ALKIŞ
*Tek başına mücadele veren Başbakan Erdoğan’a,
DUYDUNUZ MU?
*Kayseri kalesine haçlı bayrağı asıp film çekmek isteyenlerin Kayseri halkının tavrı üzerine neye uğradıklarını şaşırdıklarını,
*Kayseri’de haçlı bayrağı astırmam girişimine karşılık İstanbul’da bir gurup dinsizin Ramazan ayında içkimi isterim eylemi yaptığını,
*Ergenekon’un 8. dalgasının çok önemli örgütlenmeyi de ortaya çıkardığını,
*Ak Parti’de kongre sürecinin devam ettiğini,
*Atütürk’ün arkasına gizlenen bazı hainlerin maskelerinin düştüğünü,
*Erciyes projesi kapsamında karlama ünitelerinin ihalelelerinin yapıldığını,
*Deniz Feneri üzerinden islama ve Müslümanlara saldırmak isteyenlerin ruhlarında ateistlik kaynadığını,
*Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Kayseri’deki iftar yemeğinde olumsuz mesajlar vermeye devam ettiğini,
*Mübarek Ramazan ayının da göz açıp yumana kadar geçtiğini,
*9 günlük bayram tatilinin öğrencileri ve memurları sevindirdiğini,
DENİZ FENERİ ÜZERİNDEN MÜSLÜMANLARA SALDIRMAK
Baykal ağzındaki baklayı çıkarmış. Dindarlık maskesi altında malı götürüyorlar demiş. Yani içindekini dışa vurmuş. Dindarlara ve Müslümanlara olan kin bazı zamanlarda böylece depreşir ve dışa vurur. Medyanınki zaten belli.Onlar eski solcular, burjuvalaşmış, sırça köşklerde yaşayan, yılda milyon dolar gelirleri olan aylık yüz bin dolar maaş alan sözde halkın savuncusu gazeteciler, köşe yazarları yayın yönetmenleri. Bunların halkla, milletle, vatan memleketle, din imanla zerre kadar alakaları yok. Onlara göre gelsin paraları, dönsün eğlence çarkları, ülkeyi onlar idare etsin, Başbakanları onlar indirsin, her türlü azgınlığı ve sınırtanımazlığı yapsınlar. Bunlar karaya ak der, aka kara. Ermenilerle problem olsa ermeniden yana çıkarlar, Rumlarla problem varsa Rum yanlısı olurlar. Zaten Yunan sevdaları dillere destan. Bunların durumu belli. Din iman denildiğinde tüyleri diken diken olurlar. Çünkü bunlar ateist ruhludurlar. Tanrıtanımazlar. İçlerindeki şeytani ateş İslama ve Müslümanlara saldırı üzerine yakılmıştır.
Hadi bunlara bir şey demiyoruz da CHP gibi milyonları temsil edene bir partinin Genel Başkanının da aynen bunların güdümüne girmesi ve dindarlık altında malı götürüyorlar diyerek kendisinin götürdüğü malları örten bir Genel Başkan bu memlekete ne fayda verecek. Baykal’ın işi gücü Ak parti ve iktidarı devirmek. Bir de Ergenekon’un avukatlığı, bir de dindarlara saldırma.
HİSARCIKLIOĞLU GÖZDEN DÜŞÜYOR
Rifat Hisarcıklıoğlu bir zamanlar hem ülke genelinde hem de Kayseri’de çok ama çok popüler bir şahsiyetti. Ne olduysa Ergenekon soruşturması sonrasında oldu. Sinan Aygün’ü savunacağım derken milletin iradesine yönelik sözleri, Ak parti’nin kapatılma davasında geri çekilmeyi tavsiye etmesi, Kayserililer gurubu olarak Başbakan Erdoğan’a karşı harekete geçmesi Rifat Hisarcıklıoğlu’nun tüm popülaritesini tüketti. Hele Abdüllatif Şener ile birlikte hareket ediyor görünmesi Hisarcıklıoğlunu sıradanlaştırdı. Artık o normal bir oda başkanından farksız. Hem kamuoyu hem vatandaş böyle görüyor. Nitekim önceki gün Kayseri’deydi. Fazla bir ilgi yoktu.Söylediklerinden de hiçbir şey anlaşılmadı desem yeridir. Ne dediği belli değil. Sanıyorum o da son derece gergin ki konuşmalarına yansıyor. İktidara mı çatıyor muhalefete mi hiç anlaşılmıyor. Kriz mriz lafları ediyor ancak sonunda farklı konulara giriyor. Ekonomi battı der gibi yapıp sonra hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Yani çok anlamsız konuşmalar yapıyor. Hiç net değil. Anlaşılan Hisarcıklıoğlunun kafası da net değil. Keşke Ergenekondaki o çıkışı yapmasaydı. Keşke Aydın Doğan mücadelesinde Aydın Doğan yanında yeralmasaydı.
HAVAALANI OTOPARKI
Havaalanı Otoparkında ücret 2 ytl yazıyor. Hiçbir açıklama yok. Aracını koyan vatandaş sadece 2 ytl alınacak zannediyor. Oysa bu 2 ytl yarım saat mi bir saat mi, bir gün mü, on dakika mı nedir süre nedir neden yazılmıyor.
Havalanındaki sorun sadece bu değil geçtiğimiz günlerde de sanıyorum kavgaya varan bir tartışma olmuş. Yurtdışına çıkacak yolculara 60 kiloluk yükünüz iki eşit parçada olmalı diye oradaki görevli işgüzarlık yapmış. 60 kilo çıkış hakkım varsa 40 kilo bir valizde olur 20 kilo bir valizde olur. Ama görevli sertleşiyormuş. Hayır efendim 30-30 olmak zorunda yoksa almıyorum, yapmıyorum işlemini gibisinden kaba davranışlar, güvenliğin gelip vatandaşa saldırması, çirkin hadiseler. Bu nasıl iş kardeşim. Milletin vergileri ile maaş alan memurların milletin efendisi gibi davranması nasıl izah edilebilir.
İNSAN HAKLARI KURULUNA NEDEN ALMIYORLAR?
Şehrimiz insan Hakları Kurulu Var. Valilik Başkanlığında toplanır ve şehirdeki insan hakları ile ilgili sorunları açılımları kendisine bir görev olarak yerine getirir. Bu kurulun üyeler arasında bir tane bile insanhakları örgütü temsilcisi yok desem inanır mısınız? Ne Mazlumder var ne İHD var ne İHH var. Kim var turizm derneği. Hayret ve dehşet doğrusu. Konu insan hakları kurulu ve içinde insan haklarını savunan hiçbir dernek yok. Bence Vali Bey’in artık bu olaya el atması gerekir. Yıllardır İnsan Hakları savunucusu olan uluslar arası bir dernek pozisyonuna gelmiş Malumder’i İnsan Hakları Kuruluna alması lazım.
Hasta Hakları diye bir kurul daha oluştu. Ne yazık ki orada da durum bundan farksız. İnsan haklarını hasta haklarını kim savunabilirse onu almak yerine tam tersine ondan uzak durmak mantığı.Bu nasıl iş, bu nasıl mantık, bu nasıl insan halkları ve hasta hakları?
GENÇLİK ELDEN GİDİYOR- PARKLAR SARMAŞ DOLAŞ
Şu Ramazan ayına bari saygı gösteren bir gençlik ne yazık ki yok ortada. Aile parklarında apartmanların önlerindeki parklarda bile öğrenci sayılabilecek daha doğrusu öğrenci gençler o kadar yapışmışlar ki birbirine insan bakmaya utanıyor. Hem Ramazan ayı, hem ailelerin önü, kamuoyunun gözleri önünde….Sanki Paris gibi. Ya da Moskova. Gençliğimiz elden gidiyor. Tabi gider. Kur’an Kurslarını kapattırırsan, İmam Hatiplerin köküne ayran suyu dökersen, başörtüyü yasaklar, ahlaksızlığı medeniyet gibi gösterirsen ve tüm bunları laiklik ve Atatürkçülük adına yaparsan, resmi ideoloji adına yaparsan olacağı budur. Şehitlerin kemikleri sızlar.
MIŞ
*Ak Parti kongreleri devam ederken Kocasinan delege seçimlerinin yapılmadığı iddiaları ortaya atılıyormuş.
DAMLA
* Zalimin kılıcını çeken, kendi elini keser.
* Kardeşi için kuyu kazan, içine kendi düşer.
* Nefsinin kötü arzularına uyan helak olur.
* Aklı ile yetinen, uçurumdan yuvarlanır.
* İfrat ve tefrite düşen, zarara uğrar.
* Kötülerin uğradığı yere giren kimse, ithama maruz kalır.
* İslam ahlakını hafife alan, pisliğe düşer.