N İŞGALİNİN YILDÖNÜMÜ
Irak'a demokrasi getirecekti, insan hakları getirecekti, özgürlükler getirecekti, Irak'ta kitle imha silahları doluydu, nükleer silahlar vardı, İsrail ve İngiltere ile birlik olup ABD bu İslam coğrafyasını tarumar etti. Bombaladı, vurdu, kırdı, kan gözyaşı işkence ve tecavüzler. Ölen insan sayısı yüz binleri buldu. Ülke bir iç savaşa girdi. Dünyanın kılı kıpırdamıyor. İnsanlık elden gidiyor ama güçlü görünen Siyonistlere kimse çıkıp bir şey söyleyemiyor. Hatta Irak ve Afganistan yetmemiş gibi gözlerini Suriye ve İran'a dikmişler. BOB denen bir proje ile tüm islama karşı haçlı savaşı başlattılar. Artık Müslümanların uyanması lazım. Irak işgalinin bugün yıldönümü. İslam coğrafyaları kan revan içinde. Allahım Müslümanlara sen yardım eyle.