“GÜNAHINA TEVBE EDEN HİÇ GÜNAH İŞLEMEMİŞ GİBİDİR”Hz. Muhammed SAV”
Kovalevski’ydi herhalde, “Bütün reklamcılar, iletişimciler, tasarımcılar ve onların bilumum fikir üreten, akıl satan akıldaneleri kapitalizmin çoban köpekleridir.”diye bir düşünceye yer vermişti Cemil Meriç "Mağaradakiler"inde.
Kapitalizmin ve tüketim dini tabir edilen reklam dünyasının tanınmış, aşırı derecede tutunmuş ve sevilen bir ismi geçtiğimiz hafta Şehrimize gelmişti. Haber müdürümüz Erkin Bey izinli olduğu için Mehmet Uğurlu bizi görevlendirdi ve sanatçı Yaşar Alptekin’i Meydanda yaptıkları basın bildirisinden itibaren dinledik, takip ettik.
O sektörden geçinen ihtiyarlamış bazı kadınlar güzellik ve cazibesini kaybedince hacı anne rollerinde oynayarak değişik hünerler sergileyerek, bir açıp bir kapanarak dini formatı lekeledikleri için artist kısmından pek hazlanmadığım için Yaşar Alaptekin’e de adeta katlanmak zorunda olduğum, vazife icabı bir yükümlülük olarak düşündüm.
Namazda diriliş platformu olarak basın bildirisi bitip camiye yönelince ve çarşı esnafını camiye cemaate davet eden broşürler dağtıtılırken gelip geçen herkes özellikle gençler ona sarılıyor ve bir artistle müşerref olma bahtiyarlığına eriyordu sinemasever gençler. Halbuki Yaşar Bey onları konsere, tiyatroya, gösteriye davet etmiyordu “Cami’de Cemaat”olmaya davet ediyordu. Tabi bir artist ve mankenden sizleri de camiye cemaate bekleriz sözünü işiten gençlerden bazıları metafor da kalıyor, adeta afallıyordu. Çarşı gezisi de Başak Sarraf’ta Şaban Zıkkavun Bey’le sohbet ve çayla bitti.
Öğleden sonra da ben daha okumadım ama kitap yazmış. Akabe Kitabevi’nde kitaplarını imzalayan artisimize yine devasa bir ilgi, özellikle gençler aşırı heyecanlanıyordu Yaşar Bey’i gördüklerinde. Ve gelelim beni derviş olduğu düşüncesine götüren Melikgazi Tiyatro Salonundaki konferansa.
NAMAZ VE ÖLÜM YALNIZ İHTİYAR İŞİ Mİ?
4 Yıl evvel namaza başladım. Orası mı iyi-sanat dünyası-burası mı iyi-cami cemaat ibadet-diye sorarsanız derim ki bu tarafta 3 yılda çekilen fotoğrafım kadar 40 yıllık yaşamımda çekinmedim. Şeklinde espriktüel repliklerle girdiği konuşmasına şöyle devam etti Yaşar Alptekin:"Bakan gözleriniz gören gözleriniz olsun. 46 yaşındayım ama ben kendimi 4 yaşında görüyorum.
Namaz kılmak için camiye gidenlerin batmak üzere olan bir gemiyi terk eder gibi acele acele namaz kılarak bir an evvel camiden çıkmaya çabalaması beni çok düşündürüyor. Ben ise, beni Azrail’in canımı almak için beklediğini düşünerek yavaş yavaş kılıyorum.
Bazıları namaz kılmayı ve ölmeyi yalnız ihtiyarlara has bir şey olarak görüyorlar, yahut öyle sanıyorlar. Barış Akansu diye bir sanatçı arkadaşım vardı, henüz 24 yaşındaydı. Ama o genç yaşında hayata veda etti, hem de doğum gününde.Trafik kazası geçirdi.
Dün dünde kaldı sevgili ağabeyler ablalar. Yarını ise ancak Yüce Rabbim bilebilir. Biz bu günümüzü Allah’la, ibadetimizi ederek geçirelim. Baş parmak yoksa diğer parmaklarla bir şeyi tutmak fazla mümkün olmaz . Evet diğer ibadetlere göre namaz baş parmak mesabesindedir.
Yüzüğümü hediye etsem 20 kere teşekkür edersiniz.Hangi arının bal yediğini, hangi ineğin süt içtiğini gördünüz.Bütün hayvanatı bizlere hizmetçi kılarak nimelerimizi bol bol veren Rabbimize daha fazla teşekkür etmek gerekmez mi? Rabbimizle bizi buluşturan namazımız ihtimam gösterelim, layık olduğu şekilde her namazı en son namazımız gibi kılalım.
ÖLMEKTEN KORKMAYIN, HESABINI VEREMEYECEĞİNİZ ŞEYLERDEN KORKUN
Abiler ablalar! Müminin silahı nasıl duası ise, müminin koruması da namaz için aldığı abdestidir. Abdest suyu sinir uçlarını uyarır ve der ki; dikkat et rabbinin huzuruna duruyorsun. Abdest ve su yapacağımız ibadete motivasyon safhasıdır. Yalnız ve yalnız onu(AllahCC) düşünmeli, ona konuşmalı, hangi birimizin elinde bir senet vardır daha çok çok yaşayacağımızı garanti eden. Kıldığımız her namazı son namazımız gibi kılmalıyız.
Çok tehlikeli sporlar yaptım. Ölümden korkmuyordum. Şimdi ise korkuyorum. Ölümden değil, Rabbimin huzuruna günahkar çıkmaktan korkuyorum.Ölümden korkmayın, hesabını veremeyeceğiniz şeylerden korkunuz. Kurtlar Vadisi seyretmek için yaratılmadık.
Telefonu elektrik şarj eder. İnsanı ise namaz. Başınız ağrıdığı zaman aspirin aspirin diye terennüm etmeniz bir şey ifade etmez. Ancak aspirini alıp biraz da suyla yutarsanız o zaman fayda görürsünüz.
Bir adam cehenneme atılacak mış yakalıyorlar. Bağırıyor, çağırıyor ama nafile sonunda ateşe yaklaştırıyorlar, tam atılırken uzanan bir el adamı ateşe düşmekten alıkoyuyor. Korkudan gözleri patlamış olan adam sorar: Yahu sen kimsin? O el cevap verir. –Hani dünya da hep ertelediğin namaz vardı ya! Ben oyum. Sen beni hep son vakte bıraktığın için ben de seni son ana kadar kurtarmadım, der.
Salon zıka zık dolu ve hiç kimse gece 11’e kadar yerinden kımıdamadı ve konferansı terk etmedi. Teşekkürler postmodern derviş, eski artist. Allah CC hepimizi yolunda sabit kılsın.