Ordu milletimizin gözbebeği denir. Atalarımız böyle söylemiş, yıllarca askerden korkan siyasetçiler ve askere yağcılık yapan siyasetçiler orduyu böyle taltif etmiş. Yapılan anketlerde de ordu milletin en çok güvendiği kurum olarak verilmekte ancak bu güven gerçek bir güven mi yoksa biraz önce siyasetçiden bahsettiğim gibi milletin kendi ordusundan korktuğundan dolayı mı böylesine cevaplar veriliyor bunu araştırmak lazım.
28 Şubat sürecinde çok iyi gördük ve müşahade ettik ki milletin parasıyla maaş alanlar milletine düşmanlık besledi. Onlara yönelik planlar kurdu, karanlık odaklar oluştu. Aradan biraz zaman geçti BÇG ler kalktı ancak yerine Ergenekonlar ikame edildi.
Son olarak askerin Ergenekona sahip çıkması yargıya mesaj gönderip bakın ben tarafım demesi aslında hiç de sürpriz olmadı. Zaten bilinen ve beklenen bir tavırdı. Büyükanıt bu tavrı çeşitli sebeplerden gösterememiş olabilir ama sanıyorum Başbug bu hareketi yapmalı diye ortak bir karar da alınmışa benziyor.
Ordumuz yani tabiri caizse gözbebeğimiz neden sürekli milletin tercihleri ve düşünceleri ile taban tabana zıt hareketlere girişir bunu soruşturmak ve incelemek lazım. Cumhurbaşkanı seçilecek olur E muhtıra verilir. Eşi başörtülü Cumhurbaşkanı istemiyoruz diye Genelkurmay bildirisi konulur. Ak partiye kapatma davası açılır, generaller bu kararı ayakta alkışlarlar, memnunkaldıklarını basına bildirmek zorunda hissediyor. Cumhurbaşkanı seçilir Cumhurbaşkanı demeyi zül addedenler çıkar, eşli davet eşsiz davet meselesi zaten tam bir komediye dönüşmüş durumda. Akreditasyon olayı aynen devam, Falanca gazeteci inançlı o halde onu akredite yapmayalım. Filanca rakıyı iyi içiyor onu akredite yapalım.
Millet ölmüş, millet aç ve sefil, milletin evlatları canlarını veriyor, millet borç içinde yüzüyor, milletin dert ve sıkıntıları var ağaların paşaların umurunda mı?
Türkiye’de oynanan oyun belli. Muhafazakar iktidarları ya kendilerine tabi ettirmek ya da ayağını kaydırmak. Sürekli dokunulmaz olmak, ülkenin sahibi gibi görünmeye devam etmek. CHP’nin tavrı zaten belli. Sıkıştığı zaman askerden yardım istemek, aman ağam paşam gelin darbe yapın, şunları dövün beni başa getirin deyivermek. Düşünün ki sosyal demokrat olduğunu söyleyen bir partinin Genel Başkanı faili meçhullerle dolu bir çetenin avukatıyım diye ortaya çıkıyorsa her şey meydanda demektir. Aslında askere düşen bir şey var. Çıkıp meydana şöyle demeli. Kardeşim Ergenekon mergenekon da ne bunlar bizim arkadaşlarımız ve bunlarla birlikteyiz. Kimse karışamaz, sesinizi kesin, elinizi çekin. Ergenekon olacaksa bu biz oluruz. Zaten biziz. Siz kiminle uğraştığınızın farkında mısınız. Ülkenin sahibiysek elbette istediğimizi yapma hakkına da sahibiz. Siz kiracılar kim oluyorsunuz ki? Evet böyle dese o zaman haa… tamam kardeşim öyle olsun diyenler çıkabilir.