Şu Kayseri’yi, insanlarını, adet ve geleneklerini, inançlarını, muhafazakarlıklarını gerçekten çok seviyorum. Dün Ramazan ayının birinci günüydü. Çarşıda bir dolaşayım dedim maşallah insanlarımız tümden oruçlu, hiç oruç yiyen görmedim. Lokantaların neredeyse tamamı kapalı. İnsanlar daha bir şefkatli, merhametli, daha iyiliksever olmuş çıkmış. Ezan okunurken tüm millet camilere akın ediyor. Öğle namazında bile camilerde yer bulmak zor. Anadolu’nun geleneksel Müslüman insanı olsa bile Kayseri insanımız dinine bağlı, hayırsever, muhafazakar, iyi niyetli, milliyetçi maneviyatçı diyebilirim.
Ramazan ayının o kadar farklı etkisi oluyor ki dışardan gelen birisi Kayseri’ye Ramazan ayında gelmiş olsa şeriatla idare edilen bir ülkenin şerli gibi görebilir. Bir kişi yanılsa yenilse oruç tutmayacak olsa yemek yiyecek bir yer de bulamaz, sigara içeçek yer de. Kayseri’nin farkını diğer illerle kıyasladığınız anda görebilirsiniz. Büyükşehirlerle. Eskişehir-Ankara, İstanbul, İzmir gibi illerde Ramazan gelmiş mi gelmemiş mi pek de fark edilemiyor. Konya ve Kayseri gibi yerlerde ise iliklerine kadar hissettirebiliyor.
Kayserimizi çok seviyorum. İnsanlarını da geleneklerini de. Hem hayırsever bir toplum. Kimse kimseye karışmamazlık yapmıyor. Herkes birbirinin derdi ile dertleşebiliyor yardımlaşabiliyor, Ramazan ayında paket dağıtan dağıtana, zekat dağıtan dağıtana. Keşke şu şehrimizin adetleri gelenekleri ve yaşam tarzı tüm ülkeye örnek olsa ne iyi olur?
Akşama doğru yani saat 16-17.00 oldu mu tatlı bir koşuşturma acele etme başlıyor. İlk günün verdiği zevki ve tadı insan doya doya alabiliyor. Saate bakmalar, tatlı almaya koşmalar, ailesini evini arayıp akşama neler neler alacağını soranlar, sıcak küncülü, çöreotlu, susamlı pide almak için fırın fırın gezinmeler. Hele şu sıcak günlered oruçta en çok aranan susuzluğun getirdiği içecek belirleme konuşmaları…. Akşama ne içsem acaba, hanım içecek olarak ne alayım. Oğlum kızım iftarda ne içersiniz, kola mı meyvesuyu mu? Tatlılardan ne istersiniz? Cihandan mı liderden mi?....
Hele tiryakilerin akşamı iple çekmesi yok mu? Hiçbir şey istemiyorum bir sigara çekiyim tamam diyenler… Açlığa susuzluğa dayanıyorum da şu sigara olmasa diyenler, akşamdan sahura kadar sigara içeceğini belirtip gözleri parlayanlar… hepsi bir hoş.
İlk defa oruç tutan çocukların durumu daha bambaşka. Allah için akşama kadar aç ve susuz olarak duran minik yavrular akşama doğru boyunları düşüp gözleri süzülmeye dudakları kurumaya başlayınca insan yüreğine basası geliyor. Şu Müslümanlık çok güzel yahu. Mükemmel bir din, mükemmel bir yaşam biçimi. Yazımın başınad söylediğim de buraya yakışıyor. Şu Kayseri de çok güzel, insanları harika. Kayseri’nin adetlerine, geleneklerine, inançlarına, muhafazakarlıklarına gerçekten bayılıyorum. Haa… şu oruçlu günlerde acıkmışken şunu da ifade edeyim. Mantısına bayılmamak mümkün değil. Akşam olsa da bir mantı yesek. Üstü sumaklı, pul biberli. Yanına bir yeşil salata. Sıcak pide, bir de fanta ya da kola. Ehh… tiryakiyseniz tatlıdan sonra da bir sigara yakarsınız heralde…..