Peygamber Efendimiz SAV’den evvelki ümmetlerden bir kimse vardı. Cenab ı Hak’ka yetmiş sene ibadet etmiş. İftarını da haftadan haftaya, yedi günde bir iftar ederek oruç tutmuş. Günün birinde dileğinin kabul olması için Cenab ı Hak’a niyaz eylemiş. Ama duası kabul olmamış. Bu duruma çok üzülmüş ve duasının reddedilişinin sebebini uzun uzun tefekkür etmiş ve şu neticeye varmış:
--“Eğer benim, Allah’ın CC indinde makbul olacak bir ibadetim olsaydı duam kabul olurdu”diyerek tevazu yolunu seçmiş. Bu sırada Allah CC tarafından bir melek gelip;
--"Ey kişi! Şu anda ettiğin tevazu bunca senedir ettiğin tevazusuz ibadetlerden Allah CC katında daha makbul sayılmıştır."
Hikayede anlatılan haftada yahut üç günde bir iftar ederek oruç tutmak geçmiş ümmetlerde olup bizim Kur’an Şeriatında, gayri Müslimlere benzememek için caiz değildir. Hiç değilse yarım hurma ile iftar etmek sünneti seniyyeden sayılmıştır.
VAZİFEMİZ AMELİ SALİH İŞLEYİP İYİ KUL OLMAK
"ŞÜPHESİZ ALLAHIN CC RAHMETİ İYİLİK YAPIP AMELİ SALİ İŞLEYENLERE YAKINDIR”kuran ı kerim"
Aziz Kardeşlerim
Hasan ı Basri Hazretleri der ki: "Kıyamet gününde Cenab ı Hak kullarına: --"Ey kullarım! Rahmetimle cennete girin ve oranın mevkilerini dünyada işlemiş olduğunuz iyi işler miktarınca bölüşün…"diyecektir.
Dünyada bir yaratanın olduğunu düşünmeyenler, varoluşlarının hikmetini tefekkür etmeyip yoktan vareden yüce Allah’ın emrine uygun işlerle ameli Salih işlemeyenler neye mukabil cennete ve nimetlerine nail olacaklardır. Buradan da anlaşılıyor ki cennete girmek sadece Rabbimizin lutfu ihsanıdır. Oradaki mevki ve makamlar ise amele göre değişecektir.
Evet sevgili Kardeşim; Allah’ın CC razı olacağı dine ve dünyaya yararlı işler, güzel ameller işlemedikçe ilahi mükafata nail olamazsın. Abidin biri ömür Cenab ı Hakka ömür boyu ibadet ve taat eder. Hak teala da onun bu güzel halini meleklere bildirmek ister ve o kula bir melek gönderir. Melek gelince o zata, hitaben:--"Bunca külluk, ibadet ve itaatine rağmen Cennete nail olamayacağı hususundaki Allah’ın CC hükmünü bildirir. Kul bu haberi alınca:--"Biz ancak Allah CC’a kullukla yükümlüyüz. Bizim varoluşumuzun yegane sebebi kulluk ve ameli Salih işlemekten ibarettir…"diye mukabele eder.
Melek Rabbinin huzuru manevisine varınca:--"İlahi elbette sen o kulun ne dediğini hakkıyla bilenlerdensin..”der. Bunun üzerine Cenab ı Hak:--“O kul madem ki ibadetimizden yüz çevirmiyor. Biz de lutuf ve keremimizle ondan yüz çevirmeyiz."—"Ey meleklerim şahit olunuz ki: Ben azimüşşan o kulumu cennetin sonsuz nimetlerine erdirdim.
Özetle muhterem Kardeşlerim; iman dil ile ikrar, kalb ile tasdik ve erkanıyla amel ve hareket etmekten ibarettir. Salih amel ve Allah Telanın razı olduğu güzel işleri yapmanın ehemmiyetinin delilleri sayılamayacak kadar çoktur. Kul her ne kadar Allah Tealanın fazlı keremiyle cenneti alaya nail olursa da bundan evvel yaratana itaat ve ibadetle kendini hazırlamış olması lazımdır. Ne yaparsan elinle o gider seninle demişler. Ne kadar doğru söylemişler. Ayet ve hadisi şerife tam tetabuk etmiş.
DÜŞÜNÜRLERDEN DÜŞÜNDÜREN SÖZLER
Mutlu ve başarılı olmak için içinizden korku ve kuşkuyu atınız. Korku ruhu ve düşünceyi öldürür. Korku içi boşaltılan çuval gibi benliğimizdeki enerjiyi alır, irademizi zayıflatır, ruhumuzu öldürür. Uykularımız kaçar, sağlığımız bozulur moralman çökeriz. Mücadele edilmezse korku içimize kök salar. HERBERT CASSON
Cahilin en sonunda görebildiğini alim ta baştan görür. HZ. MEVLANA KS
Akıl, himmet, tedbir ve fikir sahibi olmayan birinin kapıcısı:"Evde kimse yoktur"diye ne güzel söylemiştir. ŞEYH SADİ ŞİRAZİ