Dünkü Kayseri Abisiz olmaz yazıma çok sayıda olumlu tepki aldım.Arayanların tamamı analizime katıldıklarını, dosdoğru yazılmış bir yazı olduğunu, hiçbir abartının bulunmadığını, yazının bir hakkı yerine teslim etmek babından son derece doğru bir çıkış olduğunu söylediler. Yazımda da belirtmiştim, ben tamamen içimden gelenleri yazmıştım. Aslında çok uzun süredir yazmak istiyordum ama Bekir abinin fazla övgüyü sevmeyen yapısını da bildiğim için sürekli içimde böyle bir yazı yazmak kalmıştı.
Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın icraatlarından öte onun kişiliğini ve ağırlığını hissettirmek istemiştim. Hatta bir gazeteci arkadaşım da “Kayserinin abisi” kelimesinin eksik olduğunu Türkiye genelinde tüm Ak Parti’nin Bekir abisi olduğunu söyledi. Böyle bir değeri ne Ak Parti ne de Kayseri kaybetme lüksünü göstermemeli düşüncesi bende olduğu gibi çok sayıda insanın kafasında da yer tutuyormuş bunu dün gördüm.
Hatırlayalım Bekir Başkan Kocasinan Belediye Başkanı olmazdan önce 1994’lerde şehrin özellikle de Kocasinan’ın yapısını birhatırlayalım.. Ben Yavuzlarda doğdum büyüdüm, İlkokulu orada okudum. Hayatım gecekonduda geçti. Kocasinanı iyi bilirim. Bağdat Caddesinin daha cadde olmadan evvel şehrin dev kanalizasyon kanalı olduğu dönemi, Gaziosman ve Yavuzların daracık sokakları ve gecekondulaşmasını, Barboros mahallesinin o kümes yığınını andıran şeklini çok iyi biliyorum ve hatırlıyorum. Şimdi onlardan eser kalmadı. Barboros mahallesi şehrin en prestijli mahallesi oldu çıktı. Bağdat Caddesi belki de Kayseri’nin en güzel caddesi oldu, kanallar kapatıldı, gecekondular yıkılıp dev siteler yapıldı. Ha site deyince aklıma siteleşme de geliverdi. Biliyorsunuz şehrin göbeğine kadar yerleşmiş kömür satıcıları, şehrin en işlek caddelerinde kerestelikler, galericiler, sigortacılar, meydanın göbeğinde matbaacılar, tekstilciler hem görüntü hem gürültü kirliliği yapıyordu. Şehri sanki birinci dünya savaşından çıkmış bir şehre çeviriyordu.. Sayın Cumhurbaşkanımızla Afganistan’a gittiğimizde gördüğüm görüntüler 1994’lerde Kayseri’de vardı. Kocasinan bölgesi Afganistan’dan farksızdı.Buna bir şekil nizam, düzen intizam vermek gerekiyordu. İş çok zordu ve büyüktü. Bekirabinin yaptığı en büyük hizmetlerden biri bu siteleşmeyi getirdi. Konya bizden çok önceden siteleşmiş ve sektörleşmişti. Bekir Başkan önce oduncuları, kömürcüleri, sonra matbacıları, sigortacıları, galericileri ve şimdi de tekstilcileri şehir merkezinden biraz daha uzak yerleşim yerlerine siteler halinde taşıyarak hem esnafın sektörleşmesine, hem şehrin bir disiplin kazanmasına, hem ekonomik olarak rahtlamasına büyük katkıda bulundu. Kocasinan Bölgesi hem köylü insanımızın çoğunlukta olduğu bir bölge hem de Kayseri dışından göç edenlerin yerleştiği bölge olarak dikkat çeker.. Böylesine bir bölgeyi bir sisteme oturtmak, çekidüzen vermek, nizam ve intizamı sağlamak gerçekten çok güçtü. Bekir Bey bu güç olanı başardı. Hem de kırmadan dökmeden, babacan tavırları ile. Şehre çok şeyler kazandırdı. Spordan siyasete, ekonomiden ticarete, sosyal hayattan eğitime kadar birçok katkıda bulundu. Belki reklamı sevmediği için reklamını yapmadı. Ama görünmeyen bu hizmet insanların belleklerinde gerçekten kazınmış bunu dün öğrendim. Yazıdan dolayı o kadar arayıp teşekkür eden oldu ki 3 dönem belediye başkanlığı yapıp bu kadar seveni olmak kolay bir şey değildir. Bekir abinin gerçekten çok seveni varmış bir kez daha şahidoldum. Ve son sözümü söylüyorum. Kayseri Bekir ağabeyyle bir dönem daha devam etmeli. Bu şehir için gerekli.