Din ıstılahındaki anlamını bilen ilim sahiplerin ve çoğunlukla anlamı bilinmeden kullanılan Kur’an’sal bir kavramdır nefs kelimesi. Çoğulu enfüs, nufustur. Kur’an’ı Kerim de 300 e yakın yerde geçmektedir.
Arapça’da özellikle eski Araplarda nefs akan kan anlamındaydı. Araplar akan kana insanın nefsi derlerdi. Doğum sonrası kan sızdıran kadına nüfesa, bu işe nifas kanı denilmesinin sebebi budur. Kur’an da nefs, ruh, benlik, kişilik anlamında kullanılmaktadır. İslam literatürü Kur’an’ın bu yaklaşımını aynen korumuştur.
TASAVVUF’TA NEFS
Tasavvufta nefs;”Kulun sıfatlarının, huylarının, davranışlarının dışarıya yani sosyal ilişkilere kötü hal, hareket ve davranışlar olarak yansıyanlarına verilen addır. Nefsani davrandı deriz, yanlış kaba hareket yaparak insanı kırdığında. İslam tasavvufunun başat ve ilk temel eserlerinden olan “Kuşeyri Risalesi-- İmam Kuşeyri’nin”nde ve “Avarifül Mearif-İmam Sühreverdi’nin”te Kur’ani bir kavram olan NEFS le ilgili yeterli, tatminkar izah ve açıklamalar mevcuttur.
Tarif ve tesbitlerden anlaşılan odur ki, “İNSAN BENLİĞİ ANLAMINDAKİ NEFS” hem çirkin, hem de güzel sıfatların taşıyıcısı olabiliyor. Esasen kişilik bir bütün olduğundan, insanın içinde iki ayrı kuvvet merkezi kabul etmek doğru değildir. Kur’an’ın tevhid anlayışı da buna müsaade etmez. O halde şunu demek gerekir: “İNSAN BENLİĞİ YÜZÜNÜ EBEDİ OLANA-Allah’a CC ve onun razı olacağı şeylere-ÖLÜMSÜZE VE GÜZELE ÇEVİRDİĞİNDE RUH, fani ve ölümlüyle günah, suç olan düşük şeylere kötüye çevirdiğinde de NEFS adını alıyor.
Benliğin-enaniyet-ölümlü ve iğretiden-fani-ölümsüze-ebedi- doğru yükselişi tasavvuf düşüncesinde 7 aşama arz eder. Bu aşamalara “NEFSİN MERTEBELERİ” denir.
Bunlar, sırasıyla; emmare, levvame, mutmaine, raziye, marziyye ve kamile olarak isimlendirilir. Ramazan boyunca bu konuları aydınlatmaya çalışacağız Rabbim CC izin verirse.
O NURDAN BİR AYNAYDI
Geçen gün gazete dağıtırken Recep Bey adında Erkilet’ten cemaatim olan bir arkadaş merhaba hocam, güzel insan gibi nezih sıfatlar kullandı. Ben de konuyla ilgisi dolayısıyla aşağıdaki asrı saadet olayını naklettim.
Peygamber Efendimiz SAV oturmaktaydı, Ebu Cehil –Cehaletin ve kabalığın sembol babası-geldi. Kalbini aktardı sözleriyle.
“Ey Muhammed !”dedi.”Senden daha çirkin bir insan görmedim” Peygamber efendimiz SAV gülerek cevab verdi:” “Doğru söyledin.”
Ebu Cehil nefret yüklü olarak öfkeli, öfkeli gitmişti ki, Hz. Ebubekir RA geldi sevgisiyle. Peygamberimizin ışıldayan mübarek, nurlu yüzüne baktı, baktı aşkla, muhabbetle. Kalbini koydu sözlerine. Ey Allah’ın Resülü! Dedi. “Senden daha güzel insan görmedim. Sana bakmaya doyamıyorum!”
Allah Rasulü habibullah sıfatıyla karşılık verdi:”Doğru söyledin ya Ebu Bekir.” Her iki konuşmaya şahit olan sahabiler şaşkındı. –“Nasıl olur? Her ikisine de doğru söyledin dediniz!” Allah’ın habibi cevap verdi: “Ben bir aynayım. O aynada herkes kendisini görür.” Aynaydı o.O aynada bizlere kendisini bizlere gösteriyordu. Bizim o aynada gördüklerimiz, Allah’a yakınlık derecemizdi.
Başkalarının acılarından ders alanlar, gerçekte mutlu kişilerdir. HZ. ALİ RA
Acı, bir ustadır, insan acının çırağı ALFRED DE MUSSET
İnsanlar, akılsızlıkları yüzünden alınlarında yazılı olandan daha çok acı çekerler. EFLATUN