Ben ve kendisinde bilgi olduğunu vehmeden çoğu kimsenin manevi tonalitesi fevkal hesap bir suale yanıt verme istiabı yok. Ama hakikat ehli Yüce Mevlanın ilhamıyla dediğimiz vasfa haiziyete erdirilir. O hakikat makamına çıkabilenlerin başatlarından olan İbrahim Hakkı Hz’leri sualimize kendi zamanında nasıl cevap vermişti. Hem de şimdiki günah ve fitnelerin binde birinin zuhur etmediği zamanlarda.
Allah CC dostu ve sır sahibi o zatı mübarek ilk olarak; siz duanızın kabul edilmediğinizi söylüyorsunuz ama, inandık dediğiniz yaratıcınızın hakkını yerine getirmiyorsunuz. Kur’an’ını okuyorsunuz ama ahkamıyla amel etmiyorsunuz. Kur’an ı Kerimi ve ahkamını günlük hayatınızdan uzak tutmaya çalışıyorsunuz. Kuran hayatı ve ona uygun yaşamaya yanaşmıyorsunuz.
Peygamberi sevdiğinizi lafzen iddia ediyorsunuz velakin onun yaşadığı gibi yaşamıyor, size düşman olduğunu söylediğiniz şeytanın yolundan gidiyorsunuz. Şeytana tabi olarak arzı fesada verecek gıllü gış kovalıyorsunuz.
Cennetlere hasret olduğunuzu söylüyorsunuz ama cennetlik edecek amel yok sizde, unutmayın cennete götürecek yegane şey ameli salihdir. Cehennemden de korktuğunuzu söylüyorsunuz fakat kulu cehenneme götürecek amelden sakınmıyorsunuz.
Ölümün hak olduğu ağzınızdan düşmüyor ama ölümlerden ibret almıyorsunuz. Ölüme ve hesaba hazırlanmıyorsunuz. Kendi günahlarınızı düşünerek tevbe etmenin yollarını arayıp tevbe etmiyor, üstelik başkalarının günah ve kusurlarıyla meşgul oluyorsunuz.
Rahmeti ve bereketi sonsuz olan Allah CC ın eşsiz nimetlerini yiyip içiyorsunuz veren Allah’a şükretmiyorsunuz. Ölülerinizi her gün defnediyorsunuz fakat ölenlerinizden ibret almıyorsunuz. Bir gün siz de onlar gibi aynı şekilde o karanlık yere gömüleceğinizi tefekkür etmiyorsunuz.
Sizde bu manevi hastalıklardan eser bulundukça dualarınız nasıl kabul olunsun?
TAŞI TOPRAĞI DA MEVLEVİDİR
Yavuz Selim Han ve ordusu Mısır seferi dönüşünde Konya ya geldiklerinde çok büyük bir fırtına çıkmış. Yerlerden kalkan tozlar havada döne döne göklere yükselirken Sultan, Şeyhülislam İbni Kemal Hazretlerine: -“Bu hal nedir?”diye sorar. İbn i Kemal Hazretleri de şu cevabı verir: --“Efendim, burası Mevlana’nın şehridir. Taşı toprağı da Mevlevi’dir. İşte böyle durmadan dönerler.
BURSA ETE GARKOLMUŞ DURUMDADIR
Vaktiyle İstanbul’a gelmiş olan bir Bursalıya sormuşlar: “Yahu, işittiğimize göre Bursa da et yokmuş doğru mu? Adam hazırcevap ve nüktedanmış. Hemen şu cevabı vermiş:
--“Yalan efendim yalan, çünkü v