Avrupa kupalarında ülkemizi temsil eden Kayserispor, Paris’te ayakta alkışlandı, göğsümüzü kabarttı. Gurur veren futbolu ile Avrupa Kupalarında tel tel dökülen diğer takımlarımıza örnek gösterildi. ‘Kayseri, Kayseri’ ‘Türkiye, Türkiye’ sesleri ile Paris’i sallayan taraftarımız adam gibi rahat bir futbol izleme zevkine ulaştı. Helal olsun Kayserispor sana, helal olsun Yönetiminden, Teknik heyetine. Kimseye fırsat vermediniz, kimseye kendinizi ezdirecek bir açık vermediniz. Aslanlar gibi gittiniz, aslanlar gibi mücadele edip geldiniz.
O müthiş gecede ortaya konulan futbolu kimse unutamaz.
Eksik çok, ama güç ve inanç var bu takımda. Eksik çok ama yönetim ve teknik heyet var bu takımda.
Yani kolay bir olay değil. Baksanıza üç büyüklerin haline! Fenerbahçe’den kim nasıl hangi başarıdan söz edebilir, Beşiktaş ile kimler dalga geçmiyor ki, G.Saray idare eder ama klâsına yakışır oyun mu sergiliyor? İşte bu takımların imkânlarına bir bakın, Kayserispor’un imkânları ile bir mi?
Geceye damga vuran, Paris’i sallayan, futbol dersi veren Kayserispor’u kim bağrına basmaz ki? Hepimiz ayakta alkışladık, hepimizin tüyleri diken diken oldu. Türk Bayraklarını dalgalandıran taraftarımız da takımına sahip çıktı ve gururla takımını destekleyip, başı dik ayrıldı. Helal olsun hepsine…
İnsan şöyle bir düşündüğünde ‘ah Kayserispor ah’ diyor ama Kafkas hoca ne yapsın. Şanssızlık, şanssızlık. Bu takımda sezon başında beri büyük bir şanssızlık var. Eğer Kayseri’de ki sonuç farklı olsaydı, şimdi tur atan taraf Kayserispor olacaktı.
Yabancı transferlerde bir dengesizlik var. Yabancılar sahada olsaydı turu zaten Kayseri’de geçmiş olacaktık. Yani bir anlamda tek eksiğimiz sakatlar değil, yabancıların sahada olamayışı büyük bir kayıp.
Her şeye rağmen Kayserispor, artık bir Avrupa takımı gibi oynamaya başladı. Hesaplar artık gelecek sezon için yapılmalı. Paris’te verdiğimiz ve aldığımız ders unutulmamalı.
***
BASINDA KAYSERİSPOR
Avrupa’da ülkemizi temsil eden Kayserispor, basında pek yer bulamadı. Beşiktaş’ın rezilliğini, Fenerbahçe’nin ezilişini, gururla sundular. Kayserispor’un PSG’ye verdiği futbol dersini ise geçiştirmekle yetindiler. Şifreli kanal harici hiçbir kanal maçı yayınlamak istemedi. Neden acaba bunu çok merak ediyorum. Bir Anadolu takımı, Paris’te futbol dersi veriyor, PSG gibi takımı sahadan silip atıyor, Fransa’da manşetlere taşınıyor, Türkiye’de ise dönüp de bakan olmuyor. Bu zihniyetlere de yazıklar olsun.
***
YÖNETİME DESTEK
Bu yönetim kiminle uğraşsın… Basınla mı?, içerden ve dışarıdan yönetimi ele geçirmeye çalışanlarla mı? Rant peşinde koşanlarla mı? Yani bu takımı bu insafsızlara rağmen yönetmek her babayiğidin harcı değildir.
Eğer Kayserispor bir çizgi yakaladıysa bu başarı hiç kuşkusuz ki yönetimin başarısıdır. Hala bunu anlamayan veya anlamak istemeyenler, artık bu gemiyi terk etsinler. Kimse onlara fırsat vermeyecek ama mide bulandırmasınlar. Kayserispor sayesinde işlerini yoluna koyanları bilmiyormuyuz. Bu takımın sırtından geçinenleri bilmiyormuyuz. Şimdi kalkmışlar yönetimi sırtından bıçaklamaya çalışıyorlar. Eğer Kayserispor’da ufak bir başarının bir parçası olduysanız helal olsun, ama hem cebini doldurup, hem de kılıç çekmeye çalışıyorsanız Allah bildiği gibi yapsın.
Bu arada geçenlerde yazdığım ‘Kayserispor yönetimini yıkmaya çalışanlar’ başlıklı köşe yazım birilerini tedirgin etmiş olsa gerek. Gerek telefonla gerekse elektronik posta yoluyla gelen eleştirilerin dozunu kaçıranları Allaha havale ediyorum. Bazı meslektaşlarıma da gülüp geçiyorum. Bildiğim doğruları yazmaya devam edeceğim ve beni bu konuda destekleyenlere de teşekkür ediyorum.