ALKIŞ
*İftar yemeğinde yetimlerle buluşturan İHH(uluslar arası insani yardım Kuruluşu)na ve Kayseri Şube Başkanı Şaban Sözduyar’a,
DUYDUNUZ MU?
*MHP’nin yine Tayyip Erdoğan’a yüklenip Gül’ü savunarak aralarındaki rekabetin körüklenmesine gayret ettiğini,
*CHP’nin Aydın Doğanla birlikte hareket etmesinin kamuoyunda şer ittifakı olarak algılandığını,
*Fatih Terim’in 130 milyarlık aylık maaşının artırıldığını ve yıllık 2 milyon avroya yani aylık 270 milyara çıkarıldığını,
*Türkiye’nin kutuplaşmadan kutuplaşmaya doğru gittiğini, şimdi de Aydın Doğan Erdoğan kutuplaşmasının ülke gündemini işgal ettiğini,
*Ramazan ayının hızla ilerlediğini, yarın onbirinci orucu tutacağımızı,
*Yargıtay Başkanının oruçta su içmesine halkın büyük österdiğini,
*Yeni adli yılın açılmasıyla adliyelerdeki biriken dosyaların açılmaya başladığını,
*Kayseri Baro Başkanının haklı olarak acilen adliye binası istediğini,
*Emekli Paşa Osman pamukoğlunun parti kurduktan sonra ilk röportajını Vakit Gazetesine verdiğini,
TANRI´NIN BUYRUĞU OLDUĞU İDDİA EDİLEN…..
Şu Türk milleti bir türlü kendine uygun bir Yargıtay Başkanını bulamadı. Sayın Başkan çıkıp milletin gözünün içine baka baka su içiyor. Ramazan ayında kameraların önünde inadına yapar gibi yapıyor. Aslında şunu demek istiyor ben sizi de inancınızı da takmıyorum, inancınıza da inanmıyorum. Hatta dalga geçiyorum. Bunu sadece oruç günü kameralara karşı su içerek göstermiyor ayrıca konuşmalarında da beyan ediyor. Ne diyor Tanrı tarafından gönderilen buyruk olduğu iddia edilen…. Allahın kelamına bu şekilde yaklaşmak ne denli Müslüman bir memleketin bir kurumunun başkanına yakışır ki? Laikliği överken dini kötülüyor, kötülediği yetmez gibi alaya alır gibi oruçta su içiyor. Hatta diyor ki efendileri, dini kuralları değiştirmek lazım, yeniden yorumlamak lazım diyor. Yargıtay gibi türk Yargısının en tepesindeki bir isimsin. Neden milletin inancını hiçe sayıyorsun. İlla ki dine karşı olmak zorunda mı hissediyorsun kendini ya da seni zorlayan mı var, Müslümanların inançlarına hakaret etmek durumunda mı bir yargıç? Hey gidi memleketim hey. Dedelerimizin kanlarını ve canlarını vererek aldıkları kurtardıkları bu topraklarda şehit kemikleri sızlatılıyor. Adama baksana hem su içiyor hem su içtiği yetmez gibi üstümüze siliyor. Hani bir fıka var ya, hakim bey bir de üzerime siliyor işte ona dayanamadım.
AYDIN DOĞAN- CHP- MHP
Aslında bu ilk olmuyor şimdiye kadar çok yaşandı. 22 Temmuzda yaşandı, ondan önce yaşandı, ondan sonra yaşandı, daha önceki seçimlerde yaşandı, şimdi yerel seçimler yakınlaşıyor ya fırsat bu fırsat madem Aydın Doğan Başbakanla dövüştü, araları çok kötü birbirini bitirmek için ant içiyorlar. O halde bu fırsatı iyi değerlendirmek lazım diye düşünen siyasi partiler özellikle CHP ve MHP işbirliğine koyuldular. Hem CHP hem de MHP Doğan’a destek çıktılar. Bu savaşta Aydın Doğan’ın yanında yeralmayı düşündüler. Nasıl olsa diğer medya Erdoğan yanlısı gibi, oralarda yer bulma şansımız az madem Doğan’ın durumu böyle ona destek çıkalım o da televizyonlarını gazetelerini bize açsın. Zaten açıyordu eksik olmasın ama kamuoyu ittifak kurduğumuzu anlasın ve güçlü görünelim. İşte böyle düşünüyorlar. Artık MHP’nin de CHP’nin de büyük bir medya gurubu var. Doğanla kanki oldular ya.
Şimdi benim merak ettiğim bu büyük mücadelede halk kimin yanında olur. Bir tarafta Aydın Doğan ve medyası, hatta kızının başında bulunduğu Tüsiad, Ana Muhalefet Partisi CHP, MHP, irili ufaklı Doğan gurubu haricindeki bazı medyalar, Habertrük Skaytürk, Avrasya, Yeniçağ, NTV falan filan. Öteki tarafta ise Başbakan ve Ak Parti, bunun yanı sıra ATV ve Sabah gurubu, daha doğrusu Çalık gurubu, Zaman gurubu, Taraf gazetesi, Vakit Yenişafak gibi İslamcı gazeteler…. Şimdi kim kimi döver o ayrı bir de halk kimin yanında yeralır. Bence bizim halkımız önceleri ne oluyor ne bitiyor bakar sonra da kendine uygun olan tarafı tutar. Aydın Doğan ve CHP’yi tutacağını hiç ama hiç sanmıyorum. Ancak Başbakanın da biraz daha halka yakın olması ve halk için bir şeyler yapması gerekiyor.
KARATEPE CEZAEVİNDEN ÇIKMIŞ
On yıl önceki gazetemizin bugünkü nüshasında Karatepe’nin nasıl Kahraman gibi karşılandığı manşet olmuş. Yan tarafta Yakuter Olayında şok gelişme diyor. Mehmet Yakuter’in vurulması ve mafya olayları ile ilgili önemli bir gelişmeden bahsediliyor. Gerçi şimdi Yakuter’i vuran önemli bir kurumda çalışıyor.
Sol tarafta 200 milyon dolarlık ihracat diyor. Aradan on yıl geçmiş halen aynı seviyelerde ihracat rakamlarımız.
Ortada dikkat çeken bir haber daha var. Kitap isyanı. Okulların açılmasıyla kitap kaosunun başladığı habere konu ediliyor. Her okuldan ayrı kitap istenmesi, hatta her öğretmenin ayrı kitapları yeniden istemesi velilerin ve öğrencilerin canına tak etmiş. Zaten bulunmayan kitaplar nasıl alınacak parası artı bir külfet. Ama şimdi baktığımızda devlet tüm kitapları kendisi gönderiyor. Artık kitap diye bir sorun yok. İktidarın en büyük işlerinden biri de bu.
MIŞ
*Kayseri’de orucun girmesiyle kesilen cinayet olaylarının dün yeniden başladığını duyduk. Namus cinayeti olduğu iddia edilen bir cinayet işlenmiş.
DAMLA
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
* İki şeyi unut, iki şeyi unutma. Yaptığın iyilikleri unut, sakın bir daha bahsetme. Çünkü her anlatışta, bir miktar daha sevabı gidiyor. O yazılmış bir sevap, unut. Sana yapılan kötülükleri de unut. Neden, çünkü sabrettin Allahü teâlâ sana bir ecir verdi, her söylediğinde kaybediyorsun. İki şeyi de unutma. Allahü teâlâyı unutma bir de ölümü unutma.
* İyiliği Allah için yapmak lazım, iyilik ticaret değildir, yani tüccarlık değildir. Ben bunu yaptım, sen ne yaptın veya ne yapacaksın denmez. Sen yap unut, hiç ummadığın yerde karşına çıkar.