ALKIŞ
*Transferde adından sözettirmeye devam eden Kayserispor’a,
DUYDUNUZ MU?
*Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar’ın ikinci Ergenekon kitabını piyasaya sürmek üzere olduğunu,
*Şener’in Ak Partiyi bölmek için il il gezmeye başladığını,
*İlk olarak Kırıkkale’de Şener için Ak Partiden ayrılan yöneticilerin gündeme çıktığını,
*Rektör adaylarının isminin Köşk’e gönderildiğini ancak isimlerin atama yapılana kadar açıklanmayacağını,
*Tayip Erdoğan’ın çok rahat göründüğünü, sanki partisi kapatılacak yasaklı hale gelecek kendisi değilmiş gibi bir görüntü çizdiğini,
*MHP Lideri Bahçeli’nin sessizliğinin basına malzeme olduğunu,
*Koç’un Sinan Aygün ve Ergenekon sevdasının bir türlü anlaşılamadığını,
*Eşref Bitlis’in ölümünün de Ergenekon koktuğunun ileri sürüldüğünü,
*Dövizin yine erimeye devam ettiğini, doların adeta lira ile eşitlenmeye doğru gittiğini,
*Temmuz’un kavurucu sıcaklarının trafik kazalarının artmasında etkili olduğunu,
*Fuar içerisine yaptırılan Kongre Merkezinin şehrin büyük bir ihtiyacını karşıladığını,
KADERİN CİLVESİNE BAK
Tarih 22 Temmuz 2007. Ak Parti tarihin en büyük oyunu alarak tek başına büyük bir çoğunlukla iktidarını yeniledi. Her iki kişiden birisi Ak Parti’ye oy verdi. Hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ulusalcılar, muhalefet ve askerin hep birlikte karşı gelmesine, muhtıra yayınlanmasına, Cumhuriyet yürüyüşlerinde Ak Parti’ye küfürler edilmesine rağmen her iki kişiden birinin oyunu aldı. Aldı ve hemen Cumhurbaşkanlığı tartışmaları başladı.Gül’ün Cumhurbaşkanı olması ile birlikte de Ak Parti’yi gerekirse bir darbe ile devirmenin planları için düğmeye basıldı. Ve aradan 6 ay geçmişti ki Ak Parti’ye kapatma davası açıldı. Ergenekon soruşturmalarının başladığı bir sırada apar topar kapatma davası açıldı. Kaderin cilvesine bakın ki kapatmada son toplantı dün yani 22 Temmuz günü bir başka deyişle seçimin tam birinci yıldönümünde yapıldı. Kapatma kararının verileceği tarih belirlendi. Kapatma kararı diyorum çünkü herkes böyle söylüyor. Yabancı elçilerden gazetecilere, yabancı basından yerli sermayeye kadar herkes kapatırlar canım demekten kendini alamıyor. Zira kapatmak için düğmeye basılmasının bir parçası değil miydi bu hareket. Kapatmak isteyen de kapatır. Demokrasiymiş, falanmış filanmış hepsi hikaye. Kim kime gücü yeterse. Kapatma kararı kimin elinde 11 kişinin elinde. 9 kişi kapatma fikriyle yanıyorsa zaten yapılacak hiçbir şey yok. Yapılacak tek şey yeni bir parti kurup yola devam etmek.
BU AĞUSTOS BAŞKA AĞUSTOS
Temmuz’un sonlarına yaklaştık. Önümüzdeki ay Ağustos herkes için çok önemli gelişmelere sahne olacak. Tüm düğümler Ağustos’ta çözülecek ya da fırtınalar Ağustos’ta kopacak. Ağustos’un başında Yüksek Askeri Şura Toplantıları başlıyor. Ağustos ayında Ak Parti kapatma davasında karar çıkacak. Yeni partiler Ağustos’ta kurulacak, Eğer Parti kapatılırsa Erdoğan yasaklı olursa hükümet Ağustos ayında düşecektir. Yeni hükümet nasıl kurulur ya da kurulamaz, Yaş toplantıları ne olur ne olmaz, Ergenekon davasında iddianame açıklanacak, 7, dalga olur mu olmaz mı? Ramazan ayı Ağustos’un sonu itibariyle geliyor aslında 2 eylülde ama Ağustos sonunda heyecanı başlar. Ekonomi nasıl etkilenir, Cumhurbaşkanının durumu ne olur ne olmaz, her şey bir bilmece. Tüm bu gelişmeler Ağustos’ta yaşanacak. O halde bu Ağustos’un heyecanına şimdiden kendimizi hazırlayalım.
HASTANE VE ACİL
Bundan dört sene önce haberler yazıyorduk.600 yataklı hastane yapılacak yapılıyor, şöyle oluyor böyle oluyor. Projeleri hazır falan filan. Yine 4 yıl önce Devlet Hastanesine büyük bir acil yapılıyor yapılacak vs. aradan dörtbeş yıl geçiyor halen hastane ve acilin yerinde yeller esiyor. Bu çok çok büyük bir yatırım mıdır? Hasılı bir hastane, ya da bir acil servis. Ama olmayınca olmuyor işte. Araziler davalık oluyor, oradan vazgeçiliyor başka bir yer deniliyor hukuki süreci bitmiyor ya da acil yaptıracak vatandaş yaptırmaktan vazgeçiyor, devletin işleri de yavaş işliyor. Şunu söylemek istiyorum Tekten ve Avrupa Hastanesi gibi modern görümlü dev hastanelerin yapıldığı şehrimizde Devlet Hastanesi çok sönük kalıyor parça parça binalar polikinlikler, yetersiz acilservisler. Belki dört beş yıl daha yapılacak yapılıyor diye yazarız sonra da usanıp artık yazmayız.
MIŞ
*Bir zamanlar Kıbrıs satılıyor naraları atanların bugün yerinde yeller esiyormuş. Satmak şöyle dursun Kıbrıs’a devlet sözü veren Başbakan Erdoğan söylenilenlerin ne kadar yalan olduğunu ortaya koymuş.
DAMLA
Hiçbir şey insan kadar yükselemez, onun kadar alçalamaz.