Gazetemiz yazarlarından Osman Gerçek geçtiğimiz günlerde bir yazı kaleme aldı ve Abdüllatif Şener’in bir danışıklı döğüşün neticesinde ayrı durduğunu ve kapatmadan sonra kurulacak partiyi onun kuracağını iddia etti. Ben öyle bakmıyorum. Neden bakmadığımı Şener tahlili ile açıklayayım.
Erdoğan, Gül, Arınç ve Şener hatta M.Ali Şahin Erbakan Hoca’nın etrafındaki genç prenslerdi. Hoca’dan ayrıldıktan ve parti kurduktan sonra ülke yönetimini ellerine aldılar. Fakat gelinen noktaya baktığımızda Erdoğan Başbakanlığı yürütüyor, Gül Cumhurbaşkanı, Şahin Adalet Bakanı, Arınç geçmişte TBMM Başkanlığı yaptı. Şener ise bir dönem Başbakan Yardımcılığı yapsa da bunu fazla götüremedi ve geri çekildi.
İddianın birisi şöyle. Şener “arkadaşlar bir şeyler oldu, bana bir şey vermediler, ben Cumhurbaşkanı olacak adamdım, Derin çevreler benim Köşk’e çıkmama bir şey demeyeceklerdi, ama beni aday göstermediler” diyerek küskünlük gösterdi, ayrılık sinyalleri vermeye başladı.
İkinci bir iddia Şener Çerkes kökenli olduğu için 22 Temmuz seçiminden önce hatta 27 Nisan bildirisi sırasında devletin içindeki istihbarat servislerindeki hemşehrileri darbe uyarıları yaptı, Şener’e “bunlardan ayrıl, kenarda dur, senin önün açık, seçimden sonra darbe olacak, ya da parti kapatılacak “ dedi Şener de bu uyarıları ölçtü tarttı biçti ve geride durdu.
Bir başka iddia Şener kendisini çok marifetli görüyordu, ama bu kendi görüşü Erdoğan tarafından takdir edilmiyor, pek de önem verilmiyordu, yakasına küstü.
Diğer bir iddia daha ağır. Ak Partiyi bölmek parçalamak, iktidardan uzak tutmak ve hatta kapattırmak isteyen derin çevreler Şener’i Ak partiyi bölmek için yönlendirdiler. Onu kullanmak istiyorlar. Ak Parti ancak bölünerek güçsüz düşürülebilir. Bu plana bazı unsurlar da destek verdi, hatta Baykal’ın bile destek verdiğini ileri sürenler var. Bu anlamda Şener ihanet etti. Yıllardır beraber olduğu dava arkadaşlarını sattı.
Son bir senaryo ise bizim Osman Gerçek gibi hüsnüniyetle düşünen, Şener’i ihanetle suçlamak istemeyen, daha doğrusu ihaneti Şener’e yakıştıramayan çevrelerin iddiası ise bir danışıklı döğüş. Yani Çok önceden bu dörtlü oturdu dediler ki ilerde partinin kapatılması riski oluştuğu zaman sen ayrılıyormuş gibi yap, başka parti kur ve biz sende birleşelim. Bu son derece hüsnüzan ve hüsnüniyetli bir senaryo. Böyle bir şeyin olması mümkün değil. Osman Gerçek kardeşimizle bu konuda iddiaya bile girebilirim. Kaldı ki bazı Şener taraftarları Şener’in kuracağı partiye muhafazakar tabandan oy toplamak için böyle bir senaryoyu uydurmuş olabilir.
Geldiğimiz noktaya baktığımızda dün Denizli’de Şener’e destek veren Genç İşadamları Derneği üyeleri ve yönetimi topluca istifa ettiler. Başkan’ın Şenere destek vermesinin büyük hata olduğunu söylediler. Abdüllatif Şener bence çok büyük bir yanlışlık yaptı. Birlikten ayrıldı, risk almak istemedi, şimdi de birilerinin oyununa gelerek partiyi bölmeye çalışıyor. Tabandaki sevgisini kaybediyor. Türkiye’de dönen dolapları sanki bilmiyor mu? Yıllardır süren mücadeleyi görmedi mi, Türkiye’nin nasıl bir dönemeçte olduğunu görmüyor mu? Neden Baykal sürekli Şener’i taltif ediyor? Ak Parti’yi bölsün diye bunu anlamayack ne var. Şener’in daha fazla ileri gitmesini mükün görmüyorum. En fazla Erkan Mumcu durumuna düşer. Halk çok sağduyulu düşünüyor. Böylesine bir kapatma ve yasakla ortamında cepheyi terk ederek kendisine ayrı bir dükkan açanlara iyi bikmıyor, dersini veriyor. Şener parti kursun alacağı oy yüzde üçü geçmeyecektir. Keşke parti kurmasa ve yaptığı hatayı anlasa da dönüş yapsa.