“Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, ruku edener, secde edenler, insanlığa iyiliği emredenler ve onları kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar yok mu işte onlar da cennet ehlidirler. Habibim sen o müminlere dahi cenneti müjdele” K.KERİM
Çıkış amacı dini olmakla birlikte siyasete hizmet eden bir yöntemdir propaganda etkinliği. Propagandanın çıkış arka planı ve tarihi gelişim serüvenine kısaca değinecek olursak, vaktiyle papalık tarafından Katolik mezhebinin yayılması için kullanılan bir terim-etkinlikti. 18. yüzyılın sonunda ilk olarak, din adamları dışında laik kimseler tarafından geliştirildi fakat mahiyet itibariyle dini anlatma, yayma etkinlikleri için kullanıldı.
Genel geçer teamüllere göre propaganda halk efkarını ve kitlelerin gidişini etkilemek için yapılan bir harekettir.Öyle ki kitleler belli bir düşünceyi ve ideali benimsesin o tarafa yönelsin.
Ppropaganda yöntem olarak bireye değilde kitlelere hitap usulunu benimser. Radyoculuk, Tv, gazeteler ve sinemalar vasıtasıyla amaçlarına hizmet eden sözler ve sloganlarla icra edilir. Propaganda insanı değiştirmek geliştirmek, ikna etmekten ziyade beyin yıkayarak kitleleri belli konularda etkileyip güdüme sokmak, düşünceleri değiştirmek amacıyla yapılır.
Reklamcılık gibidir. Çünkü propaganda fikirleri değiştirmeye yahut doğrulayarak yeni fikirler oluşturmaya çalışır ve reklam tekniklerinden yararlanır. Ayrıldıkları nokta birinin ticari diğerinin ise siyasi kulvarda çaba ve etkinlikler olması. Propagandanın telkin veya empoze ettiği inançlar ve refleksler çoğu zaman insanların davranışlarını, ruh hallerini, hatta dini ve felsefi kanaatlerini değiştirirler.
Siyasi Propagandayı tarif eden kitaplarda propaganda ile ilgili olarak;”Propaganda insan ruhunun temel davranışına tesir ediyor. Bu bakımdan onu eğitime benzetebiliriz; fakat, genel olarak kullandığı teknik ve hele yetiştirmeden ikna etmeye ve hakimiyet altına almaya çalışması, onu eğitimin zıddı bir etkinlik haline getirmektedir.
Propaganda ve ticari reklam, ilim anlamında eğitimle ilgili değildir. Maksadı gerçeğe hizmet değildir. Sadece taraftar veya para kazanmaya hizmettir. Propaganda ve reklam düşünmeğe değil, düşünmeden kabul etmeğe sevkeder.
Buraya kadar yazdıklarımızdan şunu anlıyoruz ki; tavsiye propaganda ile ilk etapta örtüşüyor. Bu uygunluk, propaganda kelimesinin ilk defa kullanılmaya başlandığı devirdeki anlam ve yöntem itibariyledir. Yoksa amaç olarak alakaları yoktur. Ayrıca tavsiye, karşıdakinin iyiliğini isteme niteliğiyle de böylesi bir şey düşünmeksizin sadece tesir altına almak için çalışan propagandadan ayrılmakta ve ona bir üstünlük ifade etmektedir. Kaldı ki tavsiyede mutlaka kabul ettirmek isteği de yoktur.
Uzun sözün kısası olarak geldiği merhale itibariyle propaganda büyük ölçüde yalana ve yanıltmaya çalışır.Onu aşındıran da propaganda yönteminin politik sahada yoğun olarak kullanılmakta oluşudur. Tavsiye ve davetçiliğin yalancılık gibi bir kusuru yoktur onu yaptığı anda ortada tavsiye değil yalancılık kalır.
PROPAGANDA TAVSİYE YÖNTEMİ OLARAK KULLANILABİLİR AMA….
Evet, günümüzde bir ihtisas sahası, sanat ve iletişim dalı hali almış olan modern metod ve aletleri kullanan propaganda, metod ve vasıtalar yönünden bizim tavsiyemize yardımcı olabilir. Yani hakkı tavsiye propagandanın usul ve vasıtalarını kendi metod ve vasıtalarına ilaveten kullanabilir ve bunda herhangi bir sakınca da yoktur. Aksine fayda ve kazanç çoktur. Unutulmamalıdır ki, İslam ilahı kelimetullah için gelişmeci ve yeniliğe sonuna kadar açık mükemmel bir dindir.
Konuyu özetleyecek olursak, Hakkı Tavsiye’ye “Hakkın Propagandası veya Hakka Davet” de diyebiliriz. Ama bizler, Kur’an ı Kerim’in Asr Suresindeki ifadesine bağlı kalarak ve kendi ilahi terminolojisine bağlı kalarak tavsiyelerimize devam etmeyi daha mutluluk ve itminan verici buluyoruz efendim. Cenab ı Hak, hakkı anlayan seven seçkin kullarla beraber eylesin.
|