“ALLAH CC YERLERİN VE GÖKLERİN NURUDUR “nur suresi 35
Kuran ı Kerim de 40 tan fazla yerde geçen Kurani bir sözdür. Işık ve pırıltı anlamı içeren ziya ise sadece 3 kez geçer. Kuran ziya’yı nura nisbetle daha asli bir ışık olarak niteler. Nur, ziyaya nisbetle ikincil, yani araz bir ışıktır. Bir başka deyişle ziya bizatihiye daha yakın ışık, nur ise daha bağımlı bir ışıktır.
Bizatihi ışık, tıpkı bizatihi varlık gibi, sadece Allah CC tır. Ancak insan bizatihi ışığı kavrama takatinden yoksun olduğu için bağlı ve bağımlı ışık onun yerine konarak, insana hitap edilmiştir. İnsana hitabında, Allah CC ışığın kendisi yerine daima iğreti ışıkları ziya, nur gibi kullanıyor. Bu insanın varoluşu, dayanıklılık ve takat olarak gücünün sınırlı olmasının gereğidir. “Allah CC göklerin ve yerin nurudur” derken nuru tarifte onun tecellisini kullanmıştır.
Zira insan, nurun bundan fazlasına ne tahammül edebilir, ne de zihnen kavrayabilir.Nitekim Hz. Musa Kelimullah Rabbini görmek istediğinde ona, Allah’ın tecelli edeceği dağa bakması söylendi ve Hz. Musa Kelimullah bu tecelliye bile dayanamayarak kendisinden geçip yere yığıldı.
Işık görmeyi sağlamasına rağmen, haddinden fazla olduğunda, bizzat kendisi görmeye engel hale geliyor. Bizatihi ışığın kendisi olan veya KAYNAK IŞIK OLAN CENAB I HAK, işte bu yüzden, en açık ve en aydınlık varlık olamsına rağmen görülmüyor. Yani O, tasavvufta çok kullanılan bir ifadeyle “ZUHURUNUN ŞİDDETİNDEN” dolayı gizlidir.
Işığı –Vahiy, Kur’an- yitirmek kaosa düşmektir ve kaos tek olan çıkış yolunu çok hale getirerek insanın tereddütlere ve iç acılarına yenik düşmesine yol açar. Bu yüzden Kur’an, çeşitli vesilelerle şu gerçeğin altını çizmektedir:”TEVHİD IŞIK VE TEK YOLDUR, BOCALATMAZ; ŞİRK ÇOKLUKTUR, SEÇİM YAPILAMAYACAK GİRİFTLİKTE YOLLAR KAVŞAĞIDIR, KARMAŞADIR. VE SONUÇTA, TEVHİD MUTLULUK VE GÜVEN, ŞİRK BUNALIM VE HUZURSUZLUKTUR.
Nur, genel adlarından biri de kitap olan vahyin yine genel adlarından biridir (Teğabun 8) Bu iki genel ad bazı ayetlerde yan yana kullanılmakta ve böylece KİTAP ile IŞIK arasındaki ilişkinin erdiriciliğine ve kaçınılmazlığına nokta konmaktadır.
ÜZERİNDEN İKİ GÜN GEÇEN KAYIPLARI BULAMAM
Ahmet Vefik Paşa uzun püsküllü azizi fes giyer ve tek gözlük, Monoki takardı. Halk ise paşanın tek gözlüğü ile gaibi gördüğünü sanırdı. Nitekim bir gün pazara gelmiş olan bir köylü kadıncağız valinin huzuruna çıkmış:--“Ben saatimi kaybettim ve üç gündür de bulamadım. Sen tek gözlüğünle gaipleri görüyormuşsun, benim saatimi de buluver! Demiş.
Ahmet Vefik Paşa kadıncağızı mahcup etmemiş ve hemen hademeye çarşıdan bir saat aldırtacak kadar kadını oyalamış ve gelen saati kadına verdikten sonra: --“Al bu saati kullan ve bundan sonra bir şey kaybedersen hemen gel ki işin daha kolay olsun. Zira ben üzerinden iki gün geçmiş kayıpları bulamam.”demiş.
DÜŞÜNÜRLERDEN DÜŞÜNDÜREN SÖZLER
Adalet güzeldir, ancak yönetenlerde olursa daha da güzel olur. HZ. MUHAMMED SAV
Çok güzel üretim araçlarına ulaşmış olmamıza rağmen özgürlük yerine kuşku ve açlığa kavuştuk. ALBERT EİNSTEİN
Bir kimsenin adı, kendisi için dünyanın en tatlı, en önemli sesidir. DALE CARNEGİE